Tekmeci polisten Erdoğan’lı savunma!

Tekmeci polisten Erdoğan’lı savunma!

0
PAYLAŞ

DHA Üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın, aralarında polislerin de bulunduğu kişiler tarafından dövülerek öldürülmesiyle ilgili davada savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, Ali İsmail Korkmaz’ın göğsüne ve başına gelecek şekilde 3 tekme attığını belirterek, sanık polis Mevlüt Saldoğan hakkında “kasten adam öldürmek” suçlamasıyla müebbet hapis cezası istedi, 2 polis Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin için de delil yetersizliğinden beraat talep etti. Sanık polis Saldoğan, ”Bu ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı ‘Gezi Parkı bir darbedir’ diyor. Eğer bu darbeyse ben darbenin bastırılmasında görev aldım. Beraatimi talep ediyorum” savunmasını yaptı.

Ali İsmail Korkmaz davasında savcının mütalaasının ardından aile avukatlarından Ayhan Erdoğan, salona getirilen olay yeri maketi üstünde Ali İsmail Korkmaz’ın nasıl ve nerelerde saldırıya uğrayıp, dövüldüğünü anlattı. Avukat Ayhan Erdoğan, sanıkların maket üstünde bulundukları konumları göstererek şunları söyledi;

“Polisin amacının suç işleyen varsa yakalamak değil, pusu kurmak olduğu telsiz kayıtlarında mevcuttur. Beraati istenen polisler olmasaydı, Ali İsmail Korkmaz o sokaktan kurtulup, kaçabilirdi. Beraat kararı verilmesi haksız olur. Bu olaylarda polis, güvenlik görevi yapmamaktadır. Mevlüt Saldoğan asli faildir. Nitelikli olarak kasten adam öldürme suçu işlemiştir. Yalçın Akbulut da olayda en önemli roldedir. Ali İsmail Korkmaz’ın yakalanma talimatını Yalçın Akbulut veriyor ve 4 sivil sanık darp edip yakalıyor. Yalçın Akbulut da asli fail olarak düşünülmelidir. Yalçın Akbulut ve Mevlüt Saldoğan müşterek faildir. Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin, müşterek fail olarak düşünülmediği takdirde fiilen olaya katıldıkları görülmelidir.”

TUTUKLU POLİS MEVLÜT SALDOĞAN: BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM

Ali İsmail Korkmaz’ı öldürmekle suçlanan sanık polis memuru Mevlüt Saldoğan, o gün üzerinde taşıdığı tabancanın namlusunda mermi bulunduğunu, istese çekip vurabileceğini anlattı. Ali İsmail Korkmaz’ı öldürmediğini iddia eden Mevlüt Saldoğan, “Gerek iddia makamının, gerek müdafi avukatların iddialarını kabul etmiyorum. En kilit noktada maket yanlıştır. O boşluk alanda binalar yerleştirilmiştir. Tutuklu olduğum sürede bina yapıldı mı bilmiyorum. Benim zor kullandığım şahsın Ali İsmail Korkmaz olup olmadığı belirlenmediği halde, öyle kabul edildi. Ben, Ali İsmail Korkmaz olmadığını söylüyorum. Orada geçici baygınlık bahsedildi. Topu topu 57 saniye müdahale edildi. O nasıl bir baygınlık? Ben yalan söylemiyorum. 42 yaşına yeni girdim, bugüne kadar kimseyi yaralama, öldürme kastıyla hareket etmedim. Bir sanık yemin etmek zorunda değildir ancak, ben namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum. Benim ne zaman raporlu ve yıllık izine çıktığım özlük dosyamda var. Görüntü kayıtlarını silmedim. Müdafi heyetinin talep ettiği gibi ben de talep ediyorum , kimler sildiyse belirlensin. İlk defa yargılanıyorum. Benim için en büyük acıdır bu. 8 aydır Eskişehir’de görevliydim. Çalışan personeli bile tanımıyordum. Olaya karışan esnaflarla, jandarmanın ekip otomobilinde tanıştım. Böyle bir pusu kurmadık. 72 saat boyunca görevden ayrılmamak üzere orada bulundum. Bir insanın ne kadar uykusuz kalabileceği, psikiyatriste sorulması lazım veya nasıl bir tepki verir bunun sorulması lazım. Benim oradaki görevlendirildiğim arkadaşlara da sorabilirsiniz. Tutuksuz yargılanan arkadaşlara da sorabilirsiniz. Benim ne ceza alacağım önemli değil. Gerekirse ilmeği takarım, canımı da alırım. Benim evladım yaşındaki bir insanın canını almakla suçlanıyorum. Vallahi, kimseyi öldürmedim, kimseyi öldürecek hareket etmedim. ”

”DÖNEMİN BAŞBAKANI GEZİ OLAYINI DARBE GİRİŞİMİ OLARAK NİTELENDİRDİ”

Duruşmada olayın asli fali olmakla suçlanan polis memuru Mevlüt Saldoğan, dönemin Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adını söylemeden, ”Dönemin başbakanı. Gezi Parkı eylemlerinin bir darbe girişimi olduğunu söylemişti. Gezi olayları bir darbe girişimiyse, ben darbe girişimini bastırmak amacıyla görevlendirildim. Adalet herkese lazım” diyerek, savunmasını şöyle sürdürdü:

”Kasten adam öldürmekle suçlanmak benim için çok büyük hakaret. Benim o gün silahımın namlusunda mermi vardı. Öldürmek isteseydim, çeker vururdum. Allah hepsini biliyor, tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Fırıncı Ramazan Koyuncu ise “Önceki ifadelerim geçerlidir. 16 aydır cezaevindeyim. Ben ne Ali İsmail Korkmaz’ı, ne polisleri, ne de bizi durduran polisleri tanırım. Kimseye kastım, husumetim yoktur” dedi.

