Torba, oldu çuval…

“Kese” mi, “torba” mı, “çuval” mı, “harar” mı tartışmaları bir yana, çalışma yaşamında yeni bir çok soruna gebe bir yasa tasarısı, TBMM’n de görüşülmeğe başlanıyor.

Hatırlamağa çalışalım. Yola çıkarken, “taşeron” yani “alt işveren” ilişkilerini düzenleyeceğiz, mağduriyet önlenecek deniliyordu. 2003 yılında, AK Parti Hükümeti döneminde, 4857 sayılı yeni İş Yasası çıkartıldı. “Taşeronluk” sistemi, “alt işveren” tanımını aldı. Sorunlar bitmedi ve 10 yılı geçen süre de daha da arttı. Bu on yıllık süreçte de hep, bir yasa tasarısı ve düzeltilecek söylemi yinelendi. Tartışmalar, görüşmeler yapılırken, tasarı taslağının ne olduğu dahi bilinmiyordu. Açıklanmıyordu ya da zaten yoktu. Ama tartışmalar hep sürdü.

Tarih, 30.5.2014. Başbakanlık, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü 2512 sayılı yazısı ile TBMM’ne gönderiyor. “İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi gönderiliyor.

Önce saptamaları yapalım.

1. Bu metin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanmıştır.

2. Bakanlar Kurulu’n da 21.5.2014 de görüşülmüştür.

3. Bakanlar Kurulu’n da kabul edilerek, Yasa Tasarısı olarak, bir hafta sonra da, TBMM’ne gönderilmiştir.

4. Maddeler belirtilmiş, madde gerekçeleri yazılmış, genel gerekçesi açıklanmış olan bu Tasarı, 10 yıldır sözü edilen, tartışılan, olmayan, gerçeğe dönüşmüş olan ilk metindir.

5. Bu metin, 4857 sayılı Yasa ile getirilen, “Üçlü Danışma Kurulu”n da, yani işçi – işveren – devlet üçlüsünün katıldığı toplantılarda görüşülmemiş, değerlendirilmemiştir.

6. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, kuruluş yasasında belirtilen “Çalışma Meclisi”, Bakan tarafından toplantıya çağrılıp, işçi – işveren – devlet üçlüsünün, yani sosyal tarafların bir araya gelerek, açık olarak yapılacak, bu görüşülme ve değerlendirme yapılmamıştır.

7. Yasası olan, 2012 Anayasa değişikliği ile Anayasal bir kurum haline gelen, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Başbakan tarafından toplantıya çağrılmamış ve bu tasarı orada değerlendirilmemiştir. Ekonomik ve Soyal Konsey’in yasal olarak üç ayda bir Başbakan tarafından toplantıya çağrılması gerekirken, 4 yıldır toplantıya bile çağrılmamıştır. Anayasa değişikliği olup, Anayasa da yer almasından bu yana da, yani referandum öncesi dile getirilen, afişeri yapılan bu kurumun adı, sadece bir kez anılmıştır.

8. TBMM’ne gelen bu metin, sosyal taraflarca, yani işçi ve işveren kuruluşları, sendikalar ile görüşülmeden TBMM’nin gündemine getirilen, ilk ve son metindir.

9. Dikkatinizi çekmiştir sanırım. Bazı kararnamelerde de değişiklik yapılıyor, ne ile kanun ile. Yani bu konu da kararnameler çıkarılmıştır. Ancak çıkarılan bu kararnameler, uygulama sürecinde kanun haline getirilmemiştir. Şimdi kanun haline bile getirilmeyen bu kararnameler, kanunla değiştirilmektedir. Hukuk sisteminde buna ne denir, hukukçulara bırakalım.

Metnin, içeriğine değil, şekline bakalım. Başbakanlığın, TBMM’ne gönderdiği metin, 61 maddeden oluşmaktadır. Bu dönemlerde artık günümüzün moda hukuk dili haline gelen bu, “TORBA” yasa tasarısı, TBMM’n de, tali komisyonlar olarak;
– Adalet,
– Bayındırlık, Ulaştırma ve Turizm,
– Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler,
– Sanayi, Ticaret…….
komisyonlarına gönderilmiştir.
Kural olarak da, bu Komisyonlar da görüşülüp, Esas Komisyon olarak, Plan Bütçe Komisyonu’na görüşülecektir.

Kanun Tasarısı, 61 madde olarak TBMM’ne gönderilmiştir. Torba yasa olarak görüşmeleri başlamıştır ve bu süreç tamamlanmıştır. Yani Bütçe Plan Komisyonu’na da, görüşmeler tamamlanmış ve Tasarı TBMM’nin Genel Kurul gündemine gelmiştir. Görüşülmeyi beklemektedir. Peki ne olmuştur. 61 maddelik Bakanlar Kurulu’n dan geçerek gelen Tasarı olmuştur 154 madde. Şimdi bu Torba ya, Çuval oldu derken haksızmıyız. 61 maddelik torbaya, 154 madde sığar mı, sığmaz, çuval olur.

Hükümet ile AK Parti milletvekilleri arasında bir kopukluk mu vardır. Hükümetin hazırladığı ve eksik bulunan tasarıya, iktidar milletvekilleri eklemeler yaparak, düzeltmeyi sağlamaktadır yanılgısına düşmeyelim. Bu konuları ve gelişmeleri bilmeyen, dışarıdan birisinin yapacağı yorum, doğal olarak bu olacaktır. Tablo böyle tanımlanacaktır. Oysa asıl olan, aklımıza yeni gelen, Hükümetin istediği, düzenlemelerin eklenmesidir.

Hemen özellikle belirtmek isterim. “Torba Yasa” tanımını da beğenmiyorum, uygun bulmuyorum. Bu şekilde olmaması gerekliliğine inanıyor ve savunuyorum. Bir yasa ile düzenleme yapılırken, bir çok ayrı yasa içeriğinde yer alan düzenlemelerin toplanarak yapılmasının, hukuki bir karmaşa ve zorluk yarattığı düşüncesindeyim. İzleme bile güçleşmektedir.

Şimdi bu 154 maddelik metin, TBMM’n de görüşülürken, maddelerin içeriklerin de nasıl değişiklik olacak, ya da yeni ne maddeler eklenecek, bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz, çalışma yaşamı ile ilgili, ilgisiz bir çok maddeyi içeren, düzenleme gerçekleşecek. Eğer TBMM’n de görüşülürse ve görüşmelerden sonra kabul edilen maddelerle son şeklini alacak olan bu yeni kanun, Cumhurbaşkanlığı’nın onayına sunulacak, Cumhurbaşkanı’nın imzalaması ve Resmi Gazete de yayımlanmasıyla da, yasa yürürlüğe girmiş olacaktır.

Komisyonlarda görüşülürken, yoğun tartışmalara neden olan, muhalefetin verdiği önergelerin kabul edilmediği, iktidar partisinin millatvekillerini önergelerini kabul edilmesi soncu bu metin ortaya çıkmıştır.

TBMM’nin Genel Kurulun da görüşülmesi sürecinde de (tamamlanırsa) iktidar milletvekillerinin vereceği yeni önergelerle değişikliğe uğrayacak, eklemeler yapılacaktır.

Peki içeriği ne diyeceksiniz.

Nasıl anlatmaya başlayalım ki, şimdilik bir cümle.

Siz, bu yasa ile çalışma yaşamının önemli sorunlarının, çözümleneceğine mi inanıyorsunuz hala.
____________________

Ankara. 15 Temmuz 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here