Torosların çığlığını kim duyacak!

Torosların çığlığını kim duyacak!

0
PAYLAŞ

Son yıllarda ardı ardına yapılan yasal düzenlemelerle birlikte hızlanan orman ve doğal alan tahribatı, 3 Haziran’da Antalya’da yapılacak kapsamlı panelde tartışılacak. Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi tarafından AKM’de gerçekleştirilecek olan panele, Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, Doç. Dr. Yücel Çağlar, Dr. İlker Çinbilgel’in yanı sıra Antalya ve Isparta’nın çeşitli yörelerinde HES’ler ve taş ocaklarına karşı mücadele veren köylüler de konuşmacı olarak katılacak.

‘ORMANLARIMIZ, MERALARIMIZ BİZİM DEĞİLSE KİMİN?’

“Doğal Kaynakların Yönetiminin Sosyal ve Ekolojik Yansımaları: Torosların Çığlığı” başlığını taşıyan panelde, Antalya bölgesinde yaşanan doğa tahribatına karşı ortak mücadele yöntemleri de ele alınacak. Antalya Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda gerçekleştirilecek olan panel, saat 14’te başlayacak. Saat 18:00’e kadar sürmesi beklenen panelin ilk oturumunda, A.Ü Akseki MYO Av ve Yaban Hayatı Programı Öğretim Üyesi Dr. İlker Çinbilgel’in “Maden, Taşocağı ve HES Sürecinin Bitkiler ve Yaban Hayatı Üzerindeki Etkileri”, Doç. Dr. Yücel Çağlar’ın “Ormanlarımız, Meralarımız, Tarlalarımız Gerçekten de Bizim Midir; Bizim Değilse Kimindir?” ve Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı’nın “Doğal Kaynakların Yönetiminin Ekolojik Yansımaları” başlıklı sunumları gerçekleştirilecek.

MÜCADELE VEREN KÖYLÜLER BİR ARAYA GELECEK

Orman Yüksek Mühendisi İsmet Yücel ve Türkiye Ormancılar Derneği’nin doğa fotoğraflarından oluşan karma serginin ardından gerçekleşecek oturumda ise Manavgat Ahmetler köyü adına Mustafa Koç, Akseki Gümüşdamla köyü adına Mehmet Özkan, Kumluca Karacaören köyü adına ise Mehmet Başar; HES projelerinin ardından köylerinde yaşanan sürece ilişkin görüşlerini aktaracak. Oturumda ayrıca Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Çandır köyündeki taş ocaklarına karşı tek başına mücadele veren köylülerden Mahmut Aksu ile Finike Alacadağ’da taşocakları tarafından yapılan orman kıyımını gündeme getiren Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Ali Ulvi Büyüknohutçu da birer konuşma yapacak.

Son bölümü izleyicilerin görüş ve önerilerine ayrılan panelde, bölgenin doğası ve yaşam alanlarının korunması için yürütülen mücadelelerde ortak bir dil geliştirilebilmenin de yolları aranacak.

MIZRAKLI: ‘TAHRİBATA DUR DEMENİN YOLLARINI ARAYACAĞIZ’

Panel öncesinde sorularımızı yanıtlayan Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Başkanı Akın Mızraklı, son yıllarda ormanlık alanlarda yaşanan tahribatın tüm ormancılık camiasını üzecek boyutta olduğunu belirterek, “Toroslarda yaşanan doğa tahribatına dur demenin yollarını arayacağız” dedi.

‘MADEN YASASI ORMAN YASASININ ÜSTÜNDE’

Orman mühendislerinin mezun olduklarında tıpkı doktorların ettiği Hipokrat yemini gibi ormanları korumak için meslek yemini ettiğine işaret eden Mızraklı, “Ülkemizde madencilik yapılmasın demiyoruz. Bozuk ya da vasıfsız alanlarda izin verilebilir ama orman servetinin en yoğun olduğu yer olan ‘tepe kapalı’ alanlarda mermercilik faaliyetlerine izin verilmesi, meslek yemini etmiş bir ormancı olarak bizlerin vicdanını sızlatıyor. Ancak maden yasası orman yasasının üstünde. İhlaller karşısında meslektaşlarımızın kestiği cezaların bir yaptırımı olmuyor. Kesilen cezanın tutarı yalnızca bir mermer bloğuna eşdeğer. Taş ocaklarında tahrip edilen alanların rehabilite edilerek eski haline dönmesi de mümkün değil” diye konuştu.

‘BİZİM NESİL EMANETE İHANET ETTİ!’

Türkiye’de konuyla ilgili en büyük sorunun, arazi sınıflandırmasının yapılmaması olduğuna işaret eden Mızraklı, “neresi su havzası, neresi orman, nerede tarım, nerede madencilik yapılacak bütün bunların belirlenmesi gerekiyor. Ancak bunun yapılmaması çok kötü. Bizden sonraki kuşaklara bırakacağımız bir emanetin sorumluluğunu taşıyoruz. Bu mesajı çok iyi vermemiz gerekiyor ancak bizim neslimiz emanete ihanet etti” görüşünü dile getirdi.

Fotoğraflar: Burcu Barış Künar

Antalya Finike

Antalya Geyiksivrisinden bölgedeki taş ocakları

Antalya Saklıkent

Panel afişi

BİR CEVAP BIRAK