Tarihçiler Ermeni sorununu Londra’da masaya yatırdı…

London School of Economics’de gerçekleşen ve oturum başkanlığını Dr Andrew Mango’nun yaptığı konferansın konuk konuşmacıları Prof. Tadeusz Swietochowski, Dr. Patrick Walsh ve Maxime Gauin Ermeni sorununun dünü ve bugününü irdeledi.

Sayıları 200’ü geçen katılımcının izlediği konferansa başta Türk, İngiliz, Azeri ve Ermeni toplumu olmak üzere çeşitli kesimler ilgi gösterdi. Konferansı izleyenlerin arasında Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Kazakistan ve Gürcistan’ın Londra Büyükelçiliklerinden diplomatlar, dernek başkanları, öğrenciler ve Gomidas Enstitüsü Başkanı Ermeni tarihçi Ara Sarafyan yer aldı.

İTDF Yönetim Kurulu adına Başkan Timur Doğruyol konferansın amacını şöyle açıkladı:

“1915 dönemi hem Ermeni hem de Türk toplumunun büyük acılar çektiği bir dönemdir. Ermeni terorist saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan masum sivilleri saygıyla anıyoruz. Konferansları düzenlemekteki amacımız geçmişten ders alarak Türk- Ermeni ilişkilerine olumlu katkıda bulunmaktır.”

TARİHÇİLERİN YORUMU

Konferansda savunulan görüşler özetle şöyle:

“TARTIŞMALARDA ERMENİSTAN TÜRKİYE’NİN GERİSİNDE”

Dr Andrew Mango (Türkiye doğumlu İngiliz tarihçi. Atatürk üzerine pek çok kitabı bulunuyor):
2009’da iki ülke arasında imzalanan Zürih Protokolu’nun Türkiye’de yarattığı olumlu havaya karşın Ermenistan’da aynı karşılığı görmedi. Protokolün imzalanmasını takiben konu Türkiye’de rahatça tartışılabildi ancak bu Ermenistan’da henüz mümkün değil. Hrant Dink anma törenlerine bugün Türkiye’de binlerce insanın katılarak “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz“ şeklinde slogan atabiliyor ancak bu katledilen Türklerin protesotsu Ermenistan’da mümkün değil. İkili ilişkilerin gelişmesinden en çok yoksul Ermeni halkı yarar görecektir.

“TARİHTE ‘DOST DÖNEM’ VAR”

Prof. Tadeusz Swietochowski (Polonya kökenli Amerikan tarihçi): Rus İmparatorluğu kendi çıkarları gereği uyguladığı “Böl ve Yönet” taktiği yüzyıllardır barış içinde yaşayan Kafkaslarda etnik gruplar arasına nifak soktu. Ancak tarihte Azeri ve Ermeni cemaatinin ortak çıkarları için bir araya gelebildikleri dönemler de oldu. Taşnak Partisi‘nin Kafkaslarda terörizm konusunda edindiği tecrübe Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaşadığı en önemli sorunlardan biri haline gelmişti. 1915 öncesinde I.Dünya Savaşı şartlarında Rus ordusu askeri olarak Doğu Anadolu’ya giren Ermeniler Osmanlı topraklarında onlarca isyan başlatarak etnik çatışmaları körüklediler.

“İKİ HALK DIŞ GÜÇLERİN KURBANI”

Dr. Patrick Walsh (İrlandalı tarihçi): İngiltere’nin I. Dünya Savaşı dönemindeki politikaları 1915 olayları üzerinde etkili oldu. 1915 olaylarında Türkler ve Ermeniler belirleyicideğil, tam tersine kendilerinin kontrolü dışında gelişen olayların kurbanıydı… Rus, İngiliz ve daha düşük derecede Fransızların yükselen Almanya’yı çökertmek ve Osmanlı topraklarına sahip olmak amacıyla uygulamış oldukları politika ve ambargolar o zamana kadar barış içinde yaşamış olan Ermeni toplumunu Osmanlı topraklarında yaşamasını bir kaç ay içinde imkansız hale getirdi. Eğer bir ‘Ermeni soykırımı’ndan söz edilecekse bunun sorumlusunun Osmanlı ya da İttihat Terakki değil bu ülkelerdir… Ne yazık ki o dönemde olumsuz şavaş şartları nedeniyle ağır can kayıpları oldu.

“ERMENİ TERÖRÜNÜN KÖKENİ ESKİ”

Maxime Gauin (Fransız tarihçi): 1972’den günümüze Ermeni terörizmi ve propaganda faaliyetleri irdelendiğinde terör hareketlerinin tarihsel olarak aslında çok gerilere 1890 yılında kurulan Ermeni Devrimci Federasyonu’na (Ermeni Taşnak Partisi-ARF) uzanıyor. 1905 Sultan II. Abdülhamit’e yönelik suikast girişimi, 1912’de Van valisi Bedros Kapamacıyan’ın katli buna örnektir.1919- 1920 arasında aktif olan Nemesis adlı organizasyonun ölüm listesinde Türk- Azeri ve Ermenilerden oluşan 200’ün üzerinde isim vardı ve bunların bazıları katledildi. Diaspora’nın da desteklediği Ermeni terör faaliyetleri bugün başta PKK olmak üzere başka terörist organizasyonların çatısı altında sürüyor. Ermenilerin bir yandan terör ve baskı, diğer yandan da sahte belgelere ve fotoğraflara, tarihçi olmayan kişilerin iddialarına dayanarak sözde ‘soykırım’ kampanyası yürütmeyi sürdürüyor. Bu belgeler ve iddialar akademik ortamlarda ve mahkemelerde çürütülebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.