‘Sözünde dur! AIDS’i durdur!’

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan, 1 Aralık Dünya AIDS Günü öncesinde, bakanlığın öncülüğünde ”Ulaşılması Zor Topluluklar” olarak adlandırılan eşcinseller, yasadışı seks ticareti yapanlar ve uyuşturucu madde bağımlılarının eğitilmesi için proje başlatıldığını açıkladı. Buzgan, Türkiye’de 72 ilde 2 bin dolayında HIV pozitif kişi bulunduğunu kaydetti.


Buzgan, BM AIDS tahminlerine göre, geçen yıl dünyada 37.2 milyon erişkin ve 2.2 milyon çocuğun HIV taşıyıcı olduğuna işaret ederek, 2004 yılında 4.9 milyon yeni HIV vakasının rapor edildiğini söyledi.


Buzgan, Türkiye’de vakaların yarısından çoğunun korunmasız cinsel ilişki sonucu enfekte olduğunu belirterek, diğer ülkelerde genellikle damar içi uyuşturucu madde kullanımı ya da homoseksüel ilişki sonucu bu hastalığın bulaştığına işaret etti.


EN FAZLA İSTANBUL’DA


Türkiye’de 72 ilde AIDS vakası ve taşıyıcısı bulunurken, Adıyaman, Bitlis, Batman, Erzincan, Ardahan, Iğdır, Hakkari, Kars ve Siirt’te bildirim yapılmadı.


Sağlık Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, enfekte olanların yüzde 52’sinin hastalığı korunmasız cinsel ilişki yoluyla, özellikle de heteroseksüel ilişkiden kaptığı belirlendi.


Virüsü, enfektelerin yüzde 8’inin homo/biseksüel cinsel İlişki, yüzde 6’sının uyuşturucu, yüzde 2.1’inin ise kan nakli yoluyla aldığı tespit edildi.


Türkiye’de AIDS’lilerin yüzde 69’unu erkekler oluştururken, hastalık kadınlar arasında da artış gösteriyor.


Enfeksiyondan en fazla etkilenen nüfus 25-39 yaş grubundayken, vakalar metropollerle turistik illerde daha fazla görülüyor.


Bildirilen kişilerin yüzde 16’sının yabancı uyruklu olduğu, son yıllarda Ukrayna ve Moldova uyruklu yabancı vaka sayısında da artış görüldüğü belirlendi.


BAKANLIK VERİLERİ


Sağlık Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre en fazla AIDS’linin bulunduğu ilk 10 il ve sayıları şöyle:
-İstanbul: 582 (161 vaka, 421 taşıyıcı)
-İzmir: 172 (48 vaka, 124 taşıyıcı)
-Ankara: 103 (38 vaka, 65 taşıyıcı)
-Antalya: 47 (11 vaka, 36 taşıyıcı)
-Adana: 40 (5 vaka, 35 taşıyıcı)
-Bursa: 34 (7 vaka, 27 taşıyıcı)
-Mersin: 30 (11 vaka, 19 taşıyıcı)
-Hatay: 26 (6 vaka, 20 taşıyıcı)
-Kocaeli: 23 (10 vaka, 13 taşıyıcı)
-Muğla: 20 (8 vaka, 12 taşıyıcı)


ERKEK VE KADIN AIDS’Lİ SAYISI


Ülkede bin 323 erkek, 599 kadın AIDS’li bulunurken, AIDS’li erkeklerin 251’i 30-34, 217’si 40-49, 189’u 25-29, 126’sı 20-24, 106’sı ise 50-59 yaş aralığında yer alıyor.


Kadınların da 140’ı 20-24, 96’sı 25-29, 75’i ise 30-34 yaş grubunda bulunuyor. Ülkedeki AIDS’lilerin kalanı da diğer yaş gruplarında yer alıyor. Türkiye’deki vaka ve taşıyıcıların bulaşma yollarına göre dağılımları da şöyle:


-Homo/biseksüel cinsel ilişki: 151 (tümü erkek)
-Madde bağımlılığı: 106 (98 erkek, 8 kadın)
-Homo/biseksüel cinsel ilişki ve uyuşturucu madde: 5 (tümü erkek)
-Hemofili hastalığı: 9 (tümü erkek)
-Transfüzyon yapılması: 141 (25 erkek, 16 kadın)
-Heteroseksüel cinsel ilişki : 992 (549 erkek, 443 kadın)
-Enfekte anne bebeği: 33 (18 erkek, 15 kız)
-Nozokomial bulaşma: 8 (6 erkek, 2 kadın)
-Bilinmeyenler: 577 (462 erkek, 115 kadın)


UKRAYNA, ROMANYA VE MOLDOVA VATANDAŞLARI İLK SIRADA


Türkiye’de yabancı uyruklular arasında AIDS en fazla Ukrayna, Romanya ve Moldovalılar arasında yaygın durumda.
Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’deki AIDS’lilerin bin 575’i Türk vatandaşı. Bunların bin 74’ü taşıyıcı, 501’i ise hasta.


