Tony Blair’li 10 yıl

HAZIRLAYAN: Faruk Eskioğlu

Başbakan Tony Blair başbakanlık ve parti liderliği koltuklarını 27 Haziran’da bırakıyor. Sıradan bir milletvekili olmayı tercih eden Blair, başbakanlığı döneminde ABD ile giriştiği Irak macerası partisine darbe vurmuştu.

Başbakan ve İşçi Partisi Lideri Tony Blair 10 yıllık iktidarı boyunca en çok Irak işgaline İngiltere’yi kattığı için eleştirildi. Blair, ABD ile giriştiği Irak macerası partisine oy kaybettirmişti.

Tony Blair’in başbakan koltuğundaki 10 yılın özetle öyküsü şöyle:

Başbakan Tony Blair “Demir Lady” olarak bilinen Margaret Thatcher’in partisi Muhafazakarların 12 yıllık iktidarına karşı 10 yıl önce zafer kazandığında yeni bir sosyal demokrasi anlayışını hayata geçireceğini vaatmişti. Blair üçüncü yol diye tanımladığı bu yolda öncelikle parti içindeki sol kanadı ve sendika etkisini kırmakla işe başladı. İzlenen ekonomi politikada sosyal yatırımlar kesintiye uğradı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında işçilerin mücadelesiyle kazanılmış bir hak olarak kurulan “Vatandaşlık Yol Gösterme Büroları” ve kütüphanelerin sayısı azaldı. Ulusal Sağlık Sistemi giderek kötüleşti ve acil servislerdeki bekleme süresi 3 saat, ameliyat için rendevu kuyruğu 1 yıla kadar uzadı.

Ekonomik olarak ise enflasyon düşük seviyede tutulması için faiz oranları da düşük tutulmaya çalışıldı. Ev piyasası kontrol edilemediği için ev fiyatları üç katına çıkarak sıradan bir işçinin ev sahibi olması güçleşti. Blair döneminde zengin-yoksul arasındaki fark giderek büyüdü.

Daily Mail gazetesinin Mayıs ayında yayımladığı bir araştırmaya göre, 1997’de toplam servetleri 98,99 milyar sterlin olarak hesaplanan İngiltere’nin en zengin 1.000 kişisi, 2007’de servetini 360 milyar sterline çıkardı. Bir başka anlatımla Blair döneminde zengin daha zengin oldu.

İstanbul’un aday olduğu 2012 Olimpiyatları’nı Londra’ya kazandırdı.

Başbakan Blair’in artı hanesine yazılabilecek icraatlarından diğeri de İRA’nın silah bırakarak Kuzey İrlanda’da tarafların içine sinen kalıcı bir barış sürecinin başlamış olması denilebilir. Geçen haftada Kuzey yapılan törende İrlanda’da beş yıldır askıda olan özerk yönetim, yeniden yerel siyasetçilere devredildi.

İngiltere’de silah uzmanı Dr. David Kelly’nin 2003’de İngiliz Hükümeti’nin, Irak savaşına gerekçe oluşturan dosyada Irak’ın yarattığı tehdit ve elindeki silahları abarttığını BBC’ye açıklamakla suçlanmış ve ardından ölü bulunmuştu. Kelly’nin şüpheli ölümü eleştiri oklarını Blair hükümetine yöneltti. Şubat ayında Kelly’nin ölümünü soruşturan Liberal Demokrat Parti milletvekili Norman Baker, ‘Kesinlikle intihar etmediği, öldürüldüğü’ sonucuna vardığını açıkladı.

