Tanrıların ikinci baharı

Sevgili okurlar, yine aynı şey başıma geldi. Tam pespembe haberlerimi yazmaya başlayacaktım ki  Faruk  Eskioğlu’nun “Blair’in beyinsizliği “yazısı beni durdurdu.


ÇÜNKÜ İTİRAZIM VAR. BLAİR BEYİNSİZ OLAMAZ!


Hiç olmazssa fahri başkanı olan WW kadar kuş beyinli de mi değildir yani.


Ayrıca öyle bir yasa kabul ettirmiş ki, bu onun koskoca bir tarihten nasıl ders aldığını gösteriyor, dünyaya sol değil ama sağ gözüyle dosdoğru baktığını da kanıtlıyor.


SIĞINANLAR 5 YIL SONRA ANLAYACAKLAR: SIĞ DEĞİLMİŞ BU KIYILAR!


Sığınmacıların 5 yıl sonra bir sınava tabi tutulup geri yollanmaları bana bazı  kampları  hatırlattı. Size hatırlatmıyorsa kendi hafızanızı bir yana bırakın, beyninizde olması gereken insanlığın ortak belleğine başvurun. Nazilerin  ölüm kampları! Oralarda işe yarayanlar seçilip kalanlar gaz odalarına yollanırdı. Üstelik kalanlar o denli perişandı ki, sonradan akıllanıp isyan filan etmeleri de imkansızdı.


İşte bu noktada Blair’ in Brain i, eski Nazi mantığını aşan bir keskinlikle devreye giriyor. Çünkü  o da biliyor ki sığınmacılara “getout” demezsse ayaklanması her an mümkün gettolar oluşacak Londa nın  sisli puslu geleceğinde.


Bunun acısını Buş akıllılar çok çekti. Afrika’dan gelen zenci köleler (Hatırlayınız kunta kinteler) zaman içinde öyle bir evrim geçirdiler ki, pusulası hep Kuzeyi gösterenlerle birleşip Güneylilere karşı vuruştular bile.. Scarlett O’ Hara nın güzelliği yetmedi, olmadılar artık o çifliklerde ne kul ne köle.


Hatta rüzgar gibi geçti zaman. Zenci Condolesa Rise  bırakın bakanlığı en özel konularda bile oldu mu başkan’ a danışman.. (Bkz bir peçete üstünde başkanın yazısı: ) “Condi  bir fırsat yarat, yoksa patlayacak benim prostat”


İşte bu büyük değişimi örnek alan Blair  başladı bir önlem düşünmeye. Kararı kesindi. Sığınmacıların akıllanıp isyan etmeleri; insan haklarından yararlanma isteklerinin eyleme dönüşmesi için gereken bir zaman  dilimi  asla verilmeyecekti onlara .


Blair tarihin tekerrür tehlikesine karşı önlem düşünürken Paris te varoşlardan geldi ilk alarm . Az daha Fransa tarihine bir ihtilal daha yazılacaktı. Göçmenlerin ihtilali.!


İşte o zaman bu yasa  devreye girdi. (BKZ FARUK ESKİOĞLU) Biz istediğimiz kadar “bu insanlığa karşı yapılmış bir hainliktir” diyelim. Sömürge severler bunu bir hin oğlu hinlik olarak kutlayacaklardır, eminim.


Gelin bir adım daha öteye giderek Blair in beyni için  bir kez daha şampanya patlatalım. Şimdi külahlarınızı ve bütün günahlarınızı  önünüze koyun. Yanıt verin:


En zor koşullarda bile  avukat meslektaşı Hillary den  daha itici  olan  bir hatunla  evlenir miydiniz ?


Bırakın evlenmeyi bir kaçamak fırsatı  bile olsa bunu aklını kaçırmak la eş anlamda değerlendirip kovulmanıza 5 yıl kalsa da kendi ülkenize yine bir sığınmacı olarak  geri dönmez miydiniz?


Ama Blair böyle bir hata için yas tutmadı. Üstelik durumdan görev,  bayan Blair den de fikir çıkarıp bu  yasayı hayata geçirdi.


Diyeceksiniz ki haklı olarak:


-Yanılıyorsun , Veliahtı bir Camel (la) ile evlenen  ülkenin başbakanı kimle evlenir?
Bayan Blair konusunde aklınıza hangi kanatsız kuş gelirse gelsin okeyim


Kısaca; Bu yasa Blair in bir zaferidir. BÜYÜK BRİTANYA BÜYÜK BLAİRTANYA olarak tarihlere geçmelidir.


SÖZ SİZDE ŞEYTANIN AVUKATI


Son söz olarak ta ben de bu kadar avukatın rol aldığı bir yazı da şeytanın avukatı yerine geçip bir soru sorsam; acaba Trabzon da linç edilir miyim?


Sığındıkları ya da gittikleri hangi ülke olursa olsun oraya kendi adetlerini götürüp en ilkel biçimlerde uygulayan (banyoda kesilen kurban, ısrarla takılan türban, her mahallede mebzul miktarda imam,vs vs ) göçmenler bu yasalara çanak tutmuyorlar mı?
 
Bu çanak Blair in doldurduğu ve herkesi dolduruşa getiren bir tas çorba biçiminde Afrika ya uzanmıyor mu?


Siz yanıtı düşünedurun ,sonra düşünmeyi bırakıp davetli olduğunuz bir nikah törenine buyurun.


Yer  Olimpos dağı


TARİH  milat oncesi, taş devri. Sonrası.
 
OLİMPOS TA BİR NİKAH TÖRENİ


-Siz Tanrıların Tanrısı Zeus, eski eşiniz Jüpiter’i yeniden zevceliğe kabul ediyor musunuz?