Sanıklardan İsmail Koyuncu da olay yerinde müdahale ettikleri kişinin Ali İsmail Korkmaz olmadığını savundu. Sadece olay yerinde gördüğü polis memurları ve kişileri kıyafetlerini değiştirseler bile tanıdığını söyleyen İsmail Koyuncu ancak, Ali İsmail Korkmaz’ı hastanede çekilen güvenlik kamera görüntülerinden tanıyamadığını anlatarak, önce tahliye, ardından beraatini istedi.

SANIKTAN MAĞDURUM SAVUNMASI

Ebubekir Harlar da savunmasında, ”16 aydır mağdurum tahliyemi talep ediyorum” ifadesinde bulundu.

Zanlılardan Muhammet Vatansever de “Suçlamaları kabul etmiyorum, kasten öldürme ve yaralama yapmadım. İşbirliği yaptığımız söyleniyor. Görüntülerde açıktır ki ben sadece orada bekliyorum. Bu şahıs da Ali İsmail Korkmaz değildir. Üzerinde kırmızı bir mont yoktur. Açık yeşil renkli kıyafet vardır. Güvenlik kamera görüntülerinde bizleri netleştirmişler, Ali İsmail’i değil” dedi.

Tutuksuz yargılanan polis memuru Yalçın Akbulut, “Savunma için süre istiyorum. Talimat verdi diyorlar. Ancak, talimat vermedim. Sivil şahısları yakalayın diye talimat verdiğim söyleniyor, böyle bir şey yok” dedi.

Beraatleri istenen polis memuru Şaban Gökpınar, “Savunma için süre istiyorum. Savcı görüşlerine katılıyorum. Ali İsmail’in avukat Ayhan Erdoğan’ın söylediklerine katılmıyorum. Açık Öğretim Fakültesi sınavı için idari izinliydim. Gece saatlerinde telefonla görevlendirildim. Ben, amir değilim, başpolis memuruyum. Sıfatım memurdur” diye konuştu.

Beraatleri istenen polis memuru Şaban Hüseyin Engin de savcı mütalaasına katıldığını ancak Korkmaz ailesinin görüşlerine katılmadığını, savunma için süre isteğini belirtti. Sanık savunmalarının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.

SALDOĞAN’IN AVUKATI: VALİ, BAKAN, BAŞBAKAN DA DAVAYA DAHİL EDİLMELİ

Ali İsmail Korkmaz davası, mahkeme heyetinin verdiği 1 saatlik aranın ardından devam edildi. Mahkeme heyetinin söz verdiği tutuklu sanık Mevlüt Saldoğan’ın avukatı Mutlu Karayılan, savcı mütalaasını kabul etmediklerini söyleyerek, “Bu aşamaya kadar yapılan yargılama sürecinde, kesin delilden uzak nasıl böyle bir kanıya varıldı bilemiyoruz. Mahkeme de davayı bitirmenin telaşına düşmüş. Görüntüler Hollanda’ya gönderilsin ve orada darp edilen Ali İsmail Korkmaz mı değil mi o delillendirilsin. Ali İsmail, merdivenden düştüm diyor. Merdiven hususu araştırılsın. Merdivenden düşme konusunda kimse Ali İsmail’in başına silah dayamadı” dedi.

Adli Tıp Kurumu’nun raporlarının çelişkili olduğunu savunan avukat Mutlu Karayılan, sözlerine şöyle devam etti:

“Adli Tıp Raporu kopyala yapıştır, avukat anlatsın raporudur. Ali İsmail’in hastaneden çıktıktan sonraki 17 saati kayıp. Belki Ali İsmail’i bir başkası dövdü. Görüntülerdeki kişi Ali İsmail midir, değil midir önce tespit edilmelidir. Bu durumda bir kısım baskılara dayanarak bu davayı bitirme gayretinde olunduğu düşünülür. Müvekkilim kendisine verilen talimatı yerine getirmiştir. Eskişehir Emniyet Müdürü, Valisi, İçişleri Bakanı ve Başbakan da davaya dahil edilip, ifadeleri alınmalıdır. Müvekkilim, polis memurudur, kaçacak durumda değildir. Nakdi kefaletle serbest kalmasını istiyoruz.”

Diğer sanık avukatları ise, savcı mütalaasının aleyhlerinde olan konuları kabul etmediklerini bildirdi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Sanık avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti verdiği 10 dakikalık aranın ardından ara kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, Yalçın Akbulut’un tutuklanması talebinin reddine, sanık avukatlarının tevsi tahkikat taleplerinin reddine, tutuksuz sanık Şaban Gökpınar, Yalçın Akbulut ve Hüseyin Engin’in mütalaaya karşı istedikleri savunma sürelerinin verilmesine, sanık avukatlarının esas hakkındaki savunmaları için istedikleri sürelerin verilmesine ve duruşmanın 26 Aralık’a bırakılmasını kararlaştırdı.

BİR CEVAP BIRAK