‘Türkiye doğuya bakıyor’

‘Türkiye doğuya bakıyor’

0
PAYLAŞ

Yazar’ın değerlendirmesi şöyle:


“Türkiye’nin AB’yle ilgili hayal kırıklığı, Kıbrıs üzerine çıkan bir anlaşmazlıktan dolayı Aralık ayında müzakerelerin kısmen askıya alınmasından sonra daha da derinleşti. Ancak kızgınlık ve öfke, yerini yeni ve daha iddialı bir fikre bırakıyor giderek: belki de Türkiye’nin aslında Avrupa’ya ihtiyacı olmadığı ve Türkiye, kendi yoluna giderken AB’nin de bu incitici ve kendini beğenmiş şovenizminden ötürü pişman olacağı fikrine…


Türkiye’nin Avrupa’nın ötesinde de hayat olduğu görüşü, kısmen canlanan ekonomisine dayanıyor. İstikrarlı, IMF gözetimindeki yıllık yüzde 7’lik büyüme oranı birçok büyük Avrupa ülkesini geride bırakıyor. İhracat gelirleri de artıyor.”


Türkiye’nin bölgesel liderlik rolünün de giderek daha çok önem kazandığını ve bunun da AB’yle ilgili görüşleri değiştirdiğini belirten Simon Tisdall şöyle devam etti: 


“Hazar havzasından, Rusya’dan ve Orta Asya’daki Türkî cumhuriyetlerden Avrupa’ya petrol ve doğalgaz akışının büyük bölümünü, önemli bir transit geçiş noktası olarak Türkiye sağlıyor.


Bu Moskova’yla daha yakın bir işbirliği yolunu açarken, Azerbaycan’dan Kazakistan’a bir ‘Türkî ülkeler topluluğu’ fikrini de canlandırıyor. Ankara’daki ‘reformcu İslamcı’ hükümet de Arap ve Müslüman dünyalarının dostluğunu kazanıyor. Bu hafta Mısır’la yeni bir stratejik ilişkinin işaretlerini verdiler. Geçtiğimiz yıl Lübnan’a asker gönderdiler. Birçokları İran’la konuşmaz, ya da konuşamazken, onlar konuşuyor. İsrail’le yakın ilişkileri Hamas ve Filistin yönetimiyle görüşmelerini engellemedi. Ve Kürtlerle aralarındaki gerginliğe karşın, Türkiye Kuzey Irak’ın başlıca ekonomik ortaklarından biri.


Artan aşırı milliyetçilik ve yeni Osmanlıcı düşünce biçimi; aşırı İslamcılık ve siyasi istikrarsızlık, Türkiye’nin yükselişinin önündeki bilinen tehlikeler. Ama gücü 70 milyonluk nüfusunun verdiği enerjide gizli. Ve bu dinamik kaynak; gevşek, orta yaşlı Batı Avrupa’da olmayan bir şey.”


 



 



 

BİR CEVAP BIRAK