– Evet. Europa’nın; yani gelecekteki AB’nin bütün dillerinde evet!


– Öyleyse ben Eros, Mitolojinin Aşk Tanrısı, geleceğin erotik iç çamaşır markası olarak sizi sonsuza kadar karı-koca ilân ediyorum…


Sevgili okurlar, bu nikâh töreni aslında Fransa’da başlayan bir yangının ilk kıvılcımlarını taşır. Bu tören yarınlarda kim bilir nerelere sıçrayacak olan ve her bir kıvılcımında bir başka varoşun bir başka isyan nedenini taşıdığı için yayılma boyutları pek bilinmeyen bir yangının, ta mitolojiye varan ilk başlangıç noktasıdır


HİSTORİ: MİTOLOJİ – STORY: LOVEOLOJİ


Bilindiği gibi; en büyük Tanrı Zeus, güzeller güzeli Europa’yı boğa kılığına girerek kaçırmıştır. Hatta HZ İsa nın bin göbek önceden akrabası olan bir papaz bulup  ona nikah  bile kıydırmıştır.Ama ne yazık ki  bu eşsiz bakirenin evlilik kriterleri yüzünden Olimpos’a geri dönüp,vefalı eşi Jüpiter’in kollarına sığınmıştır.


Peki, nedir bir büyük tanrıyı bile bir KRATER gibi püskürten KRİTERLER?


Europa kızımız boğa kılığındaki Zeus’un kırmızı damarına basmıştır hep.


– Kırmızı ışıkta saldırmayacaksın Zeus… Duracaksın.

– Bilimde, sanatta, sporda kırmızı kart görmeyeceksin!..


– Yüz kızartan suçlara veda edeceksin…


“Benim Adım Kırmızı” diyen yazarı hapse tıkmak için eşinmeyeceksin…


“Benim de rengim kırmızı; ben coşarım yane yane içtikçe KIMIZI”demeyaeceksin.


Daha bunun gibi ne kriterler!  Hadi Zeus YABANCI DAMAT. Bir nebze katlansın. Ama sen varoşlara kapağı atmış, senin kriterlerin yüzünden hayattan bezmiş, gerdek hayali kurarken, gerzek yerine konmuş onca ahaliye de aynı kriterler ölçüsünde bakarsan olacağı budur?


GÜN GELİR; GÖÇ-MENLER  ÖÇ-MEN OLUR


Zeus’u, eski eşi Jüpiter’e yalın-ayak başı kabak döndüren Europa, bugünkü adıyla AB’nin kriterleri aslında medeni yaşamın ortak insanlık değerlerinin bütünleşmesidir.


Ama bunları koşul yapanlar SİZİ öylesine hor gören, insandan saymayan tavırlarla öneriyorlar ki; kabul ettiğinizde, bugünkü onurunuz ve gelecekteki durumunuz neredeyse bir seçenek haline geliyor…


Gericiliğin, sanatsızlık ve bilimsizliğin savruk ruhunu taşıyan GÖÇMENLER kendi ülkeleri böyle geri kaldıkça ÖÇMENLER olmaya tutsak olduklarını anlıyorlar !


Ha bu arada:


Fransa da ki varoş ayaklanmasında, çadırlar hakimi, çadır tiyatrolarını politika sahnelerine uyarlayan ilk büyük aktör KADDAFİ’nin yardım önerisini hatırlamakta fayda da var.


Bunun için, Arap usulü cezaların Fransa’nın giyotin görmüş meydanlarında yapılması için izin çıkmalı, bir grup cezalı ve cellâtlar o meydanlara bırakılmalı.


Talep edilen ateş kes süresi içinde yapılan infazlar, sanırım Fransız göçmenlerin aklını başına getirecek, ne olursa olsun, yaşadıkları ülkenin onları o denli aşağılayan aristokratlarına rağmen, aslında hâlâ bir dünya cenneti olarak kaldığını keşfedeceklerdir…


Hatta nedametleri o kadar artacak ki, bir Olimpos Tanrısı değil ama, O Aristokratlara  öğütler veren bir Aristo ve Sokrat bile yetiştireceklerdir…


Olimpos dağındaki artık iyice yaşlanmış ama Viagra nın çıkışıyla yeniden azmış Zeus bile Eros a bir içki sofrasında fısıldayacaktır belki de:


– Ah Eros  AH..Dağımdaki ateşi çalan Promete hırsızı; bağrıma ateşler salan Viyavraları da çalmadan harekete geçsem, Europa ile bir vuslata daha ersem!..


BİR REKLÂM ARASI:


“Kurumuş bir çeşmeyken, sen de kullan Miyavra… İşte sonuç. Martı beklemeden
Başlarsın miyavlara!


Gördüğünüz gibi çok dallı budaklı, neresinden tutsanız, bugüne ve tarihin tüm zaman dilimlerine saçaklı bir konu bu.


Dünya varoşu ülkelerin, ülke varoşu bireylerin gerçeği kendilerinin bulması gerektiğini gösteriyor…


Bizlerin, hatta bu satırların yazarının bile ilk anda anlayamadığı gerçek tıp dilinde çok iyi izah ediliyor oysa:


Doku uyuşmazlığı!


Yani; eğer, bilim-sanat-merak müzik-kaliteleriniz, Muz Cumhuriyetleri diye tanımlanan ülkelerin damgalarını taşıyorsa, nafile hiçbir şey yazmaz tarih pek
övündüğünüz ‘Özgeçmişiniz’e!


Böyle utanç veren yasalar da bir gün gelir çorba bahanesi bile olmadan dayanır
geleceğimize!


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.