Türkçe konuşanların GCSE başarısı

Genelde Islington’daki okulların (secondary schools) ulusal ortalamanın iki katı düzeyinde başarı gösterdiği sınavlarda, Türkçe konuşan öğrenciler, başarı oranlarını bir önceki yıla göre, yüzde 30 artırmış oldu. Hükümetin 15 Ocakta açıkladığı rapora göre, bu oran aynı yıl ülke düzeyinde yüzde 3.3’dü.


Hükümetin raporuna göre, Islington’daki öğrencilerin yüzde 56.4’ü, girdikleri en az beş GCSE sınavında, A* ve C arasında notlar aldı. Yine rapora göre Islington öğrencileri, 2007 yılındaki başarı oranına göre, (bu yüzde 49.3’dü) yüzde 7.1’lik bir artış sağladı. Böylelikle Islington, GCSE sınavlarında tüm ülkedeki başarı derecesi sıralamasında,  8 basamak yükseldi.


Okula (secondary schools) girişten bitirinceye kadar gelişmeleri dikkate alarak, 149 belediye arasında yapılan değerlendirmeye (Contextual Value Added) göre ise, Islington öğrencileri 2008 yılında 1013.6 puanla, 11. sıraya yükseldi. Islington 2007 yılında 50. sıradaydı.


Gelişme oranını yüzde 17’ye çıkaran Highbury Grove School ve yüzde 16’yı yakalayan Central Foundation and St Aloysius College ise, Islington’daki tüm diğer okulları geride bıraktı.


EĞİTİMCİLER FORUMU: “GCSE Sonuçları gerçeği yansıtmıyor”


Öte yandan, Türkçe konuşan öğrenciler arasındaki GCSE sonuçlarını geçen yıl sonunda değerledirmesini yaptıklarını belirten Eğitimciler Forumu (Education Forum) hükümetin hazırladığı rapordaki rakamların gerçek sonuçları yansıtmadığını açıkladı.


EF, hazırlanan raporun, özellikle Türkçe konuşanlar arasında  neden var olan durumu tam olarak yansıtmadığını eğitim politikasında yapılan bazı değişikliklere bağladı. Bunu da üç ana nedenle açıkladı.


İlk olarak, Sınavlarda alınan ders sayısında bir azaltma yapıldı. Okullar sistematik olarak, öğrencileri, başarılı olacaklarına inandıkları derslerden sınavlara girmeleri konusunda teşvik etti. Böylece az sayıda derslere yoğunlaşıldı. İkinci olarak, öğrenciler meslek eğitimine yönlendirildi. Bu, GCSE sınavına giren öğrenci sayısında ciddi bir azaltma ortaya çıkardı. Üçüncü olarak da, sınavların iki ayrı tarihte yapılması gösterildi. Başarılı öğrenciler Kasım ayında sınava alınarak, geri kalan dönemde, orta ve geri düzeyde olan diğer öğrenciler üzerinde yoğunlaşmaları sağlanadı.


EF, bu politikanın, kısa vadede aokullara maddi kaynak sağlayabileceği ve ‘başarı oranlar’nda yapay bir yükseltme gerçekleştirebilir. Ancak, uzun dönemde, eğitim kalitesini düşüreceğini söyledi. Eğitimde gerçek atılımın azınlıklara verilen sözlerin tutulmasıyla gerçekleşebleceğinin de altı çizildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven − three =