Tekstilde 151 bin kişi işini kaybetti

PAYLAŞ

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) Tekstil-Hazır Giyim Konfeksiyon Zirvesi için hazırladığı raporda, 2005 yılında yaşanan ihracat ve istihdam kaybıyla ile ilgili çalışmaya da yer verildi.


Tekstil, konfeksiyon, halı ve deri sektörlerinin dahil edildiği çalışma kapsamında ihracat kayıpları, 2004’te en az 100 bin dolar ihracat yaptığı halde 2005’te hiç ihracat yapamayan firmalarla, 2005 ihracatı yüszde 50’den fazla azalan firmalar dikkate alınarak hesaplandı. İstihdam kayıpları ise konfeksiyon sektöründe kişi başına ihracatın 12 bin dolar, diğer sektörlerde ise 20 bin dolar olduğu dikkate alınarak belirlendi. Buna göre geçen yıl tekstil sektöründe 429 milyon dolarlık ihracat ve 21 bin 475 bin kişilik istidam, konfeksiyon sektöründe 1 milyar 470 milyon dolarlık ihracat ve 122 bin 504 kişilik istihdam kaybı yaşandı. İhracat kaybı halıda 50 milyon, deride 95 milyon dolar, istihdam kaybı ise halıda 2 bin 525 kişi, deride de 4 bin 769 kişi olarak hesaplandı.


İSTİHDAM VERGİLERİ


Raporda, sektörün toplam maliyetleri içerisinde işgücü ve hammadde maliyetinin payının yüzde 84 düzeyinde olduğu ve yüzde 90’ından fazlası uluslararası pazarlarda rekabet eden firmaların rekabet gücünün, maliyet faktörleri ve döviz kurlarındaki olumsuz gelişmelerden doğrudan etkilendiği belirtildi.


Hazırgiyim sektörünün en büyük sorununun istihdam üzerindeki kamu yükü olduğu belirtilen raporda, “Rakiplerine göre 2.5 kat daha fazla olan bu yük diğer sektörlere göre hazırgiyim sektörünü çok daha fazla olumsuz etkilemektedir. Çünkü ürün maliyetindeki işçilik payı hazırgiyim sektöründe diğer sektörlere göre minimum 2.7 kat daha fazladır” denildi. Bu nedenle de 50 milyon doların üzerinde ihracat yapan bir çok firmanın üretimlerini rekabet avantajlarını kaybetmemek için Romanya, Bulgaristan, Mısır, Ürdün, Moldovya ve Özbekistan’a taşındığı ileri sürüldü. Bir çok firmanın da taşınma hazırlığı içinde bulunduğu, ayrıca şu anda çalışanlarına ücretsiz izin vererek üretimine ara veren bir çok firmalarda bulunduğu ileri sürüldü.


Söz konusu sorunların çözümü için istihdam vergilerinin işverene olan maliyet içerisindeki payının yüzde 43’ten yüzde 20’lere indirilmesi, ücretlerdeki aşırı artışın önüne geçilmesi ve bölgesel asgari ücret uygulamasının başlatılması talep edildi.


TL’NİN DEĞERLENMESİ


TL’nin 2002 yılı sonlarından itibaren aşırı değerlenmeye başladığı, buna karşılık hammadde fiyatları ve işçilik ücretlerinin devamlı arttığı vurgulanan raporda, “Son 3 yılda ki gelişmelere bakarsak TL’nin aşırı değerlenmesine rağmen girdi maliyetleri TL bazında son 3 yılda yüzde 50 artmıştır. TL’nin aşırı değerlenmesiyle birlikte maliyetlerin TL bazında düşmesi gerekirken maliyetler TL bazında sürekli artmaktadır. Bu durum da büyük bir çelişki yaratarak reel sektörün ve ihracatçının rekabet şansını ortadan kaldırmaktadır” denildi. Bu nedenle de enflasyon artışına neden olmayacak bir şekilde TL’nin aşırı değerliliğinin giderilmesi, girdi fiyatlarının uluslararası piyasalar düzeyinde oluşmasını engelleyici politikalardan kaçınılması talep edildi.


“TRT PAYI, KALDIRILMALI”


Türkiye’de enerji fiyatlarının yüksekliğinin, hazırgiyim ve konfeksiyon sektörünün hammaddeleri olan iplik ve kumaşın uluslararası ölçülere göre daha pahalıya üretilmesine yol açtığı vurgulanan raporda, bunun da konfeksiyon üreticisinin hammadde maliyetini yükselttiği anlatıldı. Türk sanayiinin dünyada en pahalı elektriğini kullanan sanayiler arasında bulunduğu ileri sürülen raporda, elektrik fiyatı üzerinden alınan TRT payının kaldırılması ve KDV’nin düşürülmesi, sanayi girdisi olarak kullanılan diğer enerji üzerindeki vergilerin de kaldırılarak bunların fiyatının uluslararası düzeye çekilmesi talep edildi.


Raporda, reel faiz oranlarının hala yüksek olmasının uzun vadeli rekabet gücü üzerinde bir baskı oluşturduğu ileri sürüldü. Sektörün finansmana erişme sorunu yaşadığı kaydedilen raporda, toplam kredi pastasından aldığı aldığı payın son yıllarda yüzde 1.4 düzeyine gerilediği, bu gerilemenin arkasında finans sektörünün hazırgiyim ve konfeksiyon sektörüne yönelik olumsuz bakışının yattığı bildirildi. Raporda, reel kredi faizlerinin düşürülmesi, bankaların kredibilite değerlendirmesini sektöre göre değil, firma bilançosuna göre yapmaları istendi. (ANKA)

CEVAP VER