Türkiye’de sıradan bir gün

Son 48 saatin gelişmelerine gözatmak, ne demek istediğimi anlatmaya yeter mi acaba?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ilkinde hükümet yanlısı bir işadamı lehine bir savunma ihalesine müdahale ettiği, ikincisinde de düşman olduğu bir medya patronu hakkındaki mahkeme kararını etkilemeye çalıştığı iki gizli kaydın yayınlanmasından bir gün sonra, adeta kendi rekorunu kırdı.

Bu defa, başbakanın Milliyet gazetesinin sahibiyle, olayı yakından bilenlerin de daha sonra doğruladığı bir konuşmasına şahit olduk. Sözkonusu kayıtta, Başbakan, gazete sahibi Erdoğan Demirören’le gazetede yayınlanan bir özel haberi tartışıyordu. PKK lideri Abdullah Öcalan’la, kendisini İmralı’da ziyaret eden Barış ve Demokrasi Partisi milletvekilleri arasındaki konuşmaların tutanaklarını yayınlayan gazetenin sahibini sert, hakaret dolu sözlerle azarlıyordu. Gazetenin genel yayın müdürü Derya Sazak ve muhabiri Namık Durukan’dan, adi , namuzsuz, kepaze diye sözediyordu. Demirören, özürler diliyor, gereğini yapacağına dair sözler veriyor ama başbakanı yatıştıramıyordu. Sonunda 76 yaşındaki varlıklı işadamı, bir yandan ağlarken bir yandan da soruyordu: ‘Nasıl girdim bu işe, kim için?’

Bu ses kaydını yeterince utanç verici bulmadıysanız, Başbakan Erdoğan’ın ATV kanalında dört özenle seçilmiş meşhur gazeteciyle yaptığı mülakata buyurun. Yolsuzluk iddialarını görmezden gelen dörtlü, başbakana uyku ve yemek alışkanlıklarını sordular. Sayelerinde Erdoğan’ın günde 6-7 saat uyuduğunu, sabah kahvaltısında bal ve kaymak yediğini öğrendik.

Arkasından da bir bomba açıklama daha geldi başbakandan.

Facebook ve YouTube’a atfen, 30 Mart yerel seçimleri ardından yeni adımlar atılacağını, gerekirse bunların tamamen kapatılacağını söyleyen Erdoğan ekledi; ‘Bu milleti Facebook’a, YouTube’a yedirmeyiz!’

Başbakan, internete sızan konuşmaları şantaj diye kınadı ama bu konuşmaların gerçekleşmediğini, tamamen uydurma olduğunu da söylemedi. Dört meşhur gazeteci de zaten sormadı.

Hükümetinin Pensilvanya’da yaşayan Fethullah Gülen’in iadesini isteyip istemeyeceği konusunda ise Amerika Birleşik devletleri başkanına, Türkiye’deki huzursuzluğun kaynağındaki kişinin Amerika’da olduğunu söylediğini, Obama’nın da gereken mesajı aldığını belirtti Erdoğan.

Bu arada, Türkiye’nin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı TİB, 2012-2013’te yarım milyon kişinin dinlendiğinin tespit edildiğini açıkladı. Skandal ve hukuksuzluğun gündelik işler haline geldiği Türkiye’de, bu da sıradan bir veri olarak bir kenara not edildi.

Ana muhalefet partisi CHP’nin rakkamlarına göre sadece geçen yıl, 800 kadının kocaları ya da erkek arkadaşları tarafından öldürüldüğü ülkede, devlet, bir kadını daha korumasız bıraktı. İstanbul’da 19 yaşında bir üniversite öğrencisi genç kız, gün ortasında belediye otobüsünde, tanıdığı bir erkek tarafından öldürüldü. Kızın erkek kardeşi, ailelerinin iki defa polise başvurduğunu, ölüm tehditlerinin delillerini sundukları halde koruma isteklerinin yanıtsız kaldığını söyledi.

Bir genç hayat daha Türkiye’nin kötü istatistiklerinde bir veri olarak, söndü, gitti.

_______________________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:
http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ten + five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.