Türk dış politikasındaki bu karmaşa nereye kadar?

PAYLAŞ

Bölgede jeopolitik gerçekler hızla değişirken, Türkiye’nin yaklaşımı ve söylemi aşağı yukarı aynı kalmakta. Değişen sadece ifade tarzı.

Şu sıralar, moda olan deyim, ‘kokteyl’.

Şimdi gözden düşen bir başka söylemin, ‘sıfır sorun’un mimarı Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, bu yeni modayı başlatan kişi olmasına da şaşmamak gerek.

Ahmet Davutoğlu, 10 Ekim Ankara katliamı ardından, saldırıdan aynı anda hem PKK’yı hem de IŞİD’ı sorumlu tuttu ve “’Kokteyl terörün hedefiyiz” dedi.

Haberalma ve güvenlik güçlerinin gözardı edilemeyecek ihmallerinin gün yüzüne çıktığı bir haftanın sonunda ise, Cumhurbaşkanı ‘kokteyl’ teorisini yeniden dile getirdi. Ama bu defa karışıma yeni bazı unsurlar da katarak.

Erdoğan, ‘”Bu tamamen kolektif bir terör eylemidir. Burada DAEŞ de var, PKK da var, burada el Muhaberat da var, burada Suriye’nin kuzeyindeki PYD terör örgütü de var. Hepsi beraber ortak olarak bu eylemi planlamışlardır” dedi.

Bir kaç gün önce de, üst düzey bir dışişleri yetkilisi, ülkenin önde gelen bazı gazetecilerine Suriye konusunda brifing verdi. Toplantıya katılanlardan biri, Yeni Şafak gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu idi. Bayramoğlu, köşe yazısında “Karşımızdaki yetkili IŞİD’i başarılı bir İran projesi olarak değerlendiriyordu” ifadesini kullandı.

Bütün bu kokteyl malzemeleri, Suriye Kürt Demokratik Birlik Partisi PYD’den bir heyetin, temsilcilik açmak üzere Moskova’da Rus yetkililerle görüşmeye gittiğinin öğrenilmesinden önceydi.

İngiliz The Times gazetesinin PYD eş-başkanı Asya Abdullah’ın Suriye’deki Rus bombardımanını överek, Kürtlerle Rusya arasında daha yakın bağlar oluşturulması çağrısını yazmasıyla, karışım daha da zenginleşti.

Türkiye’nin liderleri ülkede Martini’yi karıştırmakla meşgulken, dışarısı tabiri yerindeyse sallanıyordu.

Rusya cumhurbaşkanı Putin, İslamcı radikalizme ve militanlığa karşı Amerika Birleşik Devletleri ile ortak adım atma çağrısı yaparken, bunun Rusya ve batının birarada çalışması için ele geçmez bir fırsat olduğunu vurguluyordu.

Suriye devlet başkanı Beşar Esad, IŞİD’le savaşmaya ve görüşmelere gönüllü silahlı muhalifleriyle masaya oturmaya hazır olduğunu ilan ediyordu.

İran dışişleri bakan yardımcısı ise terörizmle mücadelede Rusya’yla omuz omuza durduklarını söylüyordu.

Suriyeli Kürtler, aşırı güçlere karşı Rusya’yi müttefikleri olarak gördüklerini zaten açıklamışlardı.

Amerika Birleşi Devletleri’nin önceliğinin IŞİD’I durdurmak olduğu açık. Esad’ın en kısa zamanda devrilmesinin ne kadar arzulanan bir gelişme olduğundan ise artık emin değiller. Esad’ın yerini alacak bariz bir isim de bulunmadığından, ortaya çıkacak iktidar boşluğunun iç savaşı daha da derinlestireceğinden endişeliler.

Ruslar, açısından ise, Esad’ın akıbeti, Suriye’de ve bölgedeki nüfuzlarını ve çıkarlarını zedelemediği sürece, öncelikli mesele değil. Gelgelelim, batı eliyle Orta Doğu’nun bir başka ülkesinde daha rejim değişikliği görmek istemiyorlar.

Esad konusunda, aslında Türkiye de bir ölçüde tutum değiştirdi. Gitmesi garanti edildiği takdirde, geçiş döneminde, bir altı ay daha Esad’a dayanabileceklerini açıkladılar.

Cuma günü Viyana’da biraraya gelecek olan Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının önünde sorun çıkaracak asıl mesele, muhtemelen rejim değişikliği olmayacak.

Türkiye, hem Rusya’dan, hem de NATO’lu müttefiklerinden, bir başka konuda, IŞİD’le mücadele ve bu mücadelede şimdiye dek en etkin güç olan Kürtler konusunda ayrı düşüyor.

İki yıldır süren ateşkesin Temmuz ayında son bulmasıyla ülke içinde PKK’yla çetin bir savaşa tutuşan Türkiye, Suriyeli Kürt PYD ile PKK arasında bir fark görmüyor. Suriye’de IŞİD’e karşı toprak kazanımına devam ettiği takdirde PYD’yi meşru hedef olarak göreceğini de gizlemiyor.

Tartışmalı ve gergin bir genel seçime iki haftadan az kala,Türkiye’de halka her türlü karışımı ilaç niyetine içirmek belki mümkün ama Viyana’nın zarif toplantı salonlarında Türkiye’nin sunduğu abur cubur karışımlar, bir kokteylden çok cadı iksirini andıracak.

_______________________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:
http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER