İSVİÇRE’DEN… Irkçı yasaya karşı referandum

İSVİÇRE’DEN… Irkçı yasaya karşı referandum

0
PAYLAŞ

Ne zaman ki anneme telefon etsem, özlediğimi söylesem o hep aynı tekerleme ile karşılar, aklınca beni teselli etmeye çalışırdı. Oğlum doğduğun yer değil doyduğun yer derdi.

Dünya nüfusunun önemli bir kısmı yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.
Bundan dolayı insanlar doğdukları yaşadıkları yerlerden göç etmektedirler. İnsanca yaşamak,
ya da daha iyi bir yaşam kurmak için. İş göç etmekle kalsa, geldikleri ülkelerde onları bekleyen yığınla problemler vardır.

Biz gurbetçiler bu problemlere artık öylesine alıştık ki, neredeyse çoğumuz kitap bile okumadan kapitalizmin çirkin yüzünü ezberledik. Ne zaman ki toplumdaki ekonomik sorunlar, işsizlik artar, dolayısıyla ırkçılık yabancı düşmanlığı da ona göre palazlanır. Politikacısı, halkı, bileni bilmeyeni yaşanan sorunların tek sorumlusu olarak yabancıları gösterip, bizleri günah keçisi yaparlar.

İnsanları dillerine, dinlerine, renklerine, zengin fakir, yerli, yabancı, akıllı aptal vs. saymakla bitmez, böldükçe bölerler. Sanki bu kadar bölmek yetmezcesine şimdide İsviçre’de yabancıları iyi ve kötü yabancı olarak ikiye ayırdılar.

İsviçre Meclisi Aralık 2005 de yapmiş olduğu oylama ile yabancılar yasasını değiştirdi. Yeni yasaya göre yabancılar AB ülkeleri ve AB dışı ülkeler yabancıları olarak ikiye ayrıldı. Ayrılmakla da kalmadı Türkleri’de içerisine alan 700 binden fazla AB dışı yabancıların haklarını bir kalemde budadılar.

Yeni yasaya göre AB ülkesi yabancıları işe alımda ön plana çıkarken, ikinci sınıf yabancıların ne iş güvenliği nede işsizlik durumlarında ülkede kalma garantisi kaldı. Yasa değişikliği ve içeriği hakkında daha uzun bilgi www.auslaendergesetz-nein.ch sayfasına girerek öğrenilebilir.

Bu yazımın amacı bu yasa değişikliğine karşı bütün göçmen örgütleri, yabancılar komisyonu bir referandum çağrısı yaptı. 50 bin İsviçreli’nin vereceği imza ile referanduma gidilecek. Burada ben bütün İsviçre’li Türkleri duyarlı olmaya ve bu çirkin ve ırkçı sınıflandırmaya karşı imza vermeye çağırıyorum. Gerekli formları (1- Yabancılar 2-İlticacılar yasası) yukarıdaki web sayfasından çağırarak 11 Mart 2006 tarihine kadar imzalayıp Referandum komitesine gönderirseniz, bu insanlık dışı ayırıma tepki göstermiş olursunuz.

Ayrıca bu yasa Birleşmiş Milletler(BM) Özel Raportörü Doudou Diene tarafından da çok sert bir şekilde eleştirildi. Bu yasa insan haklarını ihlal ederken İsviçre’de ırkçılık ve yabancı düşmanlığına çanak tutacak çok kültürlü toplum tezinide rafa kaldırmış olacak.


AB ülkeleri anayasalarına bakacak olursak, hemen hemen hepsinde vatandaşların eşitliği ilkesi genel bir kabul görmüştür. Ne var ki, bu kuramsal ilke her zaman uygulama alanına tam olarak yansımamakta ve vatandaşlardan belli bir grup ya da grubun üyeleri sık sık ayrımcılığa uğramaktadırlar. Daha bir genelleme yapacak olursak azınlık sorunları, ancak ve ancak azınlık grupların asimilasyonu ile çözülür fikirleri ağır basmış devamlı yabancıların uyumsuzluğundan dem vurulmuştur.

Bunun yanında Avrupa ülkelerinde seçimlere aktif ya da pasif katılım hakkını göçmenlere verebilmiş tek bir AB ülkesi yoktur. Sadece kendi ülke vatandaşı olan
göçmenlere yerel ve bölgesel düzeyde seçme ve seçilme hakkı tanıyanlar var. Hal böyle olunca  “karşılıklılık” esasına dayandığı siyasal atmosferde yerleşik partiler kendilerinden destek görmediği bir kitleyi her zaman gözden çıkarmışlardır.

Mutlaka bir çift sözümüz de bu ırkçı davranışların ve yasaların değişiminde büyük rolü olan Adalet Bakan’ı Christoph Blocher’e olacak. Ticari zekanız herkes tarafından bilinmektedir. Kimya fabrikalarınızda çoğunlukla yabancı çalıştırarak ucuz iş gücünden fazlasıyla yararlanan tek İsviçre’li bakansınız. Amaç yabancılar arasında hangi coğrafyadan geldiğine, hangi birliğe üye olduğuna bakılmaksızın, dayanışma ve huzuru sağlamaktır. İnsanları sınıflara bölmek değildir.

Irkçılık, 20. yüzyılın en büyük soykırım, katliam ve savaşlarının sorumlusu olan faşist ideolojilerin ürünüdür.

BİR CEVAP BIRAK