Temele İnmek-2 ya da ‘Beyaz Ölüm Kuşları’

PAYLAŞ

12 Mart döneminde ölen arkadaşım, şair Arkadaş Z. Özger’in “Beyaz Ölüm Kuşları” (Soyut, Haziran 1970- Sevdadır, 1 Mayıs, 6. Basım, Eylül 2001) adlı, çok sevdiğim uzun bir şiiri vardır. Şiirin ilk dizeleri şöyledir:

sonra bir gün anneler de ölür
böcekler ve kertenkeleler ölür
boşalır suyu havuzun kum seddi yıkılınca
sivrisinekler ve kağıttankayıklar ölür

sonra o gün çocuklar da ölür

***

Marx ile Bakunin arasında, I. Enternasyonal’in dağılmasına yol açan büyük tartışmanın esası, devrimin esas manivelasının ne olacağı üzerineydi. Marx ve Engels, bu manivelanın politik iktidar, yani devlet olması gerektiği kanısındaydılar. Proletarya, gerçekten proletarya olarak örgütlenecek ve politik iktidarı ele geçirecek ve bu manivelayı kullanarak toplumsal dönüşümü sağlayacaktı. Bakunin ise, toplumun ve proletaryanın kurtuluşunun öznesinin doğrudan kendileri olması gerektiğini, bir zor mekanizmasına ihtiyaç olmadığını, toplumu dönüştürmek için kullanılacak politik iktidar mekanizmasının, bizatihi toplum üzerinde bir baskı aracına dönüşeceğini ileri sürüyordu.

Bu tartışmada Bakunin haklı çıktı.
Ve toplum öldü. Toplumun yerini politik iktidar aldı.

20. Yüzyılın başında, Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP) içinde, Lenin’le Martov arasında, bu partinin dağılmasına yol açan büyük bir tartışma cereyan etti. Lenin, politik iktidarın kullanılabilmesi için, kendi içinde sıkı disiplinli bir partinin, bir öncü partinin zorunlu olduğunu, bu parti olmadan proletaryanın politik iktidarı ele geçiremeyeceğini ileri sürüyordu. Martov ise, politik iktidar için partinin gerekli olduğunu düşünmekle birlikte, bu partinin proletaryanın yerine geçmesine karşı çıkıyor, proletaryanın ana gövdesinden böylesine ayrı bir çelik çekirdeğin, sonunda proletaryayı baskı altına alacağını ileri sürüyordu.
 
Bu tartışmada Martov haklı çıktı.
Ve proletarya öldü. Proletaryanın yerini parti aldı.

1920’li ve 1930’lu yıllarda, Stalin’le parti içindeki tüm muhalifler arasında, Bolşevik Partisi’nin imha edilmesine yol açan büyük bir tartışma cereyan etti. Stalin, politik iktidarı yöneten partinin, tümüyle Merkez Komitesi’nin, dahası Politbüro’nun ve Parti sekreterinin monolitik yönetimine ve direktiflerine tabi olması gerektiğini ileri sürüyordu. Parti içi muhalifler ise, parti içi iktidarın bu kadar monolitikleştirilmesinin ve merkezileştirilmesinin proletarya partisinin tek kişi yönetimine tabi olması ve fiiliyatta partinin tasfiyesi anlamına geleceğini söylüyorlardı.

Bu tartışmada parti içi muhalifler haklı çıktı.
Ve parti öldü. Partinin yerini politbüro ve Stalin aldı.

Arkadaş Z. Özger’in uzun şiiri şöyle biter:

ama şimdi kim kandırabilir sizi
bir ölünün hayat kokan ağzını öpmek için


Gün Zileli
21 Nisan 2007

     

 

CEVAP VER