Tüketici derneklerini daha duyarlı olmaya çağırıyorum!

Tüketici dernekleri halkı kandırmak isteyenlere karşı daha duyarlı olmalılar, çünkü o kadar değişik reklamlar ile beyinlerimize dokunuluyor ki, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile anlayamaz hale geldik.

Son günlerde petrol ofisleri reklam vermeye başladılar. Reklamları baştan aşağıya kandırmaca ile dolu olduğuna inanıyorum ama ne yazık ki ekranlarda gösterilmeye devam ediliyor. Bir bankanın kartı için yapılan reklamda, benzin istasyonuna gelen bir müşteri, 100 TL’lik benzin ister ve o andan itibaren arabanın içinden hediye paketleri çıkmaya başlar. 100 TL benzin dolduğunda ise arabadan dışarıya şoför fırlar, çünkü o kadar çok hediyelik eşya vardır ki, artık arabada yer kalmamıştır. Benzin dolduran genç ise, kendisine ait olmayan ses ile, 100 TL benzin alana 30 Lira kart puan kazandığını söyler. Şimdi 30 kart puan ya da 30 TL ile arabayı doldurmasını isteyelim, reklam yapan firma gerçekten o kadar eşyayı alabilir mi? İçi boş kutu olsa dahi alamaz diye düşünüyorum. Kandırmaca, araba dolusu hediye ile seyirciye ulaşıyor!

Başka bir petrol firmasının reklamı var. Son dönemde heeeeyt diye bağırması ile ünlenen bir skeç kahramanı ve kahramanın benzin istasyonuna arabasını çekerek gelmesi. Ormandan gelmiş, ama izinsiz ağaç kesmiş! Yeşil yaprakları olan ağaçlar. Orman Bakanlığı izinsiz ağaç kesmenin cezasını açıklaması gerek! Hadi Orman Bakanlığı reklama bakmıyor, o halde ilerleyen sahnelere biz bakalım! Dizel benzin ister! Doğa koruması ve aşığı heeeyt adam dizel gibi doğa düşmanı benzini ister. Hadi bu bölümü ile yeşiller hareketi ilgilensin, nasıl olsa onlar grev ve benzeri konularla ilgilenmiyorlar, toplumsal olaylarda (ekonomik – siyasi) meydanlarda pek gözükmezler. Kadıköy’de yürüyüşlerin bazılarında düdük ötürerek gözükürler, o da çevre veya nükleer konusunda olursa… Hadi yeşiller hareketi, siyaseti sadece doğa olduğunda konuşulacak bir şey olarak görüyorlar, onlarında ilgisini çekmez. (onların ilgisini sanırım ekolojik üretim, eko tüketim ve ticareti çekiyor diyelim!) Güneş bize yeter derler ama doğa sporları içinde 4×4 gibi arabalarla safari gezilerine katılırlar bazıları! Çok mu haksızlık ettim, o zaman kusura bakmayın derim yeşil hareket dostlarım! Bu tarafını da bir adım ile geçelim, başka bir adım atalım! Adımlar bol nasıl olsa, yollar yürümek ile aşınmaz, belediye, elektrik, su ve doğal gaz çalışması olmazsa! Benzin pompasının önüne bir masa konur ve nayyyır diyerek yıkar, yaaalaaaan diye bağırır! Bu gösterisi, acil çıkış kapısı ve merdiveni bahanesi ile kapatılan tiyatrodaki yalan değildir. Resmen inanmıyorum, yalan söylüyorsun anlamındadır. O da bilimsel kanıt olarak pompa üzerinde asılı olan çıkartmaları gösterir. Hangi kişi ve kurum tarafından yapılmış olduğu alttan yazı olarak akmaz. Hepimiz biliyoruz nasıl olsa, şu tarihte yapılan, şu kurum tarafından onaylanan deney sonunda kanıtlanmıştır. Bunu söylersem ben yaalllaaaaan söylemiş olurum! Yok öyle bir şey, bende evde masayı devireceğim ama hatun buna izin vermedi, yere dökülenleri sen toplayacaksın dediği anda durdum! Dağılan şeyi toplamak çok güç, şimdi ben de bu reklamın bu adımında, nasıl toplayacağımı düşünüyorum!

Yallaaaan diye bağırır ve masa yıkılır. Mahallenin okumuşuna, sevgilisine sorar! Ee onlar yaban değil ki, modern, son model araçlar ile ekrana girerler ve … Hadi bundan sonrasını siz yorumlayın!

Yallaaan diye bağırırken, her şeyi duyan ve bilen biri girer sahneye. Sanki bütün gelişmeler yanında geçmiş gibi olaya bir araç ve ayakkabı ile, deprem etkisi ile giriş yapar. Yılların oyuncusu, nayır sözlerinin duayeni sahnededir. Aslı ve taklitçisi ya da şimdiki söylem ile çakması aynı sahnededir, pardon benzin istasyonundadır. Orijinali inanmalısın der! (kalın harfler ve bastırarak vurgular) Masaları deviren, naralar atan hemen kuzu rolüne girer, korkutan yoktur, uysal kabul eden vardır. Bir aslan kükrer, kedi miyav der! Aklıma öylesine geldi. Kayahan söylüyordu. Reklamda yok ama senaryo yazan tıpkı benim gibi düşünmüştür! Düşün laaan, diye bende bağırabilirim senaryo yazarına burada!

Seyirciye söyler inan! İnanmıyorum laaaan diye bağıran kaç seyirci vardır? Kadir, inanır, ama ben inanmam, çünkü bana çok yalancı geldi bu reklam.

Gereçeği araştırmak ve bizi inandırmak işi ise sanırım tüketici derneklerine düşüyor. Bu araştırmaları yapabilecek laboratuarlar sanırım yoktur. Enstitüler yok maalesef. Keşke olmuş olsa da onların vereceği güvenli raporlar ile reklamlara bir hizaya gelinse. Seyirciye inaaaaaan diye bağırıyor, konuyu anlamadan giren son model arabadan inen adam! İnanmıyoooruummmm leeeeeen!

http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.