İSVEÇ’TEN… Rahip cinayetinde gayretkeşlik…

İSVEÇ’TEN… Rahip cinayetinde gayretkeşlik…

0
PAYLAŞ

Rahip Santoro Cinayeti’nde bu gayretkeşliğin nedeni ne?

Başından beri Milliyet’in Santa Maria Katolik Kilisesi Rahibi Andrea Santoro ilgili haberleri veriş tarzında bir tuhaflık var…

İlk gün, 16 yaşındaki katil zanlısı O.A. yakalandı haberinin içinde Milliyet şöyle bir ayrıntı vermişti:

“Ankara Emniyetinden bir üst yetkili, çocuğun rahibi son günlerde medyadan izlediği Mehmet Ali Ağca haberlerinden etkilenerek işlemiş olabileceğini  söyledi.Çocuk sabaha karşı Trabzon’da yakalanmış.Savci daha ifadesini almamış.Avukatıyla bile görüşme olmamış. Ankara’daki üst düzey emniyet yetkilisinin bu gayretkeşliğinin nedeni ne?

Soruşturma aşamasındaki bir davayı etkilemek için başka ne yapılabilir?

Savcılık soruşturması sürecinde ise, hemen hemen bütün gazetelerde Rahibin, Roma’daki Papa’ya gönderdiği  mektuplar yayımlandı.Trabzon’daki kiliseye gelen insanlarla  Rahibin  ilişkileri anlatıldı. Adeta, onun bir “misyonler” olduğu ve böyle bir cezayı hak ettiği vurgulanmak istendi.

Milliyet’in,polisle iyi ilişkiler içinde olduğu  öteden beri bilinen Polis muhabiri Ali Eyüboğlu’nun 10 Şubat tarihli manşet haberinin başlığı ise şöyle:

“RAPORLA KURTULABİLİR-Santoro’nun katil zanlısı 16 yaşındaki O.A. ile baş başa yemek yiyen üst düzey bir görevli, ‘Söylediğini sonra hatırlamıyor. Ruhsal ve fiziksel gelişimi sorunlu’ dedi. O. A., ruh sağlığı yerinde bulunmazsa kurtulabilir”

“Üst düzey görevli” kimse o,hem polis, hem savcı, aynı zamanda sanıkla baş başa yemek yiyerek onun fiziksel ve ruhbsal gelişimini sorunlu bulan bir psikolog.Her şeye kendisi karar veriyor yani.Olabilecekleri de açıklıyor:

“O.A. ruh sağlığı yerinde bulunmazsa raporla kurtulabilir.”

İnsanın aklına, birileri çocuğa “ruhsal durumu bozuk”raporu alarak olayı ört bas etmeye mi çalıışıyor ihtimali geliyor.Ya da, bunun yolu mu gösterilmek isteniyor?
 
İnsana dudak uçuklatan haber şöyle devam ediyor:

“O.A.’nın polisteki ifadesi ile ağabeyi Alpaslan A.’nın “Onu bu işe azmettiren örgütü yakında açıklayacağım” sözleri dikkatleri dinci bir örgüte yöneltirken, Santoro’nun öldürülmesinin nedeninin “fuhuş mafyası” ya da “cinsel ilişki” çıkabileceği de konuşuluyor”

Benim, bu sözlerden algıladığım mesaj şu:

“Ey okur,şayet çocuk ‘ruhsal durumu bozuk’ raporu alamazsa, sakın aklınıza başka kötü bir ihtimal gelmesin.İşin içinden ‘fuhuş mafyası’ ya da ‘cinsel ilişki’ bağlantısı da çıkabilir.”
Ama yine de en ağırlıklı ihtimal  ‘ruhsal durumu bozuk’

Ali Eyüboğlu haberine şöyle devam ediyor:

“Cinayetin asıl nedeni bütün çıplaklığıyla ortaya çıksa bile O.A.’nın ruh sağlığının yerinde olmadığına ilişkin bir rapor verilmesi durumunda “Küçük Ağca” kısa zamanda özgürlüğüne kavuşabilecek. Bu olasılığın gerçekleşeceğine ilişkin ciddi işaretler var.

Tanıyanların “Böyle bir işi yapacak en son insan” dediği O.A.’yı tahlil edebilmek zor. Nasıl biri olduğuna ışık tutabilmek içen akrabaları, yakınları ve alışveriş yaptığı esnafla konuştuk. İlginç mi ilginç bir portre çıkardı.

Gözaltındaki O.A., bir söylediğini bir daha hatırlamayan ve soğukkanlı tavrıyla ifadesini alan polisleri şaşırtan bir sanık.

Elle tutulur bilgiler alabilmek için onunla baş başa yemek yeyip sohbet eden üst düzey bir yetkilinin O.A.’ya ilişkin gözlemleri şöyle:

“Nüfusta 16 yaşında gözüküyor ama o hem fiziksel olarak hem ruhsal olarak daha da küçük ve gerçek bir çocuk. Fiziksel ve ruhsal gelişiminde yaşadığı sorunlara anne, baba ve aile ilgisizliği, okula gidememe, arkadaş edinememe gibi etkenler de eklenince kendini göstermek adına bu işi yapmış bir çocuğa benziyor. Bir örgütün kullanabileceği yapıda değil. Bir söylediğini bir daha hatırlamıyor.”

