‘Türkiye, ABD’nin en güvenilir müttefiki’ymiş

New York’ta faaliyet gösteren düşünce kuruluşu “Dış İlişkiler Konseyi”, Türk-Amerikan Konseyi Yıllık Toplantısı nedeniyle New York’ta bulunan Bağış’ın konuşmacı olarak katıldığı yemekli bir toplantı düzenledi.

“Türkiye’nin İçinde” başlıklı konuşmasında, sözlerine “Dünyanın bu tarafından Türkiye’yi yanlış okumanın çok mümkün olduğunu bir kez daha fark ettim” diye başlayan Bağış, “Bazı insanların Türkiye’nin müttefiklerine olan bağlılığı ve özellikle Ortadoğu’da ne yapmak istediği hakkında şüpheleri olduğunu fark ettim. Bazı insanların da Türkiye hakkında çok mutlu olduğunu gördüm. Dünyaya Türkiye’den bakmakla Washington’dan bakmak arasında farklar olduğunu fark ettim” dedi.

“Bugün sizinle perspektiflerimizden bazılarını paylaşacağım” diyen Egemen Bağış, Türk-Amerikan ilişkilerinin 60 yıldan fazladır devam eden çok önemli başarı hikayelerinden biri olduğunu, iki ülkeyi birleştiren pek çok şey arasında en önemlilerinin, paylaşılan demokrasi, insan hakları, düşünce özgürlüğü gibi değerler olduğunu belirtti.

“YANGIN BİZE DE SIÇRAR”

“Türk-Amerikan ilişkileri bağlamında, Afganistan konusunda büyük bir işbirliğimiz var. Ortadoğu’ya barış getirmek ve barışı yaygınlaştırmak için dikkatle çalışıyoruz” diyen Bağış, şunları kaydetti:

“Washington’daki pek çok kişinin Türkiye’nin Irak meselesindeki katkılarını anlamadığını fark ettim. Ancak hatırlamalıyız ki, 1991’de ilk Körfez krizinde ABD’ye destek veren ilk ülkelerden biriydik. Bunu çok kimse bilmiyor ama Irak’ta ABD’den sonra en çok kaybı, bölgede askerimiz olmamasına rağmen biz verdik. Çok sayıda kamyon şoförümüz, inşaat işçilerimiz ve mühendislerimiz hayatını kaybetti. Sünnileri seçimlere girmeye ikna eden bizim Dışişleri Bakanımızdı ve Irak’a 50 milyon dolar yardımda bulunduk.”

ABD gibi Türkiye’nin de Irak’ta toprak bütünlüğünün korunması ve herhangi bir etnik ya da dini grubun diğerleri üzerinde hakimiyet kurmaması üzerinde hassasiyetle durduğuna dikkat çeken Bağış, ”Irak’ın bölünmesi başka bölünmeleri de beraberinde getirir. Komşudaki yangını söndürmezsek yangın bize de sıçrar. Komşudaki yangını söndürmeye çalışıyoruz” dedi.

Bağış, Türkiye’nin İran konusundaki tavrıyla ilgili olarak da şunları dile getirdi:

“İran’ın nükleer silah sahibi olmasını istemiyoruz. Hiçbir ülkenin istemiyoruz. Ancak niyetleri ne olursa olsun, daha sert adımlar atılmadan önce, tüm diplomatik yolların denenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Komşumuz İran’ı Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ve diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapması konusunda teşvik ediyoruz. Aynı zamanda Avrupalı müttefiklerimizi de İran’ı bu yönde teşvik etmeleri için destekliyoruz.”

AVRUPA BİRLİĞİ

Konuşmasında Avrupa Birliği (AB) konusunda da değinen Egemen Bağış, “Hiç kimsenin Türkiye’nin kararlılığı konusunda şüphesi olmasın. Bu Türkiye’nin 42 yıllık rüyasıydı. AB’ye giriş müzakerelerini başlatan partinin ve hükümetin üyesi olmaktan gurur duyuyorum. Türkiye’ye baktığınızda, bütün dünyada olmasını arzu ettiğiniz şeyi, gittikçe daha da yerleşen bir demokrasiyi göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

“BİZİ BİRLEŞTİREN ÇOK ŞEY OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Konuşmasının ardından soruları cevaplayan Bağış, bir katılımcının, ABD’de bazı insanların Türkiye ve Amerika’nın özellikle Suriye ve Hamas konularında aynı şekilde düşünmemelerinden kaynaklanan şüpheler taşıdığını belirterek “Türk-Amerikan ilişkilerinin gerçek temeli nedir, ortak amaçlar nelerdir?”şeklinde bir soru yöneltmesi üzerine, ”Türkiye ABD’nin Ortadoğu’daki en güvenilir müttefikidir. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de bu böyle kalacaktır. Bizi birleştiren çok şey olduğunu ve iki ülkenin de birbirini kaybetmeyi göze alamayacağını düşünüyorum. Türkiye ve ABD çok değişik konularda çok şeyi birlikte götürüyorlar” diye cevap verdi.

