Tarih diziminde 24 Ocak

bu geçmişin bir hesaplaşması olarak bugüne denk getirilmesi için uğraşılmış derim.
 
Hayat tesadüfler ile yolunu alırken, bazı şeyler öyle olasılıklara bırakılmaz ve belirlenen tarih bir şeyleri anlatmak için seçilir. Suikastlar için tarih önemlidir, hatta saat ve dakikalar bile.
Uğur Mumcu evinin önünde bomba ile öldürüldü. Aracına konan düzenek onu yalnız olarak yakaladı ve aramızdan vücudunu aldı. O bir demokrasi kahramanı olarak tarih sayfasında yerini aldı. Var olan düzeni sorgulayan ve düzenin yaramış olduğu çarpık ilişkileri gün ışığına çıkarmak için kalemini, yüreğini ortaya koymuş bir Donkişot’tu. Değişimin farkına varmıştı, değişimin yarattığı sakıncaları dillendiriyordu. Değişim isteyenler önlerine engel gördüklerini arka arkaya suikastlar sonucunda ortadan kaldırdılar.
 
Her suikast tarihin akışına yapılmış bir müdahaledir. Tarih hep aydınlık yöne akmaz, bazen kıvrılır, karanlık dehlizlere girer. Karanlık mutlaka aydınlık karşısında yenilecektir, fakat o karanlık dönemin zamanını belirleyen işte bu müdahaleler olur.
 
Uğur Mumcu’nu ışıklar içinde sonsuzluğa uğurlandığı günde tarihte neler olmuşa kısa bir göz atalım;
 
41 – Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü. Roma meclisi bu olayı fırsat bilip demokrasi yönünde önemli adımlar atmıştır. Çünkü İmparatorun yaşamı, Roma için bir zulüm tarihi olarak anılır. 
 
1848 – Kaliforniya’da altın bulundu. Bu olay yerli halkın yaşam alanının daha da daralması anlamına gelir. Avrupa’dan gemiler ile gelen beyazlar, ellerindeki kutsal kitapları yerli halka devredip, onlar yerli haklın elindeki topraklara el koymuştur.
 
1921 – Çerkez Ethem’in güçleri dağıtıldı. Bu olay bizim tarihimiz içinde bir dönüm noktasıdır, çünkü yeni kurulmakta olan Cumhuriyetin tercihlerinin de önünü açmıştır.
 
1924 – Rusya’da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi. Yıllar sonra yeni bir dönüşümde eski ad bugün kullanılır hale gelmiştir.
 
1955 – Zonguldak’ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
 
1959 – İstanbul Küçükyalı’da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
 
1963 – Çatalca’da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak’ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk’ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
 
Yukarıda adlarını andığım olaylar bugün neden duyulmaz ve bilinmez? Bugün neler oldu diye bakarken tarihimiz içinde bizim tercihlerimiz rol oynuyor değil mi?
 
1980 – Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı. Bu tarih bizim bugün yaşadığımız sorunların başlangıç noktası olarak alabiliriz. Bugün açıklanan kararlar daha sonra 12 Eylül ve onun sonucu olarak bugünkü noktaya geldik. Bu kararlar açıklandığında Uğur Mumcu kesinlikle düşünemezdi, bir bomba ile öldürüleceğini. Kimse düşünemezdi, ılımlı bir İslam dalgasının Türkiye üzerinde eseceğine.
 
1993 – Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
 
1994 – Türkiye’nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
 
2001 – Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
 
24 Ocakta neler oldu diye baktığımızda, gerçekten neler oldu? Ne oldu da bugünkü karmaşanın içinde bulduk kendimizi? Kim karar verdi, tarihin bu şekilde akmasına? 24 Ocak kararları olmasaydı acaba 12 Eylül olur muydu?
 
Ahmet Taner Kışlalı, Akın Özdemir, Asaf Koçak, Bahriye Üçok, Bedri Karafakioğlu, Behçet Sefa Aysan, Cavit Orhan Tütengil, Cevat Yurdakul, Çetin Emeç, Doğan Öz, İlhan Erdost, Kemal Kayacan, Kemal Türkler, Koray Doğan, Metin Göktepe, Muammer Aksoy, Muhlis Akarsu, Musa Anter, Necdet Bulut, Necdet Güçlü, Nesimi Çimen, Onat Kutlar, Orhan Yavuz, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Ümit Doğanay…
 
Ölümler tarihimiz içinde hep var oluştur. Katiller nerde derseniz, tarih içinde gizli olarak durmaya devam ediyor, bir gün, gün ışığı onların yüzünü aydınlatacaktır.  
 
http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nine + 6 =