Toplam Kalite için insan kaynakları

Toplam Kalite için insan kaynakları

0
PAYLAŞ

bir yandan da kariyer peşinde koşan-koşturanlar. Haliyle, iş bulmak ya da işe bulunmak yani iş teklifi almak her geçen gün önemini artırıyor.


İş görüşmesi sırasında nelere dikkat etmekten tutun da, zaman yönetimi, hızlı okuma, beden dili gibi eğitimlerle donanımı daha da artırılan gençlerimize mulakat sırasında nelere dikkat etmesi gerektiği de anlatılıyor insan kaynakları şirketlerinde. İnsan Kaynakları şirketlerinin mazisi çok eski değil Türkiye’de. Kurulduğu yıllarda yasal olmayan ama yasak da olmayan bir sektör olarak ortaya çıktı.


O yıllarda, kanun derdi ki; “Türkiye’de iş bulma yetkisi İş ve İşçi Bulma Kurumu’na aittir” Sen nasıl olur da, devletin faaliyet alanına girersin. Hal böyle olunca insan kaynakları şirketleri, “iş danışmanlığı yapıyoruz” diyerek kanuna aykırı hareket etmemiş oldu. Ümit ediyoruz ki, bu kanun günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmiştir.


İş görüşmesi, iş hayatına yeni adım atacak yeni mezunları, hatta deneyimli profesyonelleri bile heyecanlandıran, oldukça zor bir süreç. İş dünyasının hızla dışa açılması nedeniyle kalifiye eleman talebinin artması, peşpeşe yaşanan ekonomik krizler nedeniyle artan işsizlik ve istihdam piyasasındaki artan rekabet, şirketlerin insan kaynakları bölümlerinin işe alım sürecini daha profesyonel olarak yürütme mecburiyetini de yanında getirmiştir. Öncelikle, işverenlere bazı önerilerimiz olacak. Akabinden ise iş arayanlara..


İşverenler, artık cama ilan asmaktan veya gazeteye ilan vermekten vazgeçmeliler. Bu konuda, profesyonel bir firma ile ortak çalışmalılar. İlle de gazeteye ilan vereceklerse, firma ismi vermekten çekinmeliler. Çünkü; azılı düşmanınız kendini şirin göstererek veya üstün bilgi ve kabiliyetlerini ortaya koyarak işyerinizde çalışabilir. Gerekli istihbarat çalışmalarını yapma ihtiyacı duymamanızı sağlayabilir. Ve bir süre sonra bu kişinin başınıza ne belalar açtığını görünce, “ah ne yaptım” dedirtebilir. Ama çok geç olmuştur.


Bir de, psikoanalitik testler yapılmadan işe almalar da ileride büyük sıkıntılar yaşamanıza sebebiyet verebilir. Aslında şu anda büyük şirketler, üniversite mezunu olma şartı koşarak ve çalıştıracakları elemanlara lüks otellerde, eğitime tabi tutarak bazı sorunları çözüyor gözükseler de, bir zaman sonra bir takım sorunlarla karşılaşabiliyorlar. Ve yüksek maliyetle işe aldıkları elemanlar, kısa süre sonra ayrıldığında, sil baştan yeni bir kişiyi yetiştirmek zorunda kalıyorlar.


Küçük ve orta ölçekli firmalar ise zaten profesyonel anlamda hiçbirşeyi düşünemediği gibi eleman olayına da profesyonel yaklaşamıyorlar. Biri gelir, biri gider mantığıyla işlerini sürdürebileceğini düşünüyor. Çünkü elemanlardan daha çok çalışan kişiler zaten patronlar. Ama bu da kurumsallaşmayı ve yüzyıllarca devam edecek köklü şirket olmayı engelliyor. Şu anda yeni nesile geçmeye ramak kalmış şirketlerde bu korku had safhadadır. Biz kurduk, bir noktaya getirdik. Bundan sonra acaba oğullarımız da bizim gibi idare edebilecek mi? Hatta tenezzül edip de işin başına geçecek mi? Çünkü, O’nun da kendine göre hayalleri var. Belki de dönüp de bakmaz bile. Bunca serveti ben bu kurum sayesinde kazandım ama oğullarım sıfırdan başlamak ister, ne yapalım biz de burayı devrederiz birilerine gibi kaygılar yaşamaktadır. Oysa, kurumsallaşmış yapı içerisinde kişilerin olup olmaması çok da önemli olmayacaktır. Her şeyden önce kurum gelmektedir.


İş arayan kişiler ise, ne yazık ki gerekli eğitime sahip olmadığı için, yani bilgi ve birikim anlamında olabilir de iş tecrübesi anlamında bir eğitim almadıkları için ayağı yere basmayan kişiler olarak karşımıza çıkmaktalar. Kısa sürede terfi edeceğini, zengin olacağını, son model arabalara bineceğini hayal etmektedir. Bir de üzerine çok fazla film seyredip, çok fazla kitap okuyarak mükemmeliyetçi yaklaşımlar edindiyse vay haline.
Borusan Holding İnsan Kaynakları Direktörü Can Bi’nin dediği gibi, iş görüşmesine gitmek için iş arıyor olmak gerekmiyor. Gelecekteki ilişki ağlarını zenginleştirmek için amaçlı ve bilinçli temaslar kurmakta fayda var.


İş görüşmesini uzun bir yolculukta uğranılan bir durak olarak nitelendiren Can Bi, iş arayanlara uzun soluklu bir kariyer öncesinde küçük savaşları değil, büyük savaşları kazanmak için mücadele etmelerini öneriyor ve ekliyor: “Rol yapmak veya kendisi gibi olmamak, olsa olsa kısa mesafe koşusunu kazandırır. Oysa başarılı profesyoneller maraton koşmayı becerenlerden çıkar.


Ernst&Young Yönetici Seçme ve Değerlendirme Müdürü Müge Yalçın’ın belirttiği gibi, görüşecekleri şirket ve pozisyonla ilgili basından veya şirketlerin web sayfalarından ön araştırma yapmak da çok faydalı. Mülakat sırasında kendine güvenli, kararlı ve istekli bir tutum içinde olmak ve tutarlı bilgiler vermek görüşmeyi olumlu etkileyecektir.
Ümit ediyoruz ki, hem işverenlerimiz, hem de iş arayanlarımız bu bilinçte olur. Kalite ülkenin her yanına yayılır. Toplam Kalite sayesinde, daha güzel ürünleri ortaya çıkarma imkanımız olur.


Saygılarımla…


______________


Hakan Topuzoğlu yazdı… hakan@hakantopuzoglu.com

BİR CEVAP BIRAK