TBMM’de komisyon kuruldu, muhalefet deprem vergilerinin akıbetini sordu

İzmir depreminin ardından, TBMM’de 5 siyasi partinin ortak önerisiyle deprem zararlarının en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin saptanması amacıyla Araştırma Komisyonu kuruldu. Önergenin görüşmelerinde “deprem vergilerinin akıbetini” sorarken, AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, toplanan paranın 8,3 katının deprem bölgeleri için harcandığını söyledi.

TBMM Danışma Kurulu toplantısında, siyasi parti grup başkanvekilleri, Meclis’te depremle ilgili araştırma komisyonu kurulması için verilen araştırma önergelerinin birleştirilerek görüşülmesinde uzlaştı.

Bu kapsamda AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan imzasıyla, partilerin daha önce bu konuda verdikleri önergelerin birleştirilerek görüşülmesi kararlaştırıldı.

İYİ Parti: Deprem vergilerinin akıbeti bilinmiyor
TBMM Genel Kurulu’nda depremle ilgili meclis araştırması açılması konusundaki ortak önerge üzerinde söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 1999 Gölcük depreminden sonra deprem yaralarının sarılması için başta geçici daha sonra kalıcı hale getirilen deprem vergilerinin akıbetinin ne olduğu sorusunun yanıtsız olduğunu ifade etti.

Toplum hafızasının deprem vergilerini unutmadığını ve hala akıbetinin ne olduğu sorusuna yanıt aradığını belirten Türkan şu görüşleri dile getirdi:

“21 yıldır cep telefonu, internet bankacılık işlemleri, Spor Toto, Millî Piyango, uçak biletleri gümrük, pasaport işlemleri gibi birçok konuda deprem vergisi ödüyoruz. Bu paralar ile binaların güçlendirilmesi ve tüm Türkiye’de deprem güvenliğinin sağlanması gerekiyordu. Dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yaptığı açıklamada deprem vergileri, sağlık, eğitim ve duble yollar için harcandığını açıklamıştı.

“Merhum Kemal Unakıtan’ın da ‘Bu vergiler zaten deprem nedeniyle getirilmemişti, öyle olsaydı depremzedeye verilirdi’ sözleri basında yer almıştı; hâlâ duruyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Şubat ayı başında on yedi yılda toplanan deprem vergilerinin tutarının 147,2 milyar lira olduğunu açıkladı. ‘Deprem vergilerini ne yaptınız?’ diye sorduğumuzda ‘Okul yaptık, yol yaptık’ diyorlar. İyi de okul yapmak, yol yapmak için topladığınız o 2 trilyon doları ne yaptınız, o nerede?””

MHP: Riskli binada oturmak tercih edilmemeli

MHP grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu ise ise Türkiye’nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan birinin 17 Ağustos 1999 tarihli Gölcük depremi olduğunu anımsattı.

Kalyoncu, “Bu depremden sonra deprem bölgesinde yapılacak binalar hakkında hazırlanan yönetmelik 2007 yılında yürürlüğe girmiştir fakat ne yazıktır ki İzmir’de yıkılan binalar bu yönetmelik öncesidir. Tabii ki 1999 yılından sonra yapılan her binaya da dayanıklı diyemeyiz” dedi.

Olası deprem zararlarının azaltılması için ‘deprem mühendisliği’ laboratuvarlarının ülke genelinde yaygın kullanımının koordine edilmesini, eğitim ve tatbikatlar yaptırılması, alarm ve erken uyarı sistemlerinin kurulması, deprem sırasında elektrik ve doğalgaz yangınlarına karşı otomatik kesme sistemleri kurulmasını öneren Kalyoncu, “Sayın Genel Başkanımızın grup toplantısında da ifade ettiği gibi özetle riskli binalarda oturmak tercih edilmemeli, zemin etütleri yapılmalı, betondan, demirden, harçtan çalan insanlık müsveddelerine zamanında tepki gösterilmeli, kolon keserek alan genişleten basit ve ölümcül kurnazlıklara izin verilmemeli ve depremlerin faturasını suçsuz ve mazlum insanlar ödememelidir” görüşünü dile getirdi.

‘Bu bir katliamdır’

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepri ise Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve nüfusun yüzde 95’inin de deprem tehlikesi altında olduğuna dikkat çekti. Bu gerçeklik ortadayken Türkiye’nin “beton ekonomisiyle” ayakta durmaya çalışan, inşaat çöplüğüne” dönüşmüş bir ülke haline geldiğini söyledi.

