Televizyonlar ve çöküş

Televizyonlar ve çöküş

0
PAYLAŞ

“Semra Yücel (kaynana Semra) adında, kocasından ayrılmış bir kadın ve Ata (Türk) adlı oğlu ekrana çıkartıldı.
Hanım oğlunun evlenmek istediği kızları beğenmiyor, kızlara canlı yayında bağırıp hakaretler yağdırırken, oğlunu da baskı altına alıp onların kendisine layık olmadığını söylüyordu.
Bu komedi aylarca sürdü.
Toplum mariz bir ruh yapısı içinde Show TV’nin yayına yapışıp kalmışken, “Gelinim olur musun” izleyici rekorları kırmaya başladı.
Öyle ki 17 Aralık 2004 gecesi Türkiye’nin Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerine başlama kararının alınacağı saatlerde, Semra Hanım ve Ata Türk’ü seyredenlerin sayısı, bu önemli kararı canlı yayında izleyenlerin sayısını fersah fersah geride bırakmıştı…
Ve gün geldi televizyonlarda başka yarışmalar, başka mutsuz insanlar yaratmak üzere kotarılırken Ata Türk unutuldu gitti.
Ta ki 19 Eylül 2005 günü ajanslara düşen bir haberle tekrar hatırlanana kadar. Şöhret olduğunu sanan zavallı genç adam, unutulmanın verdiği bunalımla içki, esrar ve extacy denilen uyuşturucuya kapılmış, sonunda Adana’da bir otel odasında ölü bulunmuştu.
Normal insan aklı ve izanı bu olaydan sonra ne düşünür; zavallı talihsiz gence acımak ve son uykusunu uyumak üzere onu yalnız bırakmak…
Hayır yazık ki bu ülkede bu bu olmadı!
Ata Türk’ün ölümünden sonra başta Show TV haberini bile paraya tahvil etmekti!  Çünkü reyting, en çok izleyici; en çok izleyici, en çok reklam en çok para demekti!
Tarihe belge düşmek üzere, bu olaya ilk günden itibaren üç gün boyunca haber bültenlerinde yer ayıran kanalları ve yayın sürelerini veriyorum:


Star TV           89 dakika
Show TV        76      “
ATV               74      “
SKY Türk       45     “
Habertürk       55      “
TGRT  Haber 35      “
Kanal   7         37      “
Kanal  D         31      “
Flash Tv         34      “
CNN Türk      27      “ 
TGRT             17      “
Kanal 8           15     “
Kanal A          8       “
Olay TV         10     “
Ege TV          2,5     “
Samanyolu     9        “
Kanaltürk       2,5    “
NTV               47   saniye
Cine5             20       ”


Sevgili okurlar;
Olayın üzerinden epeyce bir süre geçti ama televizyonlarda ki benzer “felaketler” sürüp gidiyor. Kaynana Semra, oğlunu ölüme götürecek denli bir facianın kapısını aralayana dek, ilerde neler olup biteceğini kestiremedi!
Günümüzün televizyon ekranlarında ise bireyleri felakete götürmekte olan çirkin yayınların, toplumumuzu nereye götürmekte olduğunun, ne yazık ki henüz ayrımına varabilmiş değiliz!


Sabahları sanatçıların ağırlandığı ve ünlü kişilerle söyleşi yapılan programları ya da akşamları birbiri ardına ekranlara gelmekte olan ahlaki değerleri erozyona uğratan dizileri izleyenler; bu programlarda kendilerini bilgilendirici ve her yönden eğitici, insani değer niteliklerini artırıcı unsurlar bulabiliyorlar mı?


Dansöz yarışması düzenleyerek, genç kızlarımıza ve toplumuza neyi vermek istiyoruz? Bir geceliğine beğendiği kadının bedenine sahip olmak isteyen zengin ve bunu kabul eden kadın tablosuyla toplumda nasıl bir imaj yaratılmak isteniyor?


Parası olan bastırsın parayı, beğendiği kadınının rahmine ulaşmakta hiç beis görmesin! Fırsat geldiğinde ve hatırı sayılır paralar bastırılınca neden bir kadın bu tür tekliflerden kaçınsın! Bu “yüksek ruh”mu aşılanmak isteniyor topluma?


Yugoslavya parçalanmadan önce televizyonlardaki programlarla manevi erozyona uğratıldı. Sonra da diğer başka plânlarla her yönüyle içerinden çökertilmiş olan toplum, parçalanmaya müsait hale getirildi.


Bunu biz söylemiyoruz. Orada doğup büyümüş ve yıllarca yaşamış bir aydın söylüyor… Ülkesi parçalanmış bu aydın kişi, bugün maziyi yüreğinde yara olarak taşıyarak, bizim ülkemizde yaşıyor…


Başka ne diyelim?
Sabahları kim kimi şey yapmış, yani kandırmış, aldatmış, ihanet etmiş bu tür söyleşileri… Akşamları da dansözlü, sazlı sözlü ve geceliği 150 bin dolardan başlayan dizileri kaçırmamaya özen gösterelim.


Ülkemiz bu programlar sayesinde yücelecek ve toplum refah ve huzura kavuşacak(!) Bunu unutmayın!…



burhanozbey21@hotmail.com
burhanaozbey@yahoo.com


(¹)Türk Televizyon Tarihi – Ömer Serim – Syf: 419 – Epsilon yayınevi – Baskı Ocak 2007  

BİR CEVAP BIRAK