Blair, Lordlar Kamarası adaylığı karşılığında partisine gizli bağışlar aldığı suçlamalarıyla ilgili soruşturma çerçevesinde polise ifade verdi. Blair’in lideri olduğu İşçi Partisi’ne “borç verilmesi” karşılığında zengin iş adamlarını, üyelerin seçimle belirlenmediği parlamentonun üst kanadı olan Lordlar Kamarasına aday gösterdiği yönünde İskoç Ulusal Partisi (SNP) tarafından suçlamada bulunulmasından sonra soruşturma başlatılmıştı. İngiltere basını soruşturma sürecini Blair’in siyasi kariyerindeki en kara gün olarak niteledi…

IRAK SAVAŞININ MİMARLARINDAN

Dış politikada İngiltere – ABD geleneksel dostluğunu daha da geliştirdi. Bir zamanlar soğuk savaştaki Thatcher-Nixon dostluğunu Ortadoğu’da Blair-Bush dostluğu ile pekiştirdi. Dış politikada stratejik ortaklık yaptığı ABD ile yakınlığı, ülkenin dış politikasını ABD’ye havale etmekle suçlandı.

Başkan Bush ile birlikte Saddam Hüseyin’in elinde kimyasal silah olduğu için mutlaka devrilmesi gerektiğinin ateşli savunucusu oldu. 4 yıl önce Saddam’ı devirmek amacıyla başlatılan askeri harekat işgale dönüştü. İşgal İngiltere ve ABD’ye içinden çıkılmaz bir bataklık oldu. Los Angeles Times’a göre 4 yıllık savaşın faturası, 350 milyar doları aştı.

Savaşta 3 bin 363 askerin hayatını kaybetti, 24 bin 310 asker de yaralandı. İnsan hakları derneklerine göre ise çoğu 100 binden fazla sivil öldü. Savaş karşıtı göstericiler Blair’in 10 numara Başbakanlık konutu önüne geleneksel olarak öldürülen çocukların anısına bebek ayakkabısı bırakmayı gelenek haline getirdi. Parti içindeki savaş karşıtı seslere karşı acımasız davrandı. Partinin sol kanat milletvekili George Galloway’i savaş karşıtı muhalefetinden dolayı partiden attı.

Irak Savaşı partisine ciddi kan kaybettirdi. Son genel ve yerel seçimlerde oy kaybına uğradı. The Sunday Times’1n Mayıs başındaki araştırmasına göre bugün seçim olsa İşçi Partisi yüzde 26, Muhafazakarlar ise yüzde 40 oy alacağı öngörüldü. Gazete, Başbakan Tony Blair’in halefi Gordon Brown’ın işinin de düşünülenden çok daha zor olduğunu yazdı.

AB ile ilişkilerde İngiltere’yi EURO dışında tutmayı sürdürdü. Türkiye’nin AB’ye tam üyelilik sürecini açıkca destekledi. AB üyesi bazı ülkeler bu desteği “ABD’nin AB içindeki Truva atı” olarak eleştirildi.

HALKIN GÖZÜNDE BLAİR?

The Observer gazetesinin Nisan ayı anketine göre, 10 yıllık Tony Blair iktidarından sonra İngiltere’de halkın çoğu kendisini daha az mutlu, yaşadığı ülkeyi de daha tehlikeli ve daha az yaşanabilir bir yer olarak görüyor.

Araştırmanın sonuçları şöyle:

Halkın,
– Yüzde 50’si: Başbakan Tony Blair halktan kopuk
– Yüzde 57’si: Başbakanlık görevinde gereğinden çok daha uzun kaldı
– Yüzde 67’si: 10 yıl öncesine göre ülke çok daha az “yaşanabilir” nitelikte
– Yüzde 69’u: 10 yıl öncesine göre İngiltere çok daha tehlikeli bir yer oldu
– Yüzde 58’i: 10 yıl öncesine göre çok daha mutsuz olduğunu söyledi.
– Yüzde 45’i: Eğitim konusunda çok zayıfladı
– Yüzde 60’ı: Ulaşım hizmetleri çok zayıf kaldı
– Yüzde 35’i: Maliye Bakanı Gordon Brown’ı favori
– Yüzde 13’ü: Muhafazakar Parti lideri David Cameron, Blair’in yerine başbakan olması gerekir…
– Yüzde 58’i: Irak savaşını Blair’in başbakanlık yılları boyunca ortaya koyduğu en büyük başarısızlık oldu-
– Yüzde 66’sı: Blair bu savaşta bilinçsizce ABD’yi takip etmekten başka bir şey yapmadı…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 + 15 =