Türkiye’deki yabancı uyruklu AIDS’lilerin ülkelere göre dağılımı ise şöyle:


-Ukrayna: 77 (76 taşıyıcı, 1 vaka)
-Romanya: 38 (35 taşıyıcı 3 vaka)
-Moldova: 25 (24 taşıyıcı, 1 vaka)
-Rusya: 15 (Hepsi taşıyıcı)
-Uganda: 13 (Hepsi taşıyıcı)
-Almanya: 12 (8 taşıyıcı, 2 vaka)
-Tanzanya: 11 (6 taşıyıcı, 5 vaka)
-Nijerya: 10 (8 taşıyıcı, 2 vaka)


Ülkedeki yabancı uyruklu AIDS’lilerin kalanı da 46 ülkenin vatandaşlarından oluşuyor.


Çağın vebası olarak bilinen AIDS hastalığına dikkatlerin çekilmesi amacıyla bu yılki Dünya AIDS Günü’nün sloganı, “Sözünde Dur, AIDS’i Durdur” olarak belirlendi.


Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan, 1 Aralık Dünya AIDS Günü öncesinde, bakanlığın öncülüğünde ”Ulaşılması Zor Topluluklar” olarak adlandırılan eşcinseller, yasadışı seks ticareti yapanlar ve uyuşturucu madde bağımlılarının eğitilmesi için proje başlatıldığını açıkladı. Buzgan, Türkiye’de 72 ilde 2 bin dolayında HIV pozitif kişi bulunduğunu kaydetti.


Buzgan, Dünya AIDS Kampanyası tarafından, bu yılki Dünya AIDS Günü’nün ana sloganının “Sözünde Dur, AIDS’i Durdur”, yardımcı sloganının ise “AIDS’e Sırtını Dönme” olarak belirlendiğini söyledi.


AIDS’in, HIV nedeni ile oluşan, gerekli önlemler alınmadığı takdirde hızla yayılan bir hastalık olduğuna işaret eden Buzgan, dünyada her gün 14 bin yeni HIV enfeksiyonunun meydana geldiğini söyledi.


Buzgan, Birleşmiş Milletler AIDS kuruluşunun tahminlerine göre, geçen yıl dünyada 37.2 milyon erişkin ve 2.2 milyon çocuğun HIV taşıyıcı olduğuna işaret ederek, 2004 yılında 4.9 milyon yeni HIV vakasının rapor edildiğini söyledi.


Bu vakaların 640 bininin 15 yaş altı çocuklar olduğunu kaydeden Buzgan, enfekte olanların yaklaşık yarısının 25 yaş altı gençler olduğunu bildirdi.


Geçen yıl 3.1 milyon kişinin AIDS’ten öldüğünü bildiren Buzgan, ”AIDS hastalığının daha çok gelişmiş ülkelerde yaygın olduğu gibi yanlış bir kanı var. Aslında vakaların yüzde 95’i gelişmekte olan ülkelerde, özellikle de Afrika kıtasında görülüyor” diye konuştu.


Buzgan, AIDS hastalığının tedavisinin çok maliyetli olduğunu, yıllık ilaç giderlerinin astronomik rakamlara ulaştığını belirterek,


bunun hastaların tedaviden faydalanmasını zorlaştırdığını söyledi.


TÜRKİYE’DE İLK VAKA 1985’DE GÖRÜLDÜ


Türkiye’de ilk AIDS vakasının 1985 yılında görüldüğünü kaydeden Buzgan, bu tarihte bir AIDS ve bir taşıyıcı olmak üzere toplam 2 vaka tespit edildiğini bildirdi.


Aralık 2004 yılı sonu itibarıyla, 551’i AIDS, bin 371’i taşıyıcı olmak üzere, vaka sayısının toplam bin 922’ye ulaştığını kaydeden Buzgan, bu sayının 2005 yılında 2 bine ulaştığının tahmin edildiğini söyledi.


