Trabzon ve TOKİ

Kuş cıvıltılarıyla uyanır uyanmaz kapısı açık olan tek katlı evden kendimi dışarı attığımda hala rüyada olduğumu düşünsemde cennete düştüğüme karar vermistis. Dünyada gördüğüm en güzel yerdi burası. Bu sevimli ev ve çevredeki benzer evler doğayla bütünleşmiş , ağaç, çiçekler ve dağlar ile uyum içerisinde yaşıyordu.
Trabzon’un şehir merkezine indiğimiz zaman artık uyanmıştım. Deniz, dağlar ve ormanlardan oluşmuş bu güzel şehir çirkin yapılaşma ile katledilmişti. Neden hala kentleşemediğimize cevap aramaya çalışıyorduk Semra ve Necati ile. Barınma ihtiyacı olan, yoksul, devlet desteksiz insanımızın yapmaya çalıştığı bitirilmemiş evler vardı farklı renk, boyut ve ebatlarda olan. Belediye neden bu insalanlara yardım etmez , yol göstermez di, Türkiye nin neresine giderseniz gidin bu olay yıllardır çözümsüz kalmıştı.

Trabzon’daki TOKİ evlerini gördüğümde ise söyleyecek hiç birşey bulamamıştım. 21. yüzyılda Trabzon gibi deniz şehrin de, Avrup’ da 2. Dünya Savaşı sonrası yapılan (bugün Avrupa’nın kurtulmaya çalıştığı ) toplu konut blokları dağların tepelerine sanki pastanın üzerine mumlar dikilmişçesine kondurulmuştu .Bizim gelecek kuşaklara bırakacağımız mimarı buydu işte. Doğayı katleden, çevre ile uyumsuz, estetikten uzak 20 katlı yapılara deprem ile savaşan bir ülkede nasıl izin verilirdi? Peki kimdi bu Toki denen kuruluş? Kimden alırdı yetkilerini?

TOKİ’nin (T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) yetkileri 2003 yılında inanılmaz bir şekilde arttırılmış. Web sayfasından anlaşıldığı kadarı ile yapılan yasal düzenlemelerle idare, Hazineye ait arazileri-kamu mallını yani- bağlı oldu bakan ve Maliye Bakanı teklifi ve Başbakan onayıyla bedelsiz olarak devralma yetkisine sahip olmuştur. Yani başbakanlık izni ile, kentleşme yapılaştırma yenileme vs. projeleri adı altında ülkemize ait istediği araziyi alıp istediği şekilde yapan bir kuruluş.İlginç olan işe bu kuruluşu denetleyen bir mercihin olmadığının, medyada çıkan haberlerle tekrar tekrar vurgulanıyor olması.

Sıfır faiz ile bu evleri satın alan halk evlerin dökülmekte olduğundan; çatlak camlar, çalışmayan asonsörlerden, katologlarada söz verilen ama yapılmayan spor alanlarından yakınmaktalar. Mağdur ev sahipleri haklarını aramak üzere başvuracağı bir kurumun olmamasından şikayetçiler (http://www.benimevim.net/haberler/sektörel/toki )

TMMOB Mimarlar Odası 4 Ekim 2010 Dünya Mimarlık Günü neden ile bir bildiri yayınladı . Bildiride TOKİ’nin son yıllarda kuralsız yatırım kararları, mimarı estetikten yoksun tıp projeleri, katılımı dişlayan planlama süreçleri ile kentsel sorunların büyütülmesinde başrol oynadığı kaydedildi.

İstihdam yaratmak, insanları ev sahibi yapmak, çevreyi düzeltmek adına yapıldığı söylenen TOKİ projeleri, ülkemizin sınırlı doğal kaynaklarını yağmalayan denetimsiz bir ticari kuruluş mudur yoksa? Herşeyin satılarak özelleştirilmiş olduğu ülkemizde, hazineye ait arazilerde bu şekilde katlediliyorsa biz ülke olarak nasıl devamlılığımızı sürdürebileceğiz?

Avrupa’nın deniz görmemiş ülkeleri derelerinden , gollerinden iyi bir mimari ile kasaba havasında turistik şehirler yaratırken neden Trabzon gibi tarih kokan yeşilin bol olduğu kıyı şehri, turistlerin her mevsim huzur bulmak için ziyaret edebeliçeği sihirli bir şehir haline getirilemiyor. Sumela Manastırı, Atatürk müzesi, eşsiz sahili, inanılmaz mutfağı ile eşsiz bir şehire hangi akla hizmet dev kuleler dikilerek doğal kaynakları ebediyen yök ediliyor. En açısıda bu yapılaşmanın hastalık gibi Türkiye’nin tüm şehirlerinde kendini göstermesi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.