Teflon insanlar (VIII)

Teflon insanlar (VIII)

0
PAYLAŞ

Ya da popüler kültürün dayatmaları olarak; üretim toplumu olamadan, tüketim toplumu olmanın sancıları ve bu süreçte beyinlerini markalaştıramayanların, yaşamlarını markalaştırma çabalarının bir ürünü olarak;


Kartel Medyanın da rating  kaygıları ve reklam pastasından pay alabilme umuduyla sorumsuzca desteklemesi sayesinde bu tür insanlara sıkça rastlar duruma geldik.


KİM BU TEFLON İNSANLAR?…


Teflon bildiğiniz gibi, özel bir boya türüdür. Koruyucu ve yanmaz özelliği vardır. Yani üzerine konan maddeyi yakar ama kendisi yanmaz.


Bunun için mutfaklarımızın vazgeçilmezi olmuştur ‘teflon tavalar’…


Teflon insanlara gelince; bunları gerek siyaset sahnesinde, sanat ve medya dünyasında gerekse dost- arkadaş çevremizde ( bunların bazıları biz istemesek de bir yolunu bulup yaşamımıza sızmış olabilirler) bolca görebileceğimiz insan türleridir.


Bu türün ortak özelliği; amaçlarına ulaşabilmek için, herkesi , her durumu kullanmaktan ve her yolu denemekten asla çekinmemeleridir.


Onlar için ‘insanlık’ amaç değil , araçtır. Varmak istedikleri yolda. Kendileri bu ‘teflon’ denilen özel maddeyle kaplı olduklarından, ya da birileri tarafından yeri geldiğinde kullanılmak üzere kaplanmış olduklarından, asla yanmazlar.


Ama başkalarını kolaylıkla yakarlar. Bunu yapmaktan da hiç çekinmezler. Aslında bundan sadistçe büyük bir zevk aldıkları da söylenebilir.


Bu türün erkeği de kadını da, yüzünüze karşı; sevecen (adeta sevgi kelebeği) verici, yardım sever bir nevi ‘leydi’ veya ‘centilmen’ olduklarını söyler ya da yanıltıcı davranışlarıyla gözünüze böyle görüne bilirler.


Yüzünüze gülerken, gülüyor mu, sırıtıyor mu kolay kolay anlayamazsınız. Çünkü sırtlan gibidirler. Güldüğünü sanırsınız, halbuki o sizi parçalamaya hazırlanıyordur.


Bir başka özellikleri de, kendi senaryolarını kendileri yazar ya da birileri tarafından yazdırılır. Buna kendileri inandıkları gibi, başkalarını da inandırarak, üstlendikleri rolü veya rolleri başarıyla oynarlar.


Her zaman baş rollerde oynamak isterler. Ben merkezlidirler, yani su katılmamış birer egoisttirler. Egolarını tatmin etmek uğruna başkalarını harcamakta asla tereddüt etmezler. Düşler aleminde yaşarlar. Ya kahramandırlar ya da hayali de olsa bir kahramanları mutlaka vardır.


Kişilik bozukluklarını başta anlayamazsınız. Çünkü onlar maskeli birer ‘leydi’ ya da ‘centilmen’ olarak karşımıza çıkarlar.


Kısa mesafe koşucusudurlar. Onlardan maratoncu olmaz. Çünkü uzun mesafe koşularına dayanamazlar, mutlaka bir yerlerden teflonlarının dökülmeye başlayacağını bilirler.


Karıncayı incitmez görünürler ama son derece gaddar ve acımasızdırlar. Kendi yaşamlarını, ilişkilerini kurtaramamışken, birilerini kurtarmaya kalkarlar.


Salt odak noktası olmak ilgi çekmek adına. Yani biraz yaramaz çocuklar gibidirler. Hani annelerinin- babalarının dikkatini, ilgisini üzerlerine çekebilmek için her yolu deneyen, mızıkçılık yapan çocuklar gibi…


Bu tiplerin yetiştirdikleri çocuklar da ister istemez teflon olur. Erkek çocuksa eğer iler ki yaşamlarında da önce’ kişilik’ demez, mutlaka ‘dişilik’ derler. Kız çocuksa eğer, onlar da önce dişiliğim sonra kişiliğim gelir derler.


