Teşvik primi

Teşvik primi

0
PAYLAŞ

Bu işi güzellikle çözmeye karar vermiş bir gün…

Ertesi gün çocuklar yine aynı şeyi yaparlarken yanlarına sokulmuş… “ Ne güzel ” demiş, “ biz de gençliğimizde bu tür şeyler yapardık, buna bayılıyorum, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz, bunu her gün yapıp, beni böyle mutlu ederseniz, size günde 10’ar lira veririm.”

Çocuklar bu teşvik primiyle zevkle devam etmişler günlük işlerine!… Çöp bidonları hergün yer ile yeksan… Gürültü katsayısı tavanda… 3 gün sonra, yaşlı adam, “ çocuklar ” demiş, “ ben emekli adamım, bu bana ağır geldi, anlayışlı olun, gelin size bu iş için 5’er lira vereyim her gün… İdare edin… ”

Çocuklar bozulmuşlar, ama günde 5 lira da hiç yoktan iyiymiş, kabul etmişler, ama 2’şer bidon devireceklerine, 1’er bidon devirip, işi yavaşlatmaya başlamışlar… 3 gün de böyle geçmiş…

Ertesi gün yaşlı adam, çocukları okul çıkışında karşılamış… “ Çocuklar ya!” demiş “ iyi çalışmıyorsunuz, paranın hakkını vermiyorsunuz, zaten bende derman da kalmadı, size bu yüzden sadece 1’er lira verebilirim… Başka da zırnık çalışmaz, yerseniz… “

“Ohooo! amca dalga mı geçiyorsun bizle “ demişler çocuklar, “ günde 1 lira için bu kadar iş yapılır mı? İşi bırakıyoruz…”

Buradaki yaşlı adam Baykal’a benziyor, çocuklar da “yeni “ CHP’nin toy yönetimine… Yaşlı adam, ilk gün “yemin etmeyelim” diyor, gürültü çoğalınca, çocukları iyot gibi açıkta bırakıp, “ hadi artık yemin edelim” diyor… Yemin etse başı ağrımaz ki o çocuklar da kendi gürültülerinden kendileri rahatsız olmaya başladılar zaten… O çocukların yerinde saygısız, dengesiz zamane çocukları olsaydı, o yaşlı amca yanmıştı… Gösterirlerdi ona yemin ederken ayağını kaldırmayı… Hipokrat yemini etmeden by pass yaparlardı alimallah…

O yaşlı amcayı halkımıza, gürültücü çocukları da politikacılara benzetebiliriz… Halkın cebinden verilen teşvik primleri ile gürültüden başka hiçbir şey yapmıyorlar… Her yol çöp içinde… Bunlara prim verilmesi kesilse de, işi bırakıp gitseler…

O yaşlı adamı Aziz Bey’e, çocukları ise, onun yolunu kesip, hala, “ bu taraftar seninle gurur duyuyor” diye bağırıp çağıran şuursuz gürültücü fanatiklere benzetebiliriz. Fener’in ışığı loşlaşınca, o amcaları cep feneriyle top alabilecek mi bakalım onlara? Kırdıkları camların paralarının Deniz Feneri fonundan karşılanacak hali yok ya!

Şöyle bir benzetme de uyar bu hikayeye. O amca Tayyip Bey, gürültücü çocuklar da liboş yazarlar… Artık pek gerek kalmadığı için, giderek kesilen teşvik yetmeyince, çıkarılan gürültü de yalandan yapılıyor, kalitesi giderek düşüyor… Ve aşağı mahalleden, daha ucuz olan yeni yetme gürültücü çocuklar üşüşüyor bala her gün, bir parmak da kendi ağızlarına çalınsın diye… Ekrana çıksalar kar… Medya tröstüne kapak atıp, gürültücü ahkamları sayesinde kapaklanmış oluyorlar kanalın birine, sonra köşe kapıyorlar, sonra da kendileriyle aynı ucuzluktaki bir kanalda talk show programı falan yapmaya başlıyorlar… Ama bu çocukların teşvikleri kesilince, işi bırakmaları da yetmeyecek, bir gün hepsi çöp bidonlarında bulacaklar kendilerini cümbürcemaat… Ve yaşlı bir amca tekmeleyecek tangur tungur…

BİR CEVAP BIRAK