İşte Balbay’ın TBMM’deki ilk konuşması

İşte Balbay’ın konuşmasından satırbaşları;

Sayın milletvekilleri, gazetecilik sürecimde, en kötü meclis bile kapalı bir meclisten iyidir diyen bir gazeteci olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben konuşmamı bütçe üzerine yapacağım. Bütçe açığı ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım. Birincisi özgürlük açığıdır. Şu anda bugün bu Meclis’teki özgürlük açığının sadece biri giderilmiştir. Altısı henüz bu Meclis’in kapalı damarları gibi gündemde durmaktadır. Bütün dileğim onların benim yaptığım gibi yeminleri etmeleridir.

İkincisi hukuk açığıdır. Bugün sizinle samimiyetle paylaşmak isterim ki, Türkiye’deki hukuk güvenliği sorunu can güvenliğinden bile ciddi bir sorun olarak gündemde durmaktadır.

Adalet açığı öyle boyutlara ulaşmıştır ki bugün cezaevlerinde adalet bekleyen binlerce insan acaba Türkiye’de iç hukuk yolları tümüyle tükendi mi sorusunu sormaktadır. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi’nin aldığı son kararın, adalet açığının giderilmesinde önemli bir açığı kapatacağını umuyorum.

Bir diğer önemli açıkta iç barıştır. Hapishane de 4 ay değil 4 yıl 8 ay yatmış biri olarak iç barış varım diyorum. Ancak bugün tartışılmakta olan barış açılımının barıştan uzaklaşmak olduğunu görüyorum. Çünkü açılım sözcüğüne sözlüğe açıp bakarsanız aynı zamanda uzaklaşmak olduğunu göreceksiniz. Denize doğru açılmak karadan açılmaktır.

Biz bugün tümüyle tüm kayıpları saydığımızda 40 bin kaybımıza yanıyoruz. Saraybosna’da sadece 4 yıllık iç savaşta 250 bin insan öldü. Ruanda’da 800 bin insan öldü. Irak’ta sürmekte olan iç savaşta kayıtların sayısı bilinmiyor. Bu yüzden iç barış şu andaki hali bile koruması gereken bir değer olarak duymaktadır.

Sayın başbakan burada demir ağlardan söz etti. Maalesef ülkemizde demir ağlar kurulmuştur ama daha fazla demir parmaklıklar kurulmuştur. Demir parmaklıkların yetersiz kaldığını sayın adalet bakanı söylemektedir.

Ben görüşüme katılırsınız katılmazsınız bütün dileğim sadece can kulağıyla dinlemenizi istiyorum. Ben hiçbir hükümetin bu ülkeye kötülük yapmak isteyeceğine inanmıyorum. Sayın milletvekilleri Türkiye’de şu anda sadece iç barış açığı değil dışbarış açığı olduğunu da görüyorum. Ben son 20 yıla baktığımızda, sayın başbakanın Moskova’da da söylediği, bizi AB’den kurtarın dediği gibi, son 20 yıldır batımızdaki ülkeler bize selam vere vere AB’ye girdi. Şangay İşbirliği Örgütü’ne girdi, biz birbirimize girdi.

Deyim yerindeyse ben de Yunus Medresesi’nden mezun oldum. İktidara demek isterim ki “Bir insanı incittinse bu yaptın icraat değil” Türkiye’yi en çok yeren bir konuda bile iktidarın çevresindeki araştırma şirketlerinin oyumuzu dört artırdı diye baktığını, demir parmaklıkların arkasından üzülerek izledim.

Ben biraz önce Yunus Medresesi’nden mezun oldum derken sizlerle paylaşmak istediğim bir başka şey de eğitim açığı. Şu anda Türkiye’de özellikle öğretmenlerin, 300 bin öğretmen atama beklerken, eğitimin bambaşka tarafında tartışılıyor olmasında üzülüyorum.

Sayın milletvekilleri ben, sizlerin huzurunda, yaşamımın bundan sonraki dilimini hukuk ve hak arayan herkesle birlikte olacağımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.