Ütopik realiteler

Ütopik realiteler

0
PAYLAŞ

O noktaya tertemiz de ulaşmış olsa, yeni bir vekili kemirecek en kirli dişliler, onu mecliste popülizm ve türevi olan egoizm kılığında aportta beklemektedir..

Görgü, rasyonel düşünme vasfı ve bilgi nösyonları hamurda yoksa, palazlanınca açığa çıkacak olan çürük azı dişi, gemi azıya aldırıp, narsistlik boyutunda ele geçirir mebusu…

Yakınlara konuşlanmış profosyonel bokyedibaşılar bu yeni av fırsatını kaçırmazlar, Hatta daha seçilmeden yanında mevzilenir sonra alacaklı gibi kemik beklerler… İyi kemik için, çarkı döndüren dişlilere sürekli dolgu yaparlar… Vekil, çok dolgu alınca deforme olur, o dişlilerse kısır döngüde paslanırlar…

Politikacı o zaman takım oyununa katılamaz, suçluluk, aşağılık veya üstünlük kompleksi ile rakibi de ısıramaz, sadece zevahiri kurtarır ve konuya komşuya karşı, alışverişte göstermeye başlar kendini… Nokta atışlı işler yapamayan vekil, sonunda ya o güruhta kişiliksiz bir parmağa dönüşür, ya da ilgi yaratıp tutunabileceği bir showman kılığına sokar kendini, şirin bir kimliğe bürünüp…

Asli görevini ve oraya kimlerce, kim için ve nasıl getirildiğini unutur vekil ve hepsinin üstüne çıkar, yukarıda sanır kendini, alttan pohpohlandıkça…

Sağlıklı ve uygar ülkelerde ” halkın memuru ” pozisyonunda, kendini bilen ve ilk ilkesi tevazu sahibi olmak olan milletvekilleri, bizim memlekette, kendilerini bi bok sanan kifayetsiz muhteris ve egosunu besleyen o ” yönetici ” pozisyonunu alıverirler hemen…

Çoğu cahildir, kimi tetikçidir, kimi ağadır, kimi aşiret reisidir, kimi para dökerek oraya gelmiş koyun tüccarıdır, kimi kinle yoğrulmuş rövanşist duygular besler, kimi tarikat formatında yerleşmiştir, kimi orayı saygı mertebesi belleyip el öptürme aracı olarak görür, kimi onu oraya seçen hemşehrisinin üzerinde dominant moda geçer, şehrin ekabir takımının emellerine alet olur, katakulli zeminleri kollamaya başlar…

Tüm bunlar da meclisin kalitesini ve halk lehine verimli işlemesini engelleyen total unsurlar olarak ortaya çıkar onlarca yıldır… Ve tabii ki bir gıdım yol alınamamasının…

Oysa bu takozu engellemek kolaydır, işlevsizlik çok basit tebdirlerle çözülebilir. Ama kul toplumlarda mürşid, müritin sömürgeni olduğundan ve herkes bunu kabullendiğinden, kimsenin işine gelmez bir reform…

1. Bir vekil sadece 1 dönem seçilmelidir, Sonraki dönemde bozulmamış,çarka kapılıp kaşar olmamış, heyecanını koruyan, amatör ruhlu yenisi gelmelidir.

2. O mevkinin bir para kazanma alanı olarak addedilememesi için 24.000 TL olan mv maaşları 2.400 TL’ye indirilmeli, özel bir astronomik mv emeklilik ödeneği olmamalıdır. İhalelere destekleyici ve yönlendirici olarak gizlice de katılamamaları için, vekillerin bir belirleyici relasyon ve yetki kimliği olmamalıdır.

3. Gerçek demokrasinin oluşması için, ” Parti Grup kararı ” denen mefhum ortadan kaldırılarak, bireysel verimlilik, çok yönlü inisiyatifler ve şahsi temayüzler ön plana çıkarılmalı, takım bu kişisel yetenekler üzerine oyun planı ve taktik kurmalıdır.

4. Tek adam zırtabozluğunu engellemek için, Parti Meclisi, Genel Başkan’ın önünde olmalıdır. Kendi kendine verdiği kararı parti adına uygulayan çağdışı liderler devri bitmelidir.

5. Partiler arası ilişkilerde bireysel temaslar da olabilmeli, bu bir sarmal örgü olmasa da, ilmik oluşturabilmelidir.

6. Mevki suistimalleri, hemşehricilik, adamcılık, kayırmacılık, ihale takipçiliği yapan takozları, parti içinde iyot gibi açığa çıkaracak bir idari sistem kurulmalıdır.

Bana kalsa işin fantazi boyutu olarak, şunları da isterdim…

1 Partileri ortadan kaldırılıp, mv’lerinin , vasıf, liyakat, kariyer, tecrübe vs kriterlerle, halk tarafından direk ve ismen seçilmesinin sağlanması.

2. Herbirinin, iç ve dış siyasetten, tarihten, Dünya kültüründen, görgüden, sanattan, zerafetten, ekonomiden, sosyoloji ve felsefeden sınava tabi tutulup, bu sınavları geçenlerin aday yapılması.

3. Belli bir çoğunluk oluşturabilecek olan halka, meclise direk önerge verme hakkının sağlanması..Bu hem vekili motive eder, hem halkın yönetime duhlünü sağlar.

4. Hükümet kavramının lağvedilip, onun yerine, denetim ve gözetim altında, dönüşümlü bir ” Yürütme Kurulu” sistemi kurulması.

5. Halkın belii bir oranının on line tıklaması ile, herhangi bir vekilin görevden alınabileceği bir sistemin kurulup, vekillerin sağlam ve ahlaklı adımlar atmasının sağlanması.

6. Oy oranları, grupların işlevine, performansına, verimine, becerikliliğine, başarısına, somut projelerine, uygulamalarına göre puanlanarak tespit edilip, bir sonraki ” Yürütme Kurulu ” seçimine baz oluşturulması…
Bu maddeler daha çoğaltılabilir, ama kafadan ütopik bulunacağından ve ” bir örneği var mı ki? ” diye sorulacağından, daha fazlasını deşifre etmeye gerek yok… Mevcut sistem istihap haddini doldurup çöktüğünde bir kenarda bulunsun diye yazdım…

BİR CEVAP BIRAK