KORUNMASIZ CİNSEL İLİŞKİYE DİKKAT


Buzgan, Türkiye’de vakaların yarısından çoğunun korunmasız cinsel ilişki sonucu enfekte olduğunu belirterek, diğer ülkelerde genellikle damar içi uyuşturucu madde kullanımı ya da homoseksüel ilişki sonucu bu hastalığın bulaştığına işaret etti.


Türkiye’de vakaların daha çok büyük metropoller ya da turistik yerlerde görüldüğünü anlatan Buzgan, AIDS vakasının bildiriminin yapıldığı il sayısının 72 olduğunu söyledi.


Buzgan, bildirim yapılan kişilerin yüzde 16’sının yabancı uyruklu, geri kalanının da Türk vatandaşı olduğunu bildirdi.


“GİZLİLİK VE İKİYÜZLÜLÜK HIV İÇİN GİRİŞ KAPISI”


Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Buzgan, AIDS ile ilgili olarak toplumun bilinçlendirilmesi konusunda şunlara dikkat çekti:


-“AIDS’in ailelerimizi ve toplumumuzu parçalamasına izin vermemeliyiz,


-Hastalık taşıyorsak kan bağışında bulunmamalıyız,


-Gizlilik ve ikiyüzlülük HIV için güzel bir giriş kapısıdır. Hastalık taşıyorsak cinsel partnerimize durumumuzu açıklamalı ve onu hastalığımızdan korumak için kondom kullanmalıyız,


-Tek eşliliği ve sadakati önemsemeliyiz. Birden farklı kişiyle ilişki geriye dönüşümsüz sonuçlar doğurabilir,


-Kondom kullanımını teşvik etmeliyiz. Korunmasız ilişkiler hayatımızı karartabilir. AIDS’in kimde olduğunu dışarıdan bakarak anlayamayız. Bu nedenle korunmasız her ilişkide risk olduğunu bilmeliyiz. Özellikle para karşılığı seks yapan kişilerin çok sayıda kişi ile cinsel ilişkiye girdiklerini hatırladığımızda, bu kişilerin daha yüksek oranda risk taşıdığını bilmeli ve kendimizi korumalıyız,


-Sosyal, kültürel ve ekonomik nedenler sonucu erkekler kadınlarla olan ilişkilerinde daha etkin bir durumdadırlar. Bu durum onlara gerekli önlemleri almak konusunda daha fazla kontrol şansı ve sorumluluk getirmektedir. Onurlu davranışın kendimizi ve çevremizdekileri korumaktan geçtiğini unutmamalıyız. Eşinize hastalık bulaştırırsanız bunu ona nasıl söylerdiniz? Dahası kendinizi bir ömür boyu affedebilir misiniz?


, ailelerine yardımcı olmalıyız. Onların inkar tepkileri ve depresyona girmeleri ile mücadele etmeliyiz. Sizin başınıza gelseydi ne hissederdiniz?


-Çocuklarımızı ve gençleri hayatın bir gerçeği olan cinsellik konusunda aydınlatmalı ve korunma yollarını anlatmalıyız. Cinselliği yok saydığımız zaman çocuklarımız bu konuya daha bir ilgi duyarlar ve başka yerlerden öğrenmek isterler,


-HIV/AIDS taşıdığını öğrendiğimiz kişileri suçlamamalı, yargılamamalı ve dışlamamalıyız. Unutmamalıyız ki, hepimiz HIV/AIDS riski ile karşı karşıyayız,


-HIV/AIDS günlük yaşamdaki sosyal ilişkiler, yanaktan yanağa öpüşmek, aynı tabaktan yemek yemek, aynı bardak, kaşık, çatalı kullanmak, aynı kıyafetleri giymek ya da aynı tuvalet/banyoyu kullanmakla bulaşmaz. Bu nedenle AIDS’e yakalananları dışlamamalı, onlara destek olmalı, onların da bizlerle aynı haklara sahip olduğunu unutmamalıyız,


-Damar yoluyla uyuşturucu kullanımı yüksek AIDS bulaşma riski taşır. Bu nedenle çocuklarımızı ve gençlerimizi uyuşturucu maddelerden korumalı, arkadaşlarını tanımaya çalışmalı, çocuklarımızla iyi bir iletişim kurmalıyız.”


 


 


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − fourteen =