Türkiye ve Ortadoğu çıkmazı

Saddam Hüseyin’in memleketi Tikrit’in denetimi için verilmekte olan mücadele, sadece Ortadoğu için değil, Türkiye de dahil tüm bölge ülkeleri için belirleyici olacak, uzun erimli sonuçlar doğuracak. Biraz daha uzağa gidince, Yemen’de artan şiddet ve kargaşa ve Libya’da giderek derinleşen istikrarsızlıkla, bölge, her an patlamaya hazır bekliyor.

Nüfusu ağırlıkla Sünni olan Tikrit’i IŞİD’den geri almayı hedefleyen Irak askeri harekatı, 2 Mart’ta başlatıldı. İran askeri danışmanlarının gözetiminde Iraklı Şii milislerin önderliğinde gerçekleşiyor. Zaten varolan mezhep temelindeki çatışmaların, artık bundan böyle Iraklı Sünnilere karşı İran’ın önayak olduğu bir etnik çatışmaya dönüşmekte olduğu endişelerini körüklüyor. ‘Terör Ordusu IŞİD’in İçinden’ adlı yeni yayınlanan kitabın yazarlarından Hassan Hassan’ın deyişiyle, sonucu ne olursa olsun, kim kazanırsa kazansın, Tikrit, Irak’taki savaşın geleceği konusunda canalıcı önemde bir role sahip. Bu hafta başlarında Londra’da Avrupa Dış İlişkiler Konseyi adlı düşünce kuruluşunda konuşan Hassan Hassan, IŞİD açısından dinamiklerin hala olumlu olduğunu düşünüyor. Tunus, Libya ve Yemen örneklerinde de görüldüğü gibi, IŞİD, Irak ve Suriye’ye ek olarak, bölgedeki etki ve desteğini artırmaya devam ediyor. Daha da önemlisi, IŞİD, iç savaşların ve etkisiz hale gelen hükümetlerin yarattığı boşlukları, adeta bir devlet gibi davranarak kapatmaya çalışıyor, bu yüzden de kaba kuvvetle denetim sağladığı bölgelerde zamanla halkın desteğini kazanıyor.

Orta Doğu’da aşırı görüşlü güçlerin hızlı yükselişi, Obama yönetimini Irak politikasında ciddi değişikliğe zorladı Başkan Obama, iki gün önce Amerikan uçaklarına Tikrit’i bombalamaları emri verdi.

46 vatandaşı Musul’daki konsolosluk binasında geçen Haziran ayında rehin alınan Türkiye, IŞİD’in Irak’taki yayılmacılığının ilk hedeflerinden biriydi. Duruma kayıtsız kalması beklenemez.

IŞİD’I Tikrit’den çekilmeye zorlamak, Musul’u geri almanın ilk adımlarından biri olarak görülüyor. Amerikalılar, bu tür bir operasyonda Türkiye’yi de yanlarında görmek istiyor. Ancak Türkiye, Tikrit’de savaşa tutuşmaya Kobani’de olduğundan daha az niyetli. Çarşamba günü TIME dergisine bir mülakat veren Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu, IŞİD’le savaşan Şii milisleri, en az IŞİD kadar tehlikeli gördüklerini söyledi. Davutoğlu, IŞİD’le savaşan Şiilerin Tikrit ya da Musul’un denetimini ele geçirmeleri durumunda bir mezhep savaşının patlak verebileceği uyarısında bulundu.

İran’ın rolü ve Şii milislerin Tikrit’te intikam saldırıları, IŞİD’in önde gelen düşmanı Irak Kürtlerini de endişelendiriyor. Amberin Zaman’la Erbil’de görüşen Kürdistan Bölgesel Yönetimi başbakanı Nehçirvan Barzani, Şii milislerin kontrolsüz büyümesi ve mezhep ayrılıklarının körüklenmesinden korktuklarını dile getiriyordu.

Çarşamba günü İngiltere Avam Kamarasında düzenlenen bir panelde konuşan Suriye Kürt Demokratik Birlik Partisi eş başkanı Salih Müslim, bölgede durumun son derece karmaşık ve güç olduğundan bahsetti ama Türkiye’ye doğrudan eleştiri yöneltmekten kaçındı. Ancak aynı panelde konuşan bir diğer uzman, Columbiya Universitesi öğretim üyesi Dr. David Phillips, Türkiye ile IŞİD’in birbirinden pek de farklı olmadığını savundu. Parlamentoda kalabalık bir gruba hitabeden Dr Phillips, Türkiye’nin geçmişiyle ya da olması istendiği şekilde değil, günümüzün gerçekleriyle yeniden değerlendirilmesini istedi ve ekledi: ‘ Eğer Türkiye, bugün NATO üyeliği için başvuruda bulunsaydı eminim geri çevrilirdi’.

Aslında Türkiye’nin Irak konusundaki endişeleri tamamen haklı. Bölgede karşı karşıya kalınan tehlikeler ve sonuçları önceden tahmin edilemeyen kısa erimli çözümlerin yol açabileceği yeni sorunlar, gözardı edilemeyecek kadar büyük. Kimse, Türkiye’yi ihtiyatlı olduğu için suçlayamaz ama yakın geçmişte Suriye ve Irak’taki Sünni İslamcı gruplara yönelik tutumu yüzünden Türkiye’nin son zamanlarda daha ölçülü hale gelen Orta Doğu politikası hala güven vermiyor.

Önümüzdeki haftalarda bölgesel diplomasi, özellikle komşu İran’la bağlantılı olarak Türkiye açısından daha da zorlaşacak. Türkiye ve müteffikleri, İran’ın Irak’ta artan etkisi ve Şii güçler konusunda endişelenedursun, İran da Yemen’de olup bitenden ötürü giderek daha düşmanca bir tutum takınmakta.

Türkiye, Yemen’de İran’ın desteklediği Husi Şii güçlerine karşı Suudi Arabistan önderliğinde başlatılan operasyonu destekliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransız 24 kanalına verdiği mülakatta Türkiye’nin harekata lojistik destek verebileceğini bildirdi ve İran’ı derhal Yemen’i terketmeye çağırdı.

Buna karşılık İran da Yemen’deki şiddetin bütün bölgeye yayılabileceği uyarısında bulunuyor,

Türkiye’nin liderleri hala Orta Doğu’yu yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor mu bilinmez ama bölgedeki tehlikeli gidişin Türkiye’yi Orta Doğu politikalarını istemeyerek de olsa gözden geçirmek zorunda bıraktığına kuşku yok.

__________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:
http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

7 − six =