Trafiğin kolestrolü…

Ve bu yoğunluğu sahil yolunu açarak nispeten rahatlatmayı düşünmek ise;

kolestrolden tıkanmış damarları by pass etmek için, dolaşım sistemini, boşaltım ve sinir sistemine bağlamak gibi bir şey… O zaman göz damarlarınızdan teşaşür, kulaklarınızdan necazet giderirsiniz…

Ömür törpüsü haline gelen, zaten toplumun zaafiyeti olan sinir katsayılarını katlayan trafiği rahatlatmanın birinci kademe acil plan önlemi çok basit, önce trafiğe araç zerkine kota koymaktır, hatta dondurmaktır… İkinci tedbir, belli ana merkezlere ve arterlere giriş yapılması halinde, bir ayakbastı parası alınmasıdır ki bu sistem Londra’daki gibi kamera yordamıyla çok sıkı takip edilebilir, Belediyeye de halkın lehine yatırımlar yapmak adına önemli bir gelir teşkil eder… Üçüncü tedbir, aynı eve kayıtlı ikinci otolardan astronomik vergi alınmasıdır… Dördüncü tedbir, tek kişi ile seyreden otolara uygun bir ceza kesilmesidir… Beşinci tedbir, şehir meydanlarının ve ana arterlerin altlarına paralel yer altı parkları yapılarak, yollara park edilmesi kavramını ortadan kaldırmaktır. Son tedbir ise özel araçlara tek çift plaka uygulamasıdır.

Araba sahibi olmak, eskiden bir prestij göstergesiydi, hele ne kadar büyük olursa zavallı insanlar kendilerini o kadar prestijli sanıyorlardı… Şimdilerde ise araba sahibi olmak sadece bir sazanlık… hatta jip falan kullanmak büyük sorumsuzluk…

Elbette bu tedbirler, toplu taşıma sistemleri ile desteklenmek zorunda, minibüs ve otobüs sayılarını arttırarak, hele pembeye falan boyayarak bu işler olmuyor… Hafif metro veya raylı sistemler ise hem maliyetli, hem de uzun vadeli çözüm değil… Şu aralar büyük Avrupa şehirlerinde düzlem teleferik, hem en optimum ve genişletilebilir uzun vadeli çözüm, hem de yer kaplama ve yatırım / işletme maliyeti adına en rantabl uygulama… Bunun kent yöneticilerince araştırılması lazım…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.