Türk siyasetinde statükonun sallanması

Türk siyasetinde statükonun sallanması

0
PAYLAŞ

Türk siyasal yaşamına ilişkin güncel konuları analiz ettiğimiz yazılarımızın üçüncüsünde, Türk siyasetine son 10 yıldır egemen olan “statüko” ve bu statükonun sallanmaya başlamasına ilişkin görüşlerimi paylaşacağım.

Statüko, mevcut durum anlamına gelmekte olup siyasal ve toplumsal düzenin sürdürülmesini sağlayan kalıplaşmış ilişkileri anlatır. Bir ülkede genel anlamda statüko, ülkenin rejimiyle ilgili değişmez kurallar ve kurumlar bütünü anlamına gelirken, bir ülke siyasetinde egemen olan statüko ise siyasi güç ilişkilerindeki kalıplaşmayı ve değişime izin vermeyen siyasi yapıyı ifade eder.

Türkiye, son 10 yıldır kalıplaşmış bir siyasi güç ilişkileri içine sokulmuştur. Bu siyasi statükoda; iktidar partisi, diğer iki muhalefet partisi ve etnik azınlığı temsil eden bir yapı dışında etkin siyasi aktörler ortadan kalkmıştır. Bu statüko, iktidar partisini değiştirilemez noktaya sürüklerken, diğer muhalefet partileri açısından da değişimin kapısını kapayan bir durum ortaya çıkarmıştır.

Avrupa demokrasileri başta olmak üzere gerçek anlamda demokratik geleneklerin işletildiği ülkelerde, siyasette statüko yaratmak güçtür. Siyasal mücadelelerde aynı partinin ardı ardına defalarca seçim kazandığı ve iktidar olduğu durumlara pek sık rastlanmaz. Bu gerçek nedeniyledir ki, özellikle Avrupa demokrasilerinde, “Two Times Limit” ismi verilen bir deyiş ya da inanış ortaya çıkmıştır. Bu inanış, demokratik rejimlerde bir siyasi partinin iki defadan fazla üst üste seçim kazanamaması olarak ifade edilebilir. Aynı siyasi partinin üst üste ikiden çok seçim kazanıp iktidar olamaması, iki dönemlik iktidar olma limiti biçiminde anlaşılmaktadır.

Türkiye siyasetinde son 10 yıldır yapılan tüm seçimlerde iktidar partisinin zaferle çıkması, Türkiye’de bir siyasi statüko oluşturulduğunu kanıtlamaktadır. Bunun en önemli kaynağı ise iktidar partisinde güçlü liderlik ve diğer seçim kazanamaya dönük çalışmaların etkin biçimde kullanılması olduğu kadar, ülke muhalefetinin teslimiyetçi bir noktaya sürüklenmesi, içine girdikleri açmazlardan kurtulamamaları da rol oynayabilmektedir.

Türkiye’de iktidar partisi üst üste seçimler kazanırken, muhalefet partileri aynı düşük oranlarda oy almakta, üstelik bunu seçim başarısı olarak sunabilmektedirler. Bu nedenle, Türkiye’de son 10 yılda siyasi bir statükonun oluştuğu açıkça görülmektedir.

Peki, yazımızın başlığı neyi ifade ediyor? Yazımın başlığı, Türkiye’de siyasi statükonun değişme noktasında olduğunu göstermektedir. Bunun elbette birkaç nedeni ve belirtileri bulunmaktadır.

İlk olarak, sürekli seçim başarıları kazanan bir iktidar partisindeki lider değişiminin, parti bünyesinde hazmedilmesi kolay olmamaktadır. Nasıl ki, sürekli seçim başarısızlıkları nedeniyle muhalefet partilerinde lider değişimi partiye moral ve motivasyon kazandırarak seçimlerde daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyorsa, güçlü liderlik ile siyasi statükoyu derinleştiren iktidar partilerindeki lider değişimi de gerek iktidar partisinin iç dengelerini etkileyerek, gerekse de içerideki liderlik mücadelelerine kapı aralaması açısından iktidar partilerinin gelecekteki başarılarını olumsuz etkilemektedir.

Türkiye’de yaşanan, hem iktidar partisi açısından, hem de muhalefet partileri açısında siyasi statükonun sallanmaya başlamasıdır. Seçim sürecine girilme noktasında iktidar partilerinde yeniden milletvekilliği ya da aktif siyasi görev beklentisi içinde olan ve buna ulaşamayacağını anlayınca farklı seçeneklere yönelen siyasetçiler ve milletvekilleri, elbette her zaman olmuştur ve olacaktır. Bu durum, muhalefet partileri için de geçerlidir. Ancak, lider değişimi yaşayan ve gücünü hala muhafaza eden eski parti liderinin dışardan partiyi hala elinde tutuğu durumlarda, iktidar partilerinde liderlik zafiyeti ortaya çıkmakta ve bu durum da partinin organize biçimde seçimlere hazırlanmasını engellemektedir.

Türkiye’de muhalefet açısından da statükonun değişmeye başladığını söylemiştim. Bu değişim, her zaman olumlu yönde gerçekleşmeyebilir. Türkiye’de siyasi statüko değişimi, muhalefet partileri açısından sancılı ve kayıplarla dolu geçecektir. Yeterli muhalefet yapamadığı için muhalefet boşluğu doğmasına neden olan ve üst üste seçim başarısızlıkları ile yıpranan muhalefet partileri, statükonun değişmesiyle alttan başka siyasi partilerin ortaya çıkması ve güçlenmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Türkiye’de yaşanacak olan da böylesi bir durumdur. Muhalefet açısından siyasi statüko değişmek üzeredir ve ülkede siyasetten uzaklaşan kitleler ve dinamik genliğin etkisiyle siyasette yeni partiler güçlenerek yerlerini alacaklardır. Bunun bir belirtisi, Türk siyasetine ardı ardına yeni partilerin eklenmesi biçiminde yaşanmaya devam ediyor.

Sözün özü, Türk siyaseti açısından sonun başlangıcına gelinmiştir ve siyasi statükonun değişiminin ayak sesleri duyulmaya başlamıştır.

Bir sonraki yazımda, Türk siyasetini ve siyasi partileri tehdit eden çok tehlikeli bir siyasi hastalık olarak “Liderlik Megalomanisi” üzerinde duracak ve ülkemizden örnekler vererek konuyu açıklamaya çalışacağım.

BİR CEVAP BIRAK