Toplumsal bilinç (I)

Toplumsal bilinç (I)

0
PAYLAŞ

Birçoklarımız ağızlarımızda sakız gibi çiğneriz ‘toplum’ sözcüğünü. Ama bu kavramın tam olarak ne olduğu hakkında.durup da kafa yoranımız pek yoktur. Toplumsal bilinçden söz etmeden önce toplum derken ne demek istediğimizi irdelemek gerekir. Toplum sözünden bahsederken İngiltere’de yaşayan bizlerden bahsediyorum. Kıbrıslıtürkler toplum mu halk mı kavramına değinmeye niyetim yoktur.

Fiziksel anlamda toplum sınırları belirgin bir yerde, örneğin bir köyde yaşayan ve aynı kimliği veya çıkarları paylaşan gruplardır. İngilizcede toplum ‘community’ Latinceden alınmış olup ‘armağanlar ile’ demektir. Bu da birlikte çalışmakla elde edilebilecek kazanımlara atıf olarak nitelenilebilir.

Toplum sözcüğünün Vikipedi tanımı şöyle: Toplum, insanı etkileyen gerçek ilişkiler bütünüdür. Belli bir toprak üzerinde yaşamak, ortak bir politik iradeye bağlı olmak ve kültürün ortaklığının olması ile karakteristiktir. Sosyologlar halen toplum sözcüğünü kesin olarak tanımlamış değil. Bu sözün 100den fazla tanımlamasına raslamak mümkündür. Gerçek olan gelişmiş teknoloji ile toplumu cografik bir alanla sınırlamak artık mümkün değildir. Değişik akademik alanlarda toplum değişik şekilde açıklanır. Örneğin Sosyologlar, psikologlar, antroploglar için toplum değişik anlamlar ifade eder.

Ne kadar da toplum kavramı açıklaması güç bir kavramsa da toplum olarak addedilmek için bazı karakteristik şeylerin mevcut olması gerekir. Ortak bir kimlik, ortak paydalar ve değerler çerçevesinde birleşmek bunların en önemlileridir.

Tabi ki toplum varsa sosyalleşme de vardır. Sosyalleşme (socialisation) bir toplumun davranış modellerine uyum sağlamayı öğrenme demektir. Özellikle bazı psikologlar sosyalleşmenin en önemli çağının 1 ile 10 yaşları arasında olduğunu söylerler. Aynı zamanda alışdıkları ortamlardan tamamıyla değişik yerlere göç eden yetişkin toplumlar da yeni davranış modelleri öğrenmek için sosyalleşme sürecinden geçer.

Okurlarım tüm yukarıdaki şeylere niye değindiğimi merak ediyorlardır. Size sosyoloji dersi vermeye niyetim yok. Yıllar önce öğrendiğim bu kavramları doğru dürüst anımsadığımı iddia edemem. Ama yazılarım için daima araştırma yapmaya özen gösteririm. Bu yazdıklarım için İnternetin çeşitli sitelerini kaynak olarak kullandım. Zaman zaman akademik teorileri kendi toplumumuza uygulayarak kendi kendimizi anlamanın çok yararlı olduğuna inanırım. Bu yazımdaki amacım da budur.

İngiltere’de yaşayan Kıbrıslıtürkler bir toplum mu? Eğer cevap olumlu ise toplumsal bilinç Kıbrıslıtürkler arasında ne denli gelişmiştir? Birçok Kıbrıslıtürkler aynı coğrafyada, yani Londra’da yaşar. Bu kozmopolit şehrin belirli bilgelerinde yoğun olarak yerleşenler çoğunlukta. Ama demin dediğim gibi aynı coğrafyayı paylaşmak gelişmiş teknolojide toplumların tanımı için artık önemini yitirdi. Ortak payda ve değerleri paylaşmak ve kimlik olgusu toplum kavramının çok daha önemli birer unsurlarıdır.

Kimlik konusu Kıbrıslıtürkler için başlı başına bir sorundur. Çünkü Kıbrıslıtürklerin kendi kimliklerini oluşturmasına hiçbirzaman izin verilmemiştir. Politik nedenler yüzünden hep başka kimliklere yamalandık. Kendimize has ağzı bile konuşmamızı yasaklamaya kalkanlar oldu. Okullarımızda kendi kimlğimiz, kültürümüz değil, başkalarının kimlik ve kültürünü öğrendik. 2008 yılının başlarında “Gizlenen Kültürümüz” başlıklı yazımda şunları yazmıştım:

Aşιk Mene, Mustafa Gökçeoğlu’nun 1985 yιlιnda yayιnlanan halkbilim yapιtι olan ilk “Tezler ve Sözler” kitabιnιn önsözünde şöyle der: “ Halkbilimiyle ilgili son yιllarda peşpeşe yayιnlanan kitaplar, yapιlan çalιşmalar…yarιna dair umutlarιmιz açsιndan bir güneş ve sevgi seçeneği gibi geliyor bana. Çünkü Kιbrιs Türk Toplumu olarak yarιnlarιmιz bu çalιşmalarιn ιşιğιnda kurulabilecektir ancak. Kιbrιs Türk Toplumunu kendi tarih benliğinden koparma ve yapay bir tarih bilinci tyaratma zorlamalarιnιn panzehiri başka ne olabilir?” Gökçeoğlu da bu kιtabιnιn başιnda “ Sιrf faydacιlιk adιna kendimizden kaçma diye nitelendireceğim yozlaşma süreci içerisine itildik” diye yakιnιyor.

Kimlik Kıbrıslıtürkler için problemli. Ortak paydalar, değerler konusu?
Sınırlamam gereken yazımda örnek olarak sadece eğitim konusunu ele alacağım. Eğitim alanında faal olan Türk dili ve kültürü okulları ortak paydaları paylaşıyor. Bu da çocuklarımızın kendi dil ve kültürünü öğrenmelerini sağlamak ve aynı zamanda bu ülkedeki akademik başarılarını yükseltmek. Ama bu arkadaşlarımız dışında bu ortak payda ‘toplumumuz’ tarafından ne derece paylaşılıyor? Cevap malesef çok az. Geçenlerde Eğitim Konsorsiyumu olarak bir eğitim destek gecesi düzenledik. Başkaları siyasete atılan toplum fertlerimizin kişisel destek geceleri için 600ü aşkın kalabalık toplarken biz 450 kişilik salona ancak 300 kişi getirebildik. En önemli ortak bir payda olması gereken eğitim alanında toplum olarak (bir toplum isek eğer) çok yetersiz kaldık.

Önümüzdeki hafta bu konuları irdelemeye devam edeceğim.

Toplum bir gemi gibidir. Herkes dümeni devralmaya hazır olmalıdır. Henrik İbsen

BİR CEVAP BIRAK