Toplu iş sözleşmesi sistemi, 9 aydır kapalı

Toplu iş sözleşmesi sistemi, 9 aydır kapalı

0
PAYLAŞ

2010 Anayasa değişikliğinde, birden fazla sendikaya üyelik bile getirdik, Anayasa da yazılı. Ancak, Toplu İş Sözleşmesi Sistemi, 9 aydır KAPALI. Şikayet edilen, değiştirileceği söylenen, 12 Eylül 1980 döneminde bile, bu denli bir kısıtlama söz konusu bile değildi. Yasalara rağmen, bir sistem çalıştırılmıyor sa, bu da 10 yıla ulaşacak olan, bu Hükümet’ e ait bir uygulama. Ayrıca, 12 Eylül dönemi, 3 yıl içinde yeni bir sistem kurdu. Bu sistemi 10 yıldır değiştiremeyen Hükümet, şimdi sistemi tamamen tıkadı. 12 Eylül dönemine övgü ve yergi düzmek değil görevimiz. Bu gün içinde yaşadığımız gerçeklik ve sendikal örgütlenme, toplu iş sözleşmesi düzeninde, 12 Eylül 1980 döneminin bile gerisinde olduğumuz gerçeğini göstermek ve tarihe not düşmek.

Dokuz ay doluyor sistem çalışmıyor. Bakalım önümüzdeki günlerde bir doğum olacak,sistem açılacak mı. Var olan yasalar uygulanacak mı. Ya da yasalara rağmen sistem çalıştırılmıyor ve bir şey olmuyorsa ne olacak.Yeni bir yasal düzenleme yapılabilecek mi? Göreceğiz ve de izleyeceğiz.

Peki buraya nasıl geldik. Buraya bizi 10 yıldır tek başına iktidarda olan AKP Hükümeti getirdi. Ve bizler de sadece seyrediyoruz ve sessizlik içinde. Kabullendik. Kapı kapı dolaşıyoruz sistemi açmak için. Ama, Hükümet ten eşik aşındırmalara karşın, olumlu bir işaret ve de ne zaman sistem çalıştırılmaya başlanacak bir tarih yok. Bekliyoruz.

1960 lı yılların sonlarıydı sanırım. Kızılay da, İzmir Caddesi’ n de, Ankara Sanat Tiyatrosu vardı. S.Becket’ in, bir oyununu sergiliyorlardı. ‘Godoyu Beklerken’. Oyunda, Godo bekleniyordu. Peki şimdi biz neyi bekliyoruz?

Bilindiği gibi, 12 Eylül 1980 dönemi, 1961 Anayasası sonrasında, 1963 de çıkartılan 274 sayılı Sendikalar Yasası ile, 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası nın yerine, 1983 de 2821 sayılı Sendikalar Yasası ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası nı getirmişti. Getirilen bu yeni düzenleme ile, bir sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için, önce o işkolunda Türkiye çapında örgütlü olması ve bu örgütlülüğünün YÜZDE ON u geçmesi gerekiyordu. Bu ilk baraj. Sonra da, işyerinde yüzde elli örgütlenmeyi gerçekleştirmişse toplu iş sözleşmesi görüşmelerine, Bakanlık dan alacağı, bu durumu belgeleyen YETKİ yazısı ile başlayabiliyordu. Bakanlığın, bu sayıları belirleyebilmesi için, işverenler işe giren ve çıkan işçileri, sendikalarda üye olan işçileri, işçilerde sendikadan istifalarını Bakanlığa, noter aracılığıyla bildiriyorlardı. Bakanlık da her yıl,ocak ve temmuz aylarında işkolların da, yüzde on barajını geçen sendikaları ilan ediyordu. Ve bu ilanda yüzde on barajını geçen sendikalar toplu iş sözleşmesini, işyerinde de yüzde elliyi bulmuşlarsa başlayabiliyordu. Yüzde on barajını geçmeyen sendikalar ise toplu iş sözleşmesi yapamıyordu.

Bu Hükümet, 4 yıl önce çıkardığı yasa ile Bakanlığa bildirimleri kaldırıp, işverenlerin sadece, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı na yapacağı bildirimleri esas alacağı, düzenlemesini getirdi. Ancak bu düzenlemeyi bir türlü uygulayamadı. Önce yürürlüğü ileri bir tarih de başlattı. Sonra, devamlı yasalar çıkartarak, bu yürürlüğün başlamasını 31.12.2011 gününe kadar ertelerken, dört yıl önceki durumu esas alarak uygulamayı sürdürdü. Ne zamana kadar.

1.1.2012 den itibaren de, bu yıl içinde ocak ve temmuz aylarında yüzde on barajını geçen verileri yayımlamadı. Bu yayımlamayışı ile ilgili yeni bir erteleme yasası da çıkartmadı. Yeni bir düzenleme de yapmadı. Yani hiç bir şey yapmadı ve yapmamayı da sürdürüyor. Ne olacağını da, ne bilen var, ne söyleyen var.

Şimdi, 2012 ocak sonundan bu yana, yapılan başvurularla ilgili olarak, Bakanlık, 1.2.2012 gününden bu yana da, yüzde on barajını geçen sendikaları, yasal görevi olduğu halde ilan etmediği için, sendikaların bu başvurularını da yanıtlamıyor. Yani yasa gereği, sendikaların bu başvuruları ile ilgili olarak, toplu iş sözleşmesi yapılabilmesi sürecini, yasalara rağmen başlatmıyor.

Şimdi, 2012 Ekim başında, 9 aydır, 1500 ün üzerinde ki işyeri ile ilgili olarak, değişik sendikaların, Bakanlıktan yetki istemeleri ile ilgili başvurularına, yanıt verilmediğinden, toplu iş sözleşmesi düzeni, yasalara rağmen fiilen Bakanlıkça durdurulmuş durumda. Ve toplu iş sözleşmesi düzeni işlemiyor. YOK. Yasalara rağmen, fiilen askıya alınmış, durdurulmuş durumda.

12 Eylül 1980 sonrası ile bu günkü durumu, karşılaştırdığımızda. Manzara Bu.

Bizde burada ilk yazımızda, bu gerçekliğe dikkati çekip, tarihe de bir not düşerek, buradan bir MERHABA diyoruz.

Her salı buradayız. Çalışma yaşamındaki gelişmeleri, DOĞRU olarak aktarmayı sürdürmenin yanı sıra, izleyerek de FARKINDAMISINIZ demeyi, dilimiz ve gücümüz yettiği sürece, katkı ve eleştirilerinizle, sürdürmeye çalışacağız.

BİR CEVAP BIRAK