Tarafsızlık…

Tarafsızlık…

0
PAYLAŞ

Anayasayı değiştiremedik.
Olsun.
Seçim Yasasına el atamadık.
Kalsın.
Liderlere padişah yetkisi veren Siyasi Partiler yasası hala sümen altında bekletiliyor.
Olabilir.
Sendikalar yasası…
Çalışma hayatını düzenleyen yasalar…
Yerel yönetimleri güçlendirecek değişiklikler…
Yok.
Yok.
Yok.
Hepsi bekletiliyor ve gelecek seçimlerde ortam müsait olursa ele alınacak.

Bu dönemin sonuna gelen AKP iktidarı ise son günlerde sadece hukuk reformu hedefine kilitlendi.
Varsa yoksa hukuk reformu.
Aslında geç kalınmış bir reform olduğu ortada.
Anayasa ve yargı reformu olmadan tam demokrasiye ulaşmak hayal.

Ama insaf ile söylemek gerekirse, 30 yıldır yürürlükte olan ve yamalı bohça görüntüsündeki faşist askeri anayasayı hala savunanlar var.
Hukuk reformu tartışılırken dahi faşist anayasası dillerinden düşürmeyen aydınlara ve siyasetcilere rastlıyor.

Tabii askeri yönetim alışkanlığına özlem duyanlar, faşist Anayasayı kendi mantıklarına göre savunuyorlar ve savunmak zorundalar:

“İyi ama faşist dediğiniz 1982 Anayasasına referandumda bu halk yüzde 95 oy vermedi mi?”

Evet verdi ve aynen sonuç öyle çıkmıştır…

Bu kez soru benden.
“Peki askeri yönetimde, askeri darbe anayasasına halk “evet” demek zorunda kalmaz mı?”
El cevap
“-??????”

Sıkıysa “hayır” desin.
Zaten referandum sandığında evet ve hayır pusulasından yakayı ele veriyorsun.
Hadi popon kavi ise referandum sandığına kırmızı oy at da göreyim seni.

Aynı postal kafa, bu kez de yargı reformu karşısında “yargı tarafsız olmalıdır” diyor.
Haklı.
Ekliyor:
“Yargı bağımsız olmalıdır”
Çok haklı.

Ama geriye bakıp yasaların babası ve anası konumundaki Anayasaya Mahkemesi’nin 367 kararına hiçbir zaman tek kelime söylemediği gibi, söyletmiyor da.

Aynı Anayasa Mahkemesi’nin kendisini yasama yerine koyup birçok karara imza atmasına da ses çıkarmıyor.
Aynı kafa, gazete ve internet haberlerinden derlenip hazırlanan dosya ile bir siyasi partinin kapatılması konusunda “Evet bu parti şer odaklı hale geldi” mealindeki kararına karşı, Anayasa Mahkemesi’ne tek kelime sarfetmiyor.

Şemdinli savcısının başına gelenleri hiç ama hiç umursamıyor..
Erzincan’da gözaltına alınan cumhuriyet savcısının dosyasını incelemeden karar veren Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun eylemine karşı “yerindedir” fetvasını veriyor.

Sonra dönüp utanmadan bağırıyor TV ekranlarından::
“Bu iktidar yargıyı da kendisine bağlamak istiyor.”
“Bu iktidarla yargı tarafsız olamaz.”

Bu ülkede siyasi partiler ve aydınlar ne zaman ki yargının içine ellerini soktular, yargının ne bağımsızlığı kaldı, ve ne de tarafsızlığı…

Ama sonuçta bu ülkenin siyasi partilere de, aydınlara da ihtiyacı var.
Yargıya ve yargı reformuna daha fazla ihtiyacı var.
Boşuna çene yormadan, nasıl bağımsızlık sağlanır, nasıl tarafsız olunur tartışmalarını bırakın uzmanları yapsınlar, hukukçular bu konuda bir uzlaşmaya varsınlar…
Sonra yasa tasarısı TBMM’ye gelsin.
Yasa “arızalı” çıksa da, çıkmasa da nasılsa Anayasa Mahkemesine itiraz yapılır.
Anayasa Mahkememiz nasılsa yasayı iptal eder ve yine eski duruma döneriz.
Bu ülkede çok şey “ Dön baba dönelim” uygulamasına tabii nasılsa.
Zaman geçermiş kimin umurunda…
Tam demokrasi gecikirmiş kime ne.
Yapılan hep aynı terane…
Laf ola beri gele…

BİR CEVAP BIRAK