O.A., bir yandan, “kola kapaklarımı verdim, bana bardak vermedi” diyerek markete küsecek kadar alıngan bir karakter. Diğer yandan cinayetin üzerinden bir saat bile geçmeden ağabeyi Alpaslan A. ile berbere gidip saç tıraşı yaptırtacak kadar soğukkanlı.”
Ali Eyüboğlu, çocuğu bu hale getiren ailevi,psikolojik ve sosyolojik koşulları irdelemeyi de ihmal etmiyor:

“Bir yanda vaktinin çoğunu AKP Kadın Kolları’nın faaliyetlerine ayıran bir anne.
Diğer yanda sekreteriyle ilişkisinden sonra, altı çocuğunun annesi nikâhlı eşi Necmiye A. ile yeni eşi ve ondan dünyaya gelen iki çocuğu arasında kalan diş teknisyeni bir baba.
Öte yanda da sürekli ruhsat sorunu yaşayan babası gibi kalmamak için Bağımsız Devletler Topluluğu’na gidip diploma almaya çalışırken bir Rus kadınla evlenip dönen, eşiyle sorunlar yaşayan, silahlara ve lükse düşkün, kardeşince model alınan bir ağabey”

Daaha önce savcı ve psikolog rolüyle karşımıza çıkan üst düzey görevli bu kez de doktor olarak karşımıza çıkıyor ve bir bakışta 16 yaşından küçük olabileceğine karar veriyor:
“Elle tutulur bilgiler alabilmek için onunla baş başa yemek yeyip sohbet eden üst düzey bir yetkilinin O.A.’ya ilişkin gözlemleri şöyle:

“Nüfusta 16 yaşında gözüküyor ama o hem fiziksel olarak hem ruhsal olarak daha da küçük ve gerçek bir çocuk. Fiziksel ve ruhsal gelişiminde yaşadığı sorunlara anne, baba ve aile ilgisizliği, okula gidememe, arkadaş edinememe gibi etkenler de eklenince kendini göstermek adına bu işi yapmış bir çocuğa benziyor. Bir örgütün kullanabileceği yapıda değil. Bir söylediğini bir daha hatırlamıyor.”

Önemle “Bi işte örgüt parmağı aramayın” mesajı verilmek isteniyor.
Haber, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin sözlerinin yer aldığı başka bir haberle destekleniyor.Şöyle diyor Berlusconi:

“Başbakan Erdoğan bana Türkiye’deki kiliselerin ve katolik papazların korunacağı konusunda garanti verdi”

Bu da tuhaf bir haber.Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’deki kiliselerin ve katolik papazların korunması konusunda bir garanti vermesi mümkün mü? Şayet mümkünse, bu garanti neden Rahip Andrea Santoro öldürülmeden önce verilmedi sorusu akla gelmez mi?
..Ve Milliyet’in haberi tatlı sonla bitiyor:

“Rahip Andrea Santoro’nun annesi, oğlunun katilini affettiğini söyledi. Santoro’nun Aziz Fabiano ve Aziz Venanzio Kilisesi’nde bulunan naaşını ziyaret eden İtalya Dışişleri Bakanı Gianfranco Fini, ‘Rahip Andrea’nın annesi, oğlunun katilini bağışladı. Yarın (bugün) Başbakan Erdoğan’ı arayıp bunu anlatacağım’ dedi.”

Annenin bu kararının Erdoğan’a bildirilmesinin davayı etkileme yönünde yasal bir geçerliliği olabilir mi bilemiyoruz, ama alt alta sıraladığımız bütün bu haberlerin ana fikrini şu beş cümleyle özetlemek mümkün:

1.Katil zanlısı ruhsal gelişimi sorunlu bir çocuk, rapor alarak kurtulabilir
2.Rapor alamasa bile olay “fuhuş örgütleri ” veya “cinsel” bir nedene dayanabilir.
3.Çocuk 16 yaşında olmasına karşın, fiziki yapısı 16 yaşından küçük görünüyor
4. İtalyan Başbakanı Beolusconi, bir daha kiliselere ve katolik papazlara saldırı olmayacağına ilişkin Başbakan Erdoğan’dan garanti aldı.
5..Öldürülen Rahip Santoro’nun annesi de katili af etti.
Geriye açıkça ifade edilmeyen, ancak  söyleyecek tek şey kalıyordu:

BU RAHİP ZATEN MİSYONERLİK FAALİYETLERİ YÜRÜTÜYORDU. BÖYLE BİR CEZAYI HAK ETMİŞTİ. BIRAKIN ARTIK ŞU ÇOCUĞU, HALA NE TUTUYORSUNUZ..

Davanın ileri aşamalarında bunların da söyleneceğini, cinayetin arkasındaki güçlere dokunulmayacağını şimdiden tahmin etmek zor değil…

Ankara’da, Meclis kulislerinde birlikte dirsek çürüttüğümüz, gazetecilik etiğine değer verdiğine inandığım  Milliyet’in Genel Yayın Yönetmeni sevgili arkadaşım Sedat Ergin bu işlere ne der acaba?…

BİR CEVAP BIRAK