Bayraklı’nın “Birinci derece deprem alanı” olarak belirlendiğine işaret eden Çepni, sonucun bu nedenle “sürpriz olmadığını” ifade etti:

“Dolayısıyla ortada bir sürpriz yok, ortada beklenmeyen bir tablo yok; bağıra bağıra “Geliyorum.” diyen bir deprem meselesi var. Aslında bunun adı bir kitle katliamıdır, bunun adının net olarak koyulması lazım, bu bir katliamdır. TMMOB İlk Koordinasyon Kurulu, bölgenin tarım alanı ve sulak alan olduğunu belirtiyor. Yani Bayraklı ilçesi, diyelim ki, bundan yaklaşık otuz sene öncesine kadar bamya tarlası ve zemini de son derece kaygan bir zemin. Aynı zamanda, İzmir’in çoğu zemininin de dolgu, balçık ve alüvyondan oluştuğu biliniyor. Dolayısıyla böyle bir coğrafya, böyle bir yer zeminin üzerine kurulan bir kent ya da ilçenin yönetim meselesinin sonuçlarıyla karşı karşıyayız.”

’35 milyar dolarlık verginin nereye gittiği araştırılmalı’

CHP İzmir Milletvekili Kamil Oktay Sındır ise geçmişte özellikle seçim dönemlerinde getirilen “imar barışı” düzenlemeleri ile insanların daha kötü koşullarda yaşamasının yasal hale getirildiğine işaret etti.

“Deprem değil binaların öldürdüğünü herkesin kabul ettiğini” belirten Sındır, akıl ve bilimden uzaklaştıkça, binaların “tabut” haline dönüştüğünü ifade etti.

Geçmişte Bornova’nın Küçük Park bölgesinin verimli bir tarım alanı olduğunu anımsatan Sındır, “O nedenle, diyorum ki: Bornova Ovası geçmişte hayat veren bir ovaydı, şimdi, hayat alan bir ova oldu maalesef, üzülerek söylüyorum” dedi.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ise 1999 depreminden sonra önce geçici olarak getirilen, 2003’de çıkarılan yasayla daimi hale getirilen özel iletişim vergisinden toplanan 35 milyar dolarlık paranın nereye gittiğinin de TBMM’de kurulacak komisyon tarafından araştırılmasını istedi.

2018 yılında ‘imar barışı’ adı altında kaçak yapılara af getiren düzenleme kapsamında 23,5 milyar lira toplandığını anımsatan Karaca, “Dendi ki: “İmar affından gelen paraları, depremde binaların güçlendirilmesi ve depreme dayanaklı hâle getirilmesi için kullanacağız” diye konuştu.

AKP: Toplananın 8,3 katı harcandı

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise muhalefetin “deprem vergileri”ne ilişkin sorularına yanıt verdi. 2009’da AFAD’ın kurulduğunu ve Deprem Bina Yönetmeliği’nin güncellendiğini kaydeden Özkan, şu görüşleri dile getirdi:

“Deprem gözlem istasyonu 1.300’e çıkarıldı. Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı 2014’de USDEP hayata geçirildi. Deprem riskine karşı 12 bin okul analiz edildi. Millî eğitim müfredatı deprem riski ve eğitimine göre düzenlendi. Depreme karşı güvence altına alınmış konut sayısı 1999’da 50 bin iken bu rakam 9 milyona ulaştı.

“On yedi yılda deprem vergilerinden 147 milyar lira toplandı, deprem bölgelerinde bunun 8,3 katı, 1,21 milyar lira harcandı. Bunun da Genel Kurulun dikkatine sunarım.”

4 ay çalışacak

Görüşmelerin ardından deprem zararlarının en aza indirilmesi ve alınacak önlemlere ilişkin TBMM Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin önerge kabul edildi.

Komisyon, siyasi partilerin parlamentodaki sandalye sayılarına göre bildirecekleri isimler arasından üyelerinin belirlenmesinden sonra çalışmaya başlayacak ve 3 ay görev yapacak. Bu sürenin yetmemesi halinde 1 aylık süre uzatımı yaparak en geç 4 ayda raporunu tamamlayacak. Ayşe Sayın / BBC Türkçe, Ankara

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.