Çünkü daha çocukluklarından itibaren teflonla sıvanmaya başlanmışlardır. Bu süreç içerisinde nerelerinden teflonları dökülmeye başlarsa hemen  yenilenir ve her daim taze ve kullanmaya ya da kullanılmaya hazır vaziyette bekletilirler…


Narsisttirler, başkaları kendi yaşam alanlarına girdikleri takdirde fazla yaşam hakkı tanımazlar. İnsanları sever görünseler de gönülden sevmezler, sevemezler.


Çünkü buna egoları izin vermez. Kendilerine hayrandırlar. Vazgeçilmez dert ortağıdırlar. (Dikkat! Her an tehlike yanınızda dolaşıyor olabilir.) 


Müthiş hayvan severdirler. Elbette ki, bütün hayvan severleri bu kategoriye sokamayız. Bu en azından büyük haksızlık, insafsızlık olur.


Her gün aynanın karşısına geçip; “ Ayna ayna söyle bana benden güzeli var mı?” derler de bu teflonları dökülene kadar sürer.


Yeniden revizyona girmezlerse; kaçınılmaz olarak mutsuz oldukları gibi, başkalarını da mutsuz ederler. Hiçbir sorunu çözemeseler de sorun dinlemeyi çok severler.


Bu türe karşı ne yapabiliriz? İşte bu iş biraz zordur. Çünkü kapıdan kovsanız, bacadan girmeye çalışırlar.


Biraz da  ‘bukalemun’ gibi oldukları için, kolaylıkla ayırt edemezsiniz. Yani teflonludurlar hem de kamuflajları gelişmiştir. Bu nedenle tespit etmek ve elemine etmek zordur.


Yalancıdırlar, gözünüzün içine baka baka yalan konuşurlar. Biraz da kafaları karışık vaziyette dolaşırlar. Bir gün önce ‘ak’ dediklerine bir gün sonra rahatlıkla ‘kara’ diyebilirler. Tutarsızdırlar. Ne sevdikleri bellidir ne sevmedikleri.


Övülmekten hoşlanırlar. Güçlü görünmeye çalışsalar da, kendileriyle barışık olmadıkları içindir ki, zaafları fazladır.


Demek ki, bu durumda bu tür insanlar için çok fazla da yapabileceğimiz bir şey yok.
Teflonlarının dökülmesini beklemekten başka.


Çevrenize bir bakın bakalım. Yakınınızda bu türe giren insanlar görebiliyor musunuz?
Aslında bu türünde çeşitleri var . ( Doğuştan teflonlular- Sonradan teflonlu olanlar ve teflonlu olmadığı halde kendini teflonlu sananlar).


Bu iş uzar gider. En iyisi bu türü kelaynak kuşları gibi koruma altına almak. Bir gün nesilleri tükenirse gelecek nesillere göstermek için. Bir de sanırım levha asmak lazım; ‘dikkat! Yaklaşmayın burada Teflon İnsanlar var’ diye…


“Anneme ‘teflon insanlardan’ olduğumu söylemeyin’ O beni ‘insan gibi insan sanıyor!’


______________


Mete Karakaş (Araştırmacı/Yazar) karakasmete@hotmail.com


YAZARIN DİĞER YAZILARI


– Aşklar, şiirler ve şarkılar


– Gittim, gezdim, gördüm


– …bağlı kadınlara selam olsun! (1)


– Destan’dan destana yol gider (II)


– Bunu biliyor muydu Bay Bush? (III)


– ‘Amazon’ kadınlarından ‘Amansız’lara (IV)


– Panik Odası mı? Nanik Odası mı? (V.)


– Meryem ve Meryem (VI)


– İki farklı Recep öyküsü… (VII)


 

BİR CEVAP BIRAK

1 × five =