Bağış, Suriye’nin uzun yıllar terör örgütü PKK’ya destek vermesi sebebiyle bu ülkeyle ilişkilerin kötü olduğunu, ancak şimdi Suriye’nin teröristleri yakalayıp Türkiye’ye teslim eder hale geldiğini anlattı.

Bağış, Hamas konusunda ise “Bence Hamas yetkilileriyle dürüst bir şekilde konuştuğu için Türkiye’ye teşekkür edilmeli. Hamas, Ankara’da, Tahran ya da diğer bölgelerde duyduklarını duymadı. Başkaları yanlış mesaj vermeden biz doğru mesaj vermek istedik”şeklinde konuştu.

Bağış sözlerine, “Hamas’ın seçimlere katılması kararı Türkiye’nin yetkisinde olan bir şey değildi. Hamas’a seçimlere katılma hakkı verildi, Hamas da insanların desteğini kazandı. Filistin halkı bizim için değerlidir, İsrail halkı da değerlidir ve bölgede kanın durmasını istiyoruz” diye devam etti.

Türk-Amerikan ilişkilerinin temelinde tarihten gelen güçlü politik ve askeri ilişkiler olduğunun vurgulayan Bağış, ilişkinin ekonomik boyutunun ise hiçbir zaman aynı seviyede olmadığını hatırlatarak, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki diyalogun arttırılması çağrısında bulundu.

Türkiye’nin İslam dünyasına bakışı hakkındaki bir soruya da Bağış,”Türkiye’nin nüfusunun yüzde 99’u Müslüman’dır. Türkiye laik bir ülkedir ancak bireyler dindar olmak ya da olmamayı seçebilirler. İslam dünyasına karşı tarihsel sorumluluklarımız var. Ortak bir kültürü paylaşıyoruz. Model ya da örneğiz demek istemiyorum ama Türkiye’nin 200 yıllık demokrasi tecrübesini onlarla paylaşmak istiyoruz” dedi.

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri’nin ilk kez bir Türk olmasının, İslam dünyasının Türkiye’yi daha ciddiye aldığının bir göstergesi olduğunu söyleyen Bağış, İKÖ tarihinde ilk kez başkanın seçimle belirlendiğini, bunun İslam dünyasına demokrasi getirmenin ilk adımı olduğunu ifade etti.

Bağış ayrıca, İKÖ’nün, İslam hakkındaki yanlış imajı değiştirmeye ve dünyada Müslümanlar ve gayrimüslimler arasında daha iyi bir diyalog kurmaya çalışan ciddi bir kurum olması gerektiğini vurgulayarak, kurumun başkanı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bunu başarmaya çalıştığını ifade etti.

“BİZİ KAYGILANDIRMIYOR”

Egemen Bağış, Türkiye’deki Kürtlerle ilgili bir soruyu da şöyle yanıtladı:

“Türkiye’deki Kürtlerin davranışları bizi kaygılandırmıyor. Türkiye’deki Kürtlerin Türkiye’de yaşamaktan memnun olduklarını düşünüyorum. TBMM’de yüzden fazla Kürt milletvekilimiz var. Pek çok Kürt siyasimiz oldu. Türkiye’de insanlar etnik kökenlerine göre değerlendirilmiyor” şeklinde cevapladı.

Bir katılımcının, Kıbrıs’ta Türk askerlerinin varlığı ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmamasını sebep göstererek Türkiye’nin Kopenhag Kriterleri’ni tam olarak yerine getirmediğini iddia etmesi üzerine de Bağış, Türkiye’nin Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirdiğinin AB liderleri tarafından kabul edildiğinin kayıtlarda yer aldığını belirtti.
Türkiye’nin Ermenistan’la ticari ilişkilerinin sorulması üzerine Bağış, “Ermenistan, sınırı kabul etmediği için sınırı açamıyoruz. Dolayısıyla doğrudan ticaret yapamıyoruz” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.