Türkçe yer isimlerini yasaklayacaklarmış!

Türkçe yer isimlerini yasaklayacaklarmış!

0
PAYLAŞ

Kıbrıslı Rumlar adanın tümü üzerinde egemenmiş gibi kararlar alıp, uygulama heveslerine giriyorlar. Hala birilerinin gelip, adanın kuzey kısmını yani KKTC topraklarını işgal edip, Rumlara “Buyurun gelin alın” diyeceği günün hülyasındalar.

Ama fena halde yanılıyorlar…

Niye mi? Bu rüyaların hayra çıkmadığını çoktan gördüler de ondan.
Hatırlatalım; 1974 Barış Harekatından hemen sonra Makarios hükümeti Eylül ayında toplanmış ve Mağusa limanının “Korsan Liman” olduğuna dair Bakanlar Kurulundan karar geçirmiş, Rum Temsilciler Meclisinde de yasa çıkarttırmıştı.

Bu kararı dikkate alan olmadı ve görüldüğü gibi o gün bu gündür Gazimağusa Limanı uluslararası deniz trafiğine açık. Avrupa Komisyonu da 2007 yılında yaptığı bir açıklama ile de Gazimağusa limanının uluslararası trafiğe açık olduğunu teyit edince konu kapandı.

Bir diğeri; AİHM, Dimopulos davasının gerekçeli kararı içine yerleştirdiği “Taşınmaz Mal Komisyonu” kararı ile Rumların AİHM’ye yaptığı mülkiyet başvurularını sonlandırmış ve Melenagou Kararı ile de “İade” kapısını kapatmıştı.

Rumlar şimdi AİHM’nin bu uygulamalarını devre dışı bırakabilmek için “Rum Malları Vasiliği Yasası”nı çıkartmak için çalışıyorlar ancak 1 Mayıs 2004 tarihinde egemenliklerinin neredeyse tümünü Brüksel’e devrettiklerinden, bu konuda başarılı olabileceklerini söylemek mümkün değil.
***

Yenilen pehlivan güreşe doymazmış misali Rumlar şimdide isim konusuna taktı. Avrupa Birliği, KKTC sınırları içindeki yerleşim yerlerinin Türkçe isimlerini de kullandığı için, Anastasiadis hükümeti bu uygulamaya son vermek amacı ile Rum Meclisinden, Güney Kıbrıs’ta yayınlanan her türlü yazılı belgede Kıbrıs’taki yerleşim yerlerinin Türkçe isimlerinin kullanımını yasaklayan bir yasa geçirtti.

Bu yasanın arkasına sığınarak AB’ye başvuru yapacak ve AB’nin Kıbrıs merkezi tarafından yayınlanacak her tür bildiri, karar ve yazışmalarda, adanın her iki tarafında mevcut yerleşim yerleri ile ilgili sadece Rumca isimlerin kullanımını talep edecek!

KKTC hükümeti Rumların bu kararını elbette dikkate almayacak, tabii KKTC halkı da. Zaten Geceden sabaha türlü türlü karar üreten Rumların bu kararı da bizleri hiç bağlamayacak. Zira Kıbrıs adası üzerindeki Türk yerleşim yerlerinin Türkçe isimleri, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edilmeden çok önce, daha 1957 yılında tespit edilmiş ve uygulamaya konmuştu.

KKTC sınırları içindeki Türk, Rum tüm yerleşim yerlerinin isimleri de 1978 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi tarafından kabul edilen 28/1978 sayılı “Coğrafya isimlerinin Standartlaşması Yasası” ile belirlenmişti. Sonradan bu yasaya 1980 yılının Mayıs ve Haziran aylarında yapılan değişikliklerle son şekli verildi.
Yani bu isim meselesi abesle iştigal ve ortalık bulandırmaktan başka bir şey değil.
Hala daha adadaki gerçekleri göremeyen Rumlar, adada iki halkın yaşadığını da bir türlü kabul edememekte. Bu nedenle de Kıbrıslı Türklerle ortak bir devlet kurmamak için 1968 yılından beri diretip, müzakerelerin uzaması için de sudan bahaneler üretiyorlar.
Esasen komşunun aklında başka Kıbrıs adasının geleceği ile ilgili bir ütopya var. Kıbrıslı Türkleri ve Türk askerini bu adadan söküp atamayacaklarını anladıkları için bir mucize bekliyorlar.
Bir mucize olsun, bir güç Türkleri adadan atsın ve kendileri de adanın tüm hakimi olsun!
Eğer adada kalmayı başaran Kıbrıslı Türkler de olursa onlar da Latinler, Maronitler ve Ermeniler gibi hükümet ortağı yerine sadece azınlık haklarına sahip olsunlar.
Dolayısıyla buna güçleri yetmeyeceğini anlayınca Kıbrıslı Türklere rahatsızlık verecek hinlikleri düşünüp çıkarıyorlar.

BİR CEVAP BIRAK