İTALYA’DAN… Doğu Avrupalı kadınlara tuzak

İtalya’da 19 bin ila 26 bin arasında değişen  yabancı uyruklu genç kız fahişe olarak çalışıyor. Bu kızların yaş ortalaması 16 ila 25 arasında değişmekte. Çoğunlukla Arnavutluk, Romanya, Ukrayna ve Moldavya’dan geliyorlar. Elbette tek başlarına terk etmiyorlar ülkelerini. Bu karanlık tablonun ardında uluslar arası bir mafya ipleri elinde tutuyor. Bu Arnavut, İtalyan ve bazı  Balkan ülkeleri vatandaşlarının yön verdiği karanlık bir güç .

Bu veriler dün Milano’da Lombardia Bölgesel İdaresi ve çok kültürlü toplum üzerine araştırmalar yapan ISMU Vakfı işbirliğiyle düzenlenen “West women east smugging trafficking” adlı toplantıda aktarıldı. Doğu Avrupa ülkelerinden İtalya’ya getirilen, her türden cinsel sömürü ve tehdide maruz kalan genç kızların durumu vahim bir noktada. 1990’lı yıllarda bu işi sokaklarda müşteri bekleyerek yapan genç kızlar, artık patronlarının çizdiği rotada Milano, Roma, gibi büyük kentlerde apartman daireleri ve gece
kulüplerinde göze çarpmadan buluşuyor müşterileriyle. Sadece Milano’da 2 bin 600 yabancı uyruklu genç kadının çalıştığı bilinen bir gerçek.

WEST PROJESİ
Bu uluslar arası trafiğin nasıl işlediğini sizlere anlatmadan önce Avrupa Birliği’nin ekonomik yönden desteklediği  ve 2006 yılına kadar devam edecek ve bir anlamda çoğu Doğu Avrupa ülkelerinin vatandaşları olan genç kızların bu hayattan kurtarılmasını hedefleyen  önemli bir projeden söz etmek istiyorum.

Bu projenin adı ,West. İtalya, Avusturya ve Arnavutluğa kadar Adriyatik denizine kıyısı olan eski Yugoslavya’nın sınırları içindeki Balkan ülkeleri işbirliğiyle uygulanıyor West. Hedef, Doğu Avrupa’dan İtalya’ya yönelen ve cinsel sömürü ve tehdit mekanizmasının  hakim olduğu bu karanlık sektöre yön veren akımlar ve rotaları belirlemek, uluslararası işbirliğiyle ortak bir ağ yaratarak, her türden cinsel sömürüye kurban olan genç kızları bu yaşamdan çekmek ve yasal haklarını savunmak.

GİRİŞ KAPISI UDİNE
Tablo oldukça karmaşık  Udine’den oturuma katılan ve bu projede Hıristiyan yardım kuruluşu Caritas adına çalışan Fausta Gerin, Doğu Avrupa-İtalya arasında işleyen trafik hakkında çarpıcı bilgiler aktardı. Söz konusu bölgelerden İtalya’ya getirilen genç kızlar İtalya’ya Avusturya sınır kapısındaki Tarvisio ya da Pulfero’dan giriş yapıyor. İtalya’ya ilk girişte çoğunlukla minibüs ya da otomobille getirilen kızların çoğu fahişelik sektörüne itileceklerinden habersizler. Kendilerini nasıl bir geleceğin beklediğini bilmiyorlar. Geldikleri ülkelerde oldukça yoksul koşullarda yaşayan bu kızlar, İtalya’da düzenli bir iş bulacakları vaadiyle kandırılıyor. Hatta başlangıçta her şey inandırıcı, İtalya’ya giriş için gerekli turistik vize ve diğer belgeler eksiksiz biçimde hazırlanıyor. Elbette her şey büyük bir senaryonun parçası.

İtalya’ya giriş yaptıktan sonra ne oluyor? Genç kızların trafiğine yön veren çete gerçek yüzünü göstermeye başlıyor. Önce pasaportlarına el konuluyor kızların. Bir anda yasadışı konuma geçiyorlar. Çoğu İtalya’nın göçmen politikaları konusunda bilgi sahibi değil, haklarını bilmiyorlar.

Gerin 2003 ocak ayından 2004 ekimine kadar olan süreçte Avusturya sınır kapısında 110 genç kadınla çalıştığını aktardı. Bu kadınların 58’i Moldavya, 20’si Ukranya, !7’si Romanya, bunların içinde 9’u Rom, 2’si Bulgaristan, 2’si Bosna, 1’i Sırbistan ve 1’i de Macaristan vatandaşı. Bu kadınlar West projesinin hedefleri yönünde sığınma evinde korumaya alınırken, İtalya’daki topluma uyum göstermeleri için kendilerine her türden destek verildi.

Doğu Avrupa ülkelerinden gelen genç kızların çoğu yoksul ailelerine ekonomik yönden destek olmak için İtalya’yı tercih ettiklerini anlatıyorlar ama elbette çoğu nereye doğru sürüklendiklerinin farkında değil.

İtalya’da fahişelik yapmaya zorlanan çoğu Doğu Avrupalı genç kadının yanı sıra, iki uzak coğrafyadan İtalya’ya yönelen iki ayrı akım daha mevcut. Latin Amerika ülkelerinden kadınlar Macaristan üzerinden, Nijerya’dan  Afrikalı kadınlar ise Avusturya üzerinde İtalya’ya getirilerek fahişeliğe itiliyor.

Gerin doğrudan sınır kapısında çalıştığı ve bu genç kadınların bazılarının yaşam öyküsünü dinlediği için gözlemleri bir hayli zengin. Örneğin bizlere üç tür kadın profili çizdi.

– Birinci gruptaki kadınlar, ilgili ülkelerdeki köylerden toplanan, 16-18 yaş arasında, hangi ülkeye bile gittiğini bilmeyen kadınlar. Kendi ülkelerini yoksulluktan kurtulmak ve geride bıraktıkları ailelerine yardımcı olmak için terk ediyorlar.

– İkinci grupta, biraz bilinçli, en azından gittikleri ülkeden haberdar, İtalya’nın sunduğu yasal hakları ana hatlarıyla da olsun tanıyan kadınlar mevcut. Ya bir akraba ya da bir hemşehri aracılığıyla terk ediyorlar ülkelerini.

– Üçüncü grupta bilinçli kadınlar mevcut. İtalya’ya ne amaçla gittiklerini biliyorlar. Bir kısmı daha önce de ülkelerinde benzer bir işi yapan kadınlar. En çok  bu gruptaki  kadınlar West programının sunduğu koruma politikalarını reddediyor, bir anlamda geçimlerini fahişelik yaparak sürdürmek istiyorlar.

Bu genç kadınlar Milano, Roma, Venedik gibi büyük şehirlerde aramızda yaşıyor. Ne yazık ki bu kadınları sömüren ve köleleştiren çete üyeleri çalışmalarını büyük bir gizlilikle, üstü örtülü bir biçimde yürütüyor. Yalnız bu kadınları tehdit etmekle kalmıyor, geride bıraktıkları aileleri ve yakınlarını da tehdit ediyorlar.  Bu nedenle daralan bir çemberin içinde sürüyor bu kabus gibi yaşam.

West projesinin hedefi, İtalya genelinde sayıları 30 bine yaklaşan yabancı uyruklu fahişeleri kölelik ve cinsel sömürüden kurtarmayı amaçlamak. Ancak projenin sorumluları da üstlendikleri işlin ne kadar güç ve çetrefil olduğunun farkında. Ama her şeye karşın yine de olumlu bir adım, en azından bir umut ışığı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here