İşte bu yüzden bu şiirin içindesin…

PAYLAŞ

Bazen bir yol ayrımına gelirsin…
Kararlar; doğruluğu asla ispatlanamayacağı zamanlarda yanlışmış gibi gelir…
oysa ki kanıt gerektirmeyen pek çok şeyin içinde gelişir en derin sevgi.
Zihninin karmakarışık kaldığı o kritik an…
Hiç doğurmayacağın bir çocuk gibi büyür içinde
sancılı ve süresiz seçimsizliğin.
Kadere atıp suçu, aklını buruşturuverir..
Boğazını tıkayan o taşın ismidir ‘keşke’..
Ne kadar yutkunursan yutkun anca midene kadar iteklersin…
Bu da bir başarı elbet ama o saatten sonra midende koca bir taşla yaşamayı öğrenirsin.
işte bu yüzden bu şiirin içindesin…

Bırak kaç kurtul arın yapış yapış şüpheden…
Kan damlasa da gözbebeklerinin içinden,
ışıl ışıl bir tabela gibi alnımın üstündeki en derin çizgidesin.
Tentürdiyotlar basılmış, dilinin kırbacı küflenmiş, yeminler silinmiş …
olan olmuş olmayan seyrelmiş…

Anla ki son olduğunu bilmeden yaşadığın o ‘an’ ın cebindesin..
İşte tam da bu yüzden
bu şiirin ebediyyen içindesin. ,

Korkma dokun keşke’ne, mikrop kapmazsın…
Kalbin arkanda kaldıysa ne geçmişin hayrı dokunur ne de geleceğin…
Bu şiir neyin dalgasıdır kimbilir,
belki sen de benim keşke’min eserisin.
Takdir edersin ki önüne bir köprü çıksa geçmek istersin,
acil karar anında duvara tırmanmayı seçmezsin…
işte bu yüzden bu şiirin içindesin…

Bazen tutmaz.. süte maya çalan el yorgun…
sonuç ekşi ve tatsız ve biraz da suludur.
bazen tutmaz…
O bozuk mayanın ismidir ‘keşke’…
Yanlış bir karar anının asitidir yoğurdu bozan…
Bir gün kopkoyu bir denizin tuzuna düşer kalbin,
tam öldüm dediğin anda
bir şiire tutunup diriliverirsin..
aydınlanır gece…dünün naftalini temizler, bu günün umudunu parlatır…
işte oradadır…
uzanıp alırsın tohumunu geleceğin,
alır ekersin yarına pırıl pırıl…
O saatten sonra ne hüzün ne keder ne de dün…
anla ki; kocaman bir ‘iyiki’ nin miladıdır yaşadığın onca kördüğüm….

sibelbengu@yahoo.com

CEVAP VER