Tanıtım, enformasyon ve propaganda

Tanıtım, enformasyon ve propaganda

0
PAYLAŞ

3 Eylül 2008 tarihinde Kıbrıs Sorunu'nun nihai çözümü için masaya oturacak liderler. Uzun bir görüşme maratonu başlayacak. Mehmet Ali Talat ve ekibi eminim ellerinden geleni yapacaklar. Ancak onların attıklari her adımın ardından sadece Kuzey Kıbrıs Kamuoyunu aydınlatmak yeterli değil günümüz dünyasında. Avrupa Kamuouyu'nu da mümkün olduğunca hızlı ve birinci elden bilgilendirmek çok önemli. Görüşmelerin sonucu ne olursa olsun tüm dünya Kuzey Kıbrıs'ın bu konuda "canla, başla" çalıştığına şahit olmalı ve de eğer istenen sonuç gündeme gelmezse bu durumun sorumlusu olmadığından emin olmalı. Çünkü sonuç ister olumlu isterse olumsuz olsun asıl o andan itibaren en önemli adımlar atılacak. İşte bu alanda uluslararası enformasyon ve propaganda faaliyetleri çok önemli rol oynayacak. Rum Kesimi bu işi oldukça iyi yapmakta. Onlarca yıldır bu konuda "kış uykusuna yatmış olan " KKTC ise onlardan daha iyi yapmak zorunda.

İşte bu amaca hizmet edebilecek mükemmel bir fırsat önümüzde: Frankfurt Kitap Fuarı. 14 ve 20 Ekim 2008 tarihleri arasında tüm dünyanın entellektüelleri orada olacaklar. Üstelik bu yıl "Türkiye Yılı". Fuarın açılış konuşmasını Orhan Pamuk ve Almanya Dış İşleri Bakanı Steinmeıer birlikte yapacaklar. Almanya Cumhurbaşkanı tam üç gününü ayırmış Frankfurt Kitap Fuarı için. Türkiye çok geniş bir katılım ile bu yılı çok iyi değerlendirmeye kararlı. Fuar başlamadan fuar şncesi etkinlikler de gündeme geliyor.  Kendi programımdan örnekler vererek bu yıl Frankfur Kitap Fuarı'nın "Türkiye ve Türkler" açısından nasıl "dolu, dolu" geçeceğini gözler önüne serebilirim: 6 Ekim 2008 Pazartesi Günü Protestan Kilisesi'nin Medya Merkezi'nde "Türkiye'de hristiyanlar" konulu toplantıya katılan dört konuşmacıdan biri olarak epey terleyeceğim inancındayım. 10 Ekim 2008 Cuma Günü ise Friederich Ebert Vakfı'nın gerçekleştireceği "Sultanın Burnu" isimli karikatür sergisine destek amaçlı toplantıda "Almanya ve Türkiye'de politik mizah. Nelere gülüyoruz?" konusunu ele alacağız. Ve bu tarz fuara paralel programlar devam edecek.

Frankfurt Kitap Fuarı Kuzey Kıbrıs için mükemmel bir fırsat. Bu fuara katılan yüzbinleri KKTC hakkında doğru bilgilendirmek yararlı olur. Kitap Fuarı bu açıdan bakıldığında politik ama aynı zamanda turistik bir platform. Fuara gelen kitaba meraklı insanlar politika ile ilgilenmekteler ve genel olarak ülkelerinin entellektüelleri olarak da önemli bir rol oynamaktalar kamuoyunun etkilenmesinde. Bu insanlara Kuzey Kıbrıs Gerçeklerini aktarmak akıllıca kurulacak bir Kuzey Kıbrıs Standı ile mümkün. Bu insanlar ve çocukları için sempatik bir görünüme sahip dekorasyon oldukça başarılı olabilir. Gelen ve kitaplarla ilgilenenlerin eline tutuşturulacak tanıtım flyerleri ve de çocuklara Kuzey Kıbrıs'ı sembolize eden hediyeler kalıcı etki yapabilirler. Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs'ın bir "turizm cenneti" olduğunu anlatmak için doğru adres Frankfurt Kitap Fuarı. Entellektüeller genelde "paralı turistlerdir". Casinolara değil, kültüre ve sanata meraklıdırlar. Gittikleri ülkelerde sadece denizin ve güneşin tadını değil aynı zamanda kültürel etkinliklerin, tarihi yerlerin ve iyi şarapla yenecek iyi yemeklerin de tadını çıkarmak isterler. İşte Kuzey Kıbrıs'ta bu olanaklara sahip olduklarının anlatmak için mükemmel bir fırsat.

Nazım Beratlı ya da Başaran Düzgün gibi isimlerin kitapları ile fuara katılmaları onların eserlerini Almanca olarak pazarlamaları içim de bir olanak olabilir. Frankfurt Kitap Fuarı'na katılan binlerce Türk için ayrıca Nazım Beratlı'nın kitapları çok cazip. Aynı şekilde fuara katılan binlerce Türk Kuzey Kıbrıs üniversiteleri için de önemli bir hedef kitlesi durumunda. Üniversitelerin bu fuarı değerlendirerek Almanyalı Türk gençleri bilgilendirmesi her iki taraf için çok iyi olabilir.  Tüm bunları değerlendirip, değerlendirmemek KKTC'nin elinde.

BİR CEVAP BIRAK

three × 5 =