SZ: Merkel giderse koalisyon bitebilir

Başbakan ve CDU Genel Başkanı Angela Merkel’in parti başkanlığına yeniden aday olmayacağının ve yasama döneminin sonunda aktif siyasetten çekileceğinin açıklanması gazetelerin başlıca yorum konusunu oluşturuyor. 

Franfurter Allgemeine Zeitung Merkel’in partideki yerini doldurmanın kolay olmayacağını dile getirdiği yorumunu şöyle sürdürüyor:

“Angela Merkel’in parti başkanlığına yeniden aday olmayacağını açıklamasından sonra adayların hemen ‘varım’ demesi gerekiyordu. Çünkü parti başkanlığı aynı zamanda başbakan adaylığı da demektir. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisini daha aydınlık bir geleceğe kimin götürebileceğine gelince… Merkel kimseyi aday göstermemekle akıllık etti. Halefi için tavsiyede bulunması sıkıntı yaratırdı. CDU 18 yıl sonra farklı aday, karakter ve profiller arasında tercih yapacak. Parti genel başkanlığına seçilecek ismin başbakanlığa da uygun olması her zamankinden fazla önem kazandı. İçinde bulunduğumuz şartlarda başka hangi parti Almanya Başbakanını çıkarabilir ki?”

Die Welt gazetesinin yorumunda Hristiyan Demokrat Birlik seçmeninin, partisinden bir an önce yönünü tayin etmesini beklediği belirtiliyor:

“Sonun bu kadar çabuk geleceği beklenmiyordu. Partinin içinde bulunduğu devam etmesi mümkün olmayan şartlar Hessen’deki seçimden sonra tahammül sınırlarını aşmıştı. Şimdi, son yıllarda ne istediğini kestiremeyen Hristiyan Demokrat Birlik partisinin kendine yol biçmesi gerekiyor. Angela Merkel partisini, mirasını ve geleneğini unutturacak bir pragmatizme sürükledi. Parti üyeleri sadakatten ya da çıkarcılıktan bu çizgiyi desteklediyse de seçmen duygusal ve entelektüel hafifliğe tahammül edemedi. Seçmen açısından Merkel’in partisi tanınmayacak hale gelmişti. Bilhassa sistemik huzursuzluk ve kırılmalar döneminde partiden konum ve yön tayin etmesi beklenmekteydi. Şimdi bu hataları düzeltme fırsatı doğdu.”

Süddeutsche Zeitung Başbakan Angela Merkel’in parti genel başkanlığını bırakma kararını şöyle yorumluyor:

“Başbakanın yeniden seçildikten sonra sergilediği hevessizlik ve bitkinlik acı olsa da hissedilmekteydi. Tecrübe, sağlam karakter ve güvenirlik kulağa hoş gelse de, tek başına başarının anahtarı olamaz. Merkel’in başarı reçetesi olabildiğince başarılı olmaktı. Başarısı zamanla azalıp, sonunda tamamen tükenince Merkel’in liderlik gücünden şüphelenilmeye başlandı. Parti genel başkanlığını tam zamanında devretmekle eski gücü yeniden harekete geçirmiş olacak. Parti başkanlığıyla birlikte yönetebilme gücü de elden gider. Muhtemelen adımlar yeni bir koalisyon yönünde atılacak. Bir yıl önce Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Lindner’in ret ettiği Jamaika koalisyonunun kurulması gündeme gelebilir. Koalisyon görüşmeleri kesildiğinde Lindner en önemli engelin Merkel olduğunu söylemişti. Artık bu zorlaştırıcı engel ortadan kalkıyor.”

Haftalık Die Zeit gazetesinin yorumunda Angela Merkel’in, partisinin gerilemesinden sorumlu olduğunu idrak ettiği vurgulanıyor:

“Düşünmeye sondan başladığı söylenen Merkel nihayet kendi sonunu da düşünme büyüklüğünü gösterdi. Onun, yerine başkası konamaz bir lider olduğunu düşünecek kadar kendini beğenmiş biri olduğu söylenemez. Bu karakter özelliğine uzun süre en üst düzeyde görev yapmış siyasi liderlerin pek azında rastlanır. Dahası, Merkel başta kaldığı takdirde partisinin oy oranının yüzde 20’lere gerileyeceğini ve o düzeyde de kalacağını anladı. Bunu idrak etmiş olması acı gelse de, bundan yıllardır ‘Merkel gitsin’ diye bağıranların mutlaka haklı oldukları anlamı da çıkarılamaz.” Deutsche Welle Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nineteen − 2 =