Tek telefonla tüm kabine dinlenmiş…

Akıl alır gibi değil.
Ülkede dinlenmeyen kimse kalmamış sayılır.
Hemen her yıl, bir önceki yılın dinlenenlerin listeleri yayınlanır oldu nerdeyse.
Her meslekten, her kesimden, aydınından cahiline, dincisinden ateistine kadar herkesin telefonu dinlenmiş.
Dinleyen özel sektörden bir şirket olsa anlarım.
Dinleyen kurum, devlet kurumu.
Yani her an denetlenebilir bir yer.
Zaten böylesi önemli kurumların başına da iktidar, en güvendiği kişiyi getirir.
Bu ülkede cumhurbaşkanından başbakanına kadar dinlenmeyen yok nerdeyse.

Suçlu paralelcilermiş (!)
Her taşın altından paralelciler çıkıyor ya, böylelikle suçun yükleneceği “hamal” belli…
Zaten dinleme işi de bizatihi “paralel” sayılabilir (!)
Adamlar başbakana veya bakanın evi, ya da makamına telefon bağlarken bir de “paralel” çekmiş, dinlemek için (!)

Yeni bir iddia ortaya atıldı.
Geçenlerde görevinden istifa eden Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk’ün telefonları sayesinde dinleyen he kimse başta başbakan olmak üzere tüm kabine üyelerinin konuşmalarına ulaşmış.
Nasıl olur böyle bir şey?
Şöyle olurmuş.
AA Genel Müdürünün telefonları takibe alınmış.
Bilerek veya bilmeyerek.
Bana göre, bilerek takibe alınmış olmalı.
Çünkü bu iletişimci olduğu söylenen arkadaş iktidara tam bağımlı bir genel müdür.
Yani partili.
Yarı resmi olması gereken bu ajansın genel müdürü, hem başbakana ve hem de partisine karşı son derece yakın.
Zaten son seçim sonuçları ortaya çıkarken ilk işi olarak AKP Genel Merkezi’ne gidip genel başkan ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a gidişatı bildiren raporu verirken görüntülendi.
Tarafsız olması lazım ya, öylesine heyecanlanmıştı ki arkadaş hiçbir partiye gitmeden ilk iş olarak AKP’lileri kutlamak için genel merkeze koşmuştu.
Demek ki neymiş?,
Bu genel Müdür iktidara kayıtsız şartsız bağlıymış.
İşi garip tarafı bu arkadaş her zaman ve her an, tüm bakanlarla sık sık görüşüyormuş.
Başbakan neyse de, devlet bakanları ve tüm bakanlara telefon edip duruyormuş.
Tabii ki dünya ve ülkede olan bitenleri aktarıyor olmalı.
Bu alışkanlığını ve bağlılığını bilenler her kimse, Genel Müdürün makam ve ev telefonları sayesşnde tüm kabineye ulaşmışlar.
Yani bakanların hemen hepsini dinlemişler.
Kemal sayesinde..
Bu arada bir çok bürokrat, partili ve ilgiliyle görüşmeleri de olmuş.
Bir ajans genel müdürü ne iş yapar diye sormayın artık.
Ne yaptığı belli.
Ajansçılık ve gazetecilik dışında tüm işleri yaptığı açık ve net.
Bunun adına bizde ve dış dünyada “muhbirlik” denir…
Adam gazetecilik-muhabirlik yerine, muhbirliği tercih etmiş…
Ben Başbakan olsam bu arkadaşı kayıtsız şartsız milletvekili yapardım.
Çok “verimli” bir mebus olabilir.
Her alanda…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here