Türk-Yunan düşmanlığının genç aynası

Türk-Yunan düşmanlığının genç aynası

0
PAYLAŞ

Mutlaka başka milletlerin çocukları da ‘barbar Türkler’ sözleriyle büyümüşlerdir. Politikanın kirliliğinde kirlenen dillerde çocuklar büyür yanıbaşımızda…


Mübadele, göçler….


Yüzyıllarca aynı topraklarda yaşayıp, yemekleri, düğünleri, cenazeleri paylaşanlar, düşman dilinden payını almıştır…


Dostum Yorgos ve Elefteria ne güzel diyor,
“Çok iyi komşuyduk, ama politika bizi bu hale getirdi. “


Öyle ki, Yunanistan’a zorunlu gönderilen yunanlılar  Anadolulu Rum adıyla, küçümsendiler!.. Siz gerisini düşünün artık…


Türkler barbardır, Yunanlılar  haindir, düşmandır…
Söylemleri …
İstediğiniz kadar  Türk-Yunan  dostluğu adına dernekler kurulsun, belediyelerde kardeşliklere imzalar atılsın… Türk – Yunan dostluğu tescil edilsin…


Ne acıdır ki, geleceğimizi bağladığımız gençler, ırkçı ve düşmanca yaklaşımlarıyla ekranlara kinlerini kusuyorlar, çocukça!..
İki ortak kültürde yetişen gençlerin aşırı  milliyetçi duygularındaki aşağılanmalara tanık oluverirsiniz, ‘bir yarışma’ programında…


Yorgos diyor ki ‘yabancı damat’ı hiç kaçırmıyoruz.
Umarım Yorgos ve Elefteria, ‘survivor yarışmasını’ kaçırmışlardır.


Kültürlerimiz ve geleneklerimizle içice yaşadık  yüzyıllar …
Yemeklerimizin lezzetleri bile aynı… Sözcüklerimiz  çok benzer.
Müziklerimizde buluştuk, türkülerimizde…
Zeybekten sirtakiye kadar…
Ne acıdır ki, Yunan-Türk düşmanlığı gençlerde  en acı şekilde yaşanıyor …
Bir kanalda Survivor adlı bir yarışma programı var. Acun sunuyor.
Yunanlı ve Türk gençlerin karşı karşıya getirildiği   bu ağır ve zor yarışmaya bir kez denk geldim. Devamını seyredemedim.


Seyretmeye gönlüm razı olmadı. Zira Yunan-Türk dostluğunu savunanlar bu programı seyretsinler de görsünler, o güzel o genç yüreklerin birbirlerine duydukları  ‘kinleri, nefretleri ve aşağılamaları’….


Irkçı gençler yarışıyor sanki…
Çok üzüldüm, içim hala acıyor…


Programda; karınlarını doyurmak zorunda olan gençlerin, ellerine geçirdikleri   karabatak’ı  canice öldürme sahnesi ile karşılaştım ilk anda.
Yarışmaya katılan gençler üniversiteli, yabancı dil  biliyorlar …
Öyle güzeller ki….


Tüylerim diken diken oluyor, toplam yarım saat süre izlemeye dayanabildiğim yarışmadaki gençlerin hallerine…


Beni etkileyen yarışmanın zor koşulları değil …Ödül almak için çırpınmaları da.  Türk-Yunan düşmanlığının genç aynası bu yarışma….
O güzelim pırıl pırıl gençlerin  aralarında konuştukları ‘ırkçı, aşağılayıcı, öldürücü (!)’ yaklaşıma şaşıyorum. Beynim darmadağınık oluyor.
Karabatak’ın  acımasızca ölümüne seyirci kalan gençlerin  kendi türlerini yok etmek istemeleri, nefretlerini  kusmaları yansıyor beyaz cama…
Eğitimli, yabancı dil bilen bu güzel gençler bakın ne diyorlar;
 
Türk genç; Yunanlı ölse umurumda olmaz.
Yunanlı genç; Türkçeyi biliyorum benim bildiğimi bilmeliler, beni öldürürler,  taktiklerini öğrenip arkadaşlarıma öğretiyorum.
Yunanlı genç;  Türk halkından nefret ediyorum…
Türk genç; Onlar 13 milyon biz 70 milyonuz…
Yunanlı  genç;  Bir Türk bu yarışmayı kazanırsa ikinci Mustafa Kemal Atatürk olur!
Yunanlı genç; Biz mantıkla, Türkler kalple yarışıyor.
Yunanlı genç; Türk erkekleri benden uzak dursun…
Ve de  bir Türk erkekle yakın olan Yunanlı kızı arkadaşları  eliyor …Sudan ucuz bir bahane ile.


Yunanlılar ne zaman Türkiye ile dost olmayı düşündüler?
Türkler Yunanlılar ile ne zaman dost olmayı düşündüler?
Türk -Yunan dostluk derneği kurarak mı?.. Bir ortak işyeri açarak mı?
 
Büyük olabilmek için, büyük düşünmek gerekiyor.


Sorumsuz basın ise, sahte dostluk cenneti fikrini yaymaya çalışıyor.
Dostluk gençlere aşılanmadığı sürece , Türk-Yunan dostluğu ‘Yabancı Damat’ dizisinde kalır sadece….
Yazık…


 

BİR CEVAP BIRAK