THY çalışanları özelleştirmeye karşı

İstanbul Yeşilköy’deki Genel Müdürlük binası önünde toplanan ve ”Misyonunuz ne? Ulusal havayolumuzu yok etmek mi?”, ”Halka arz özelleştirme talanının makyajıdır” yazılı dövizler taşıyan yaklaşık 200 kişilik grup, ”THY halkındır satılamaz”, ”İş, ekmek yoksa barış da yok” sloganları attı.

Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş) Genel Başkanı Atilay Ayçin, gruba hitaben sendika minibüsünün üzerine çıkarak yaptığı konuşmada, yaklaşık 1.5 yıl önce gelen mevcut yönetimin ısrarla ”Biz burayı istediğimiz gibi yönetiriz” dediğini savunarak, eylemlerinin buna karşı olduğunu söyledi. THY Genel Müdürü’ne, göreve başladığı zaman her türlü yardıma hazır olduklarını söylediklerini ifade eden Ayçin, ”Ama iyi niyetle kendilerine tanımış olduğumuz zamanı onlar başka yönde kullandılar. 257 kişiyi zoraki emekliye gönderdiler, Ankara ve İzmir’deki rezervasyon merkezlerini kapattılar, aile birliğini tanımadılar, buradaki kişileri İstanbul’a tayin ettiler” diye konuştu.

1.5 yıl sabrettim

Yeni yönetime karşı önyargılı olmadıklarını ve zaman tanıdıklarını dile getiren Ayçin, ”1.5 yıldır sabrettim. Biz sabır taşı değiliz, çatlarsak kötü çatlarız, patlarsak kötü patlarız. Bu toplantıdan sonra THY’de uyarı dönemi bitmiştir, eylem dönemi başlıyor. Çünkü üzülerek seyrediyoruz ki çalışanların emeğiyle bu noktaya gelen şirket, parça parça bitiriliyor” dedi.

THY’nin özelleştirme kapsamına alınmasını da eleştiren Ayçin, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın ”özelleştirmeye karşı çıkanların dili kopsun” dediğini belirterek, ”Ben de diyorum ki bu değerlerin anlamını bilmeyen ve ısrarla görmezden gelenlerin de gözü kör olsun” şeklinde konuştu.

Kadrolaşma yapılıyor

Ayçin, THY’ye her gün yeni kişiler alındığını, buna değil, kadrolaşmak için yapılan işe alımlara karşı olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

”Kadroların içi boşalıyor. Düne kadar kendi motor bakımlarını yapan teknik, bugün motor bakımlarını yurtdışında yapar konuma geldi. Hele uçuş bir facia… Kaptan diyor ki bana, ‘240 kişiyi bir ceset uçuruyor. Sinirlerim allak bullak, yorgunluğum had safhada, depresyon geçiriyorum, ilaçla ayakta duruyorum’ diyor. 110 saatlik limitler vurmuş 130-140 saate, 220-240 saate vurmuş uçuş görev süreleri. Yer İkitelli halk otobüsü garajı değil, buradakiler de belediye otobüsü değil. İstanbul Halk Ekmek Fabrikası hiç değil. Burada uçak uçuruyoruz. Çağın en son teknolojisini uçuran bu şirkette insan sağlığını göz ardı edemezsin. Bu yorgunlukla, stresle uçan uçucu, yarın ne olur? Yarın TCDD’deki kazaya benzemez. Siz gideceksiniz, biz yine burada kalacağız.”

Açıklamanın ardından bir süre slogan atan grup, daha sonra dağıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seventeen + eighteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.