Talat’ın önerisi Rum yönetimini kızdırdı

Rum Anamuhalefet DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis’in; “DİSİ’nin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a, Annan planının  mülkiyetle ilgili öngörülerini tek taraflı ve geçici olarak uygulamasını, yani, Kıbrıslı Rumlar’ın 1/3 oranındaki haklarını korumasını önerdiğini” açıklaması Rum yönetimi ve koalisyon kanadı tarafından “casus belli” (savaş sebebi) olarak görüldü.
 
FİLELEFTHEROS “Nikos Anastasiadis’in Açıklamaları Casus Belli – Anastasiadis’e Ateş Püskürülüyor –Talat’ı; Annan Planının Mülklerle İlgili Öngörülerini Tek Taraflı Olarak Uygulamaya Çağırdı” başlıklı haberinde Anastasiadis’in ilgili açıklamasının Rum Sözcü Kipros Hrisostomidis tarafından “DİSİ’nin samimiyetsiz niyetleri” olarak nitelendirildiğini, Anastasiadis’i Papadopulos hükümetinin ortaklarının da topa tuttuğunu yazdı, şöyle devam etti:


“Hükümet, Sözcü Kipros Hrisostomidis aracılığıyla; DİSİ’nin, Annan planında iyileştirmeler ve değişikliklere ilişkin talepler lehindeki tutumunda samimi olmadığından söz etti. Sözcü, Anastasiadis’in izahat vermesi gerektiğini söyledi.


Kipros Hrisostomidis; Anastasiadis’in, Kıbrıs Rum mallarının 2/3’ünün istismar edilmesini kabul veya tahammül edip etmediği konusunda kafalarda soru işaretleri yarattığını söyledi ve; Kıbrıs Rum mallarının ne kadar bir geçici süre için istismar edilebileceğini sordu.


“Politika değişikliği anlamına mı geliyor? Annan planının geçici olsa dahi tek taraflı olarak uygulanmasını kabul ediyorsa, sonra bizim taraf neyi müzakere edecek?” diye soran Sözcü, devamla şunları söyledi:


Annan planının iyileştirilmesine yönelik müzakereleri desteklediğini söylüyorsa, planın iyileştirilmesine yönelik yeni prosedürde değiştirilmesi istenilen ve üzerinde çalışılan temel konulardan biri olan mülkler konusunda planın uygulanmasını kabul eder tavrı bununla uyuşuyor mu?


Sözcü, bir soruyu yanıtlarken ‘bu şekilde gerçekten Talat’ın eline silah veriliyor ve özellikle mülkler konusunda bizim tarafın tezi zayıflatılıyor’ dedi.


AKEL Basın Sözcüsü Andros Kiprianu; bizim taraftan herhangi birinin Kıbrıslı Türk lider Mehmet Ali Talat’a; Annan planının mülkiyetle ilgil öngörülerini benimsemesi çağrısında bulunmasını yanlış bulduğunu söyledi. ‘Bu tür açıklamalar yapılmamalı’ diyen Kiprianu devamla şunları söyledi: ‘Hepimizin talebi; Kıbrıs Türk toplumu liderliğinin; bu mülklerin Kıbrıslı Rumlar’a ait olduğuna ve bu mülkler üzerinde herhangi bir inkışaf yapılmaması gerektiğine saygı göstermesi olmalıdır.’


DİKO Asbaşkanı Nikos Kleanthus şunları söyledi:


“Annan planı reddedildi ve kimse, belirli bir maddesinin nasıl şekillendirileceğini öngöremez. Şimdi, acı deneyimine sahip olduğumuz Annan planı kabul edilseydi ne olacaktı? Yani bütün malların yasal yağmalanması.  Mülklerin 1/3’ünü veya herhangi başka bir oranı nasıl tesis edecektik diye soruyorum. Mülkler veya göçmenlerimizin beyan edilmiş haklarının iskonto edilmesinin de konu olduğu söylenen beyanlarda bulunmamız talihsizdir.”


KS EDEK başkanı Yannakis Omiru DİSİ Başkanı’nın açıklamasını “şaşırtıcı ve kabul edilemez’ olarak niteledi. 


Omiru şöyle devam etti:


“Annan planına ilişkin tutumumuz, Kıbrıs Elenizmi’nin bunu 24 Nisan referandumunda planı reddederek sildiği şeklindedir. Talat’a; Annan planını uygulamasının ve Kıbrıs Rum mallarının 2/3’ünün yağmalanmasının esasen yasal olduğu görüşünü iletmemiz nasıl mümkün olabilir?”


EURODİ Başkanı Prodromos Prodromu;  Rum mallarının 2/3’ünü Kıbrıslı Türkler’e verme hakkını Anastasiadis’e kimin verdiğini sordu. 


DİSİ Başkanı  Anastasiadis’in tepkisi de özellikle  sertti. Siyasi icraatları olmayanların veya halkın iradesine saygı göstermeyenlerin sürekli olarak siyasi rakiplerine saldırıda bulunma çabalarını üzüntüyle karşılayan Anastasiadis; hükümetin, bu yağmalamayı engellemek için ne yaptığının ne olduğuna bakmasını söyledi.


Anastasiadis, sabah yaptığı açıklamada; Kıbrıslı Rum mal sahiplerinin taleplerinin ve infiallerinin ne kadar haklı olduğunu vurguladığını belirterek; Türk tarafının Annan planını tek yanlı olarak uygulamaya hakkı olduğuna veya buna izin verileceğine inanmadığını ancak gözlemlenmekte olan yağmalama yerine, en azından; değiştirilene kadar, planın öngördüklerine saygı duyulması gerektiğini söyledi.


Anastasiadis; “Bu vatanseverler geçen yılın haziran ayında; Kıbrıs sorunu 17  Aralık’a kadar çözülmezse Kıbrıslı Rumlar’ın beklentilerine yanıt verebilecek, mallarını da kurtarabilecek bir çözüm önerisi sunmak ve Türkiye’nin yanıt vermememesi halinde veto kullanmak yerine ne yaptılar?” diye sordu ve şöyle devam etti:


“Onları takip etmeyi reddediyorum, artık adilik edebiyatçılığını ve saldırıyı  samimiyetle reddediyorum. Ciddileşmeleri ve şu anda; karşı görüşü rencide etmek değil birlik olmak zamanı olduğu konusunda duyarlı olmaları gerekir.”


Nikos Anastasiadis koalisyon hükümetini;  bu taktiği nihayet bırakmaya çağırdı çünkü sabrın da bir sınırı olduğunu belirterek; “Halka, politikalarının, Kıbrıslı Rumlar’ı işgal bölgelerindeki mallarını kaybetme tehlikesinden nasıl koruyacaklarının işaretini versinler ve vatanseverlik dersi vermeyi bıraksınlar.  Vatanseverlik dersi vermek, yapabilecekleri en son şeydir!” dedi.


Anastasiadis’in bu son açıklamasının ardından AKEL; DİSİ Başkanı’nın, hatalarını görmek yerine; eleştiren herkese acımasızca saldırdığını belirtti ve “AKEL olarak yanıtımız; istenen birliğin altını oyanın Anastasiadis’in kendisi olduğudur” dediği bir açıklama yayımladı.



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here