Türkiye’de KKTC vatandaşı olmak

Türkiye’de KKTC vatandaşı olmak

0
PAYLAŞ

Bugün UBP Kurultayı ile ilgili bir yazı yazmamaya kararlıyım.
KKTC’de yani Kıbrıs’ın kuzeyinde 2006 yılından beri tarihi, kültürel ve coğrafi görmem gereken her yere gitmiş biri olarak bugün biz Türkler ve Kıbrıslı Türkler üzerine yazmak arzusundayım. KKTC’de de yaşamanın bir sorumluluğu olarak Kıbrıs hakkında okumaya ve dinlemeye kısacası öğrenmeye çok özen gösterdim. Günümüzde adayı bazı Kıbrıslı Türk dostlarımdan daha fazla tanır hale gelmek beni mutlu etmekte. Elbette daha göreceğim çok yer ve öğreneceğim çok detay var.
Türkiye’de uzun yıllar Alman vatandaşı kimliği ile gezmiş bir birey olarak epey deneyim topladım.
KKTC vatandaşı kimliği ile Türkiye’de bulunmak ise daha farklı.
Kaldığım otellerde kimlik istendiğinde nufüs cüzdanım KKTC kimliğimden daha büyük ve zor taşınır olduğundan ve de KKTC kimliği çok daha pratik taşınabildiğinden her seferinde KKTC kimliğimi sunmaktayım.
Bugüne kadar sadece sempati ile bakıldığına tanık oldum. Olumsuz hiç bir tepki yaşamadım.
Geçenlerde Selçuk’ta kaleyi ziyaret etmek ve ardından Efes’e uğramak istediğimde TC Kültür Bakanı dostum Ertuğrul Günay’ın harika bir uygulamasını öğrendim. TC vatandaşları yılda 30 TL karşılığında bir “Müzekart” edinebiliyorlar. Bu “Müzekart” ile bir yıl boyunca tüm müzeleri ve tarihi yerleri hiç bir ücret ödemeksizin ziyaret edebilmekteler.
Çok güzel bir uygulama.
Bir ülkenin vatandaşlarının kendi tarihlerini ve kültürlerini öğrenebilmeleri için muhteşem bir teşvik.
Bu konuda ben de bilgilendirildiğimde yanımda gene nufüs kağıdım olmadığından KKTC kimliğimi sunduğumda ise daha da sevindim. Çünkü TC vatandaşları için sunulan bu olanak KKTC vatandaşları için de aynen geçerli idi.
Şimdi benim de bir “Müzekartım” var ve bir yıl boyunca değerlendireceğim.
KKTC kimliğinin Türkiye’de bir çok alanda bir TC kimliği gibi işlem görmesi ise beni çok sevindirmekte.
Doğrusu da bu!
İster Türkiyeli ister Kıbrıslı Türk olalım sonuçta kökenimiz, tarihimiz ve kültürümüz aynı. Dinimizden ve dilimizden sanırım hiç bahsetmeme gerek yok.
Keşke KKTC’de yaşamakta olan Türkiyeli Türkler KKTC’yi, Kıbrıslı Türklerin tarihini ve kültürel özelliklerini tanımak için daha fazla özen gösterseler. Sadece Girne Kalesini ve bir iki camiyi ziyaret etmekle yetinmesek.
KKTC’yi ziyaret eden Türkiyeli turistler keşke Kıbrıslı Türklere özgü mutfağı sunan lokantaları keşfetmek için çaba harcasalar.
Aynı şekilde KKTC vatandaşı Kıbrıslı Türkler de keşke TC Kültür Bakanlığı’nın yıllık sadece 30 TL tutan “Müzekartı” ile bir kaç yüz yıl önce atalarının terk ettiği toprakların kültürünü, tarihini ve özelliklerini daha iyi tanıma olanağını değerlendirseler.
KKTC’de Türkiyeli olanların bazıları gerçekten önyargılı Kıbrıslı Türkler nedeniyle sorun yaşamaktalar.
Türkiye’de ise sokaktaki Türkler Kıbrıslı Türklere hala çok sempati beslemekteler. Elbette Türkiye’de de Kıbrıslı Türklere önyargı ile yaklaşanlar da var.
Karşılıklı önyargıları yenmenin tek yolu birbirimizi daha iyi tanıyarak anlamaya çalışmak bence!

BİR CEVAP BIRAK

5 × four =