Türkiye’de yeni MİT Yasası neden tartışmalı?

Hükümet, günümüzde karşı karşıya bulunulan sorunlarla başedebilmek için güvenlik ve haberalma örgütünün modernleştirilmesinin zorunlu olduğunu söylüyor. Yeni yasanın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’e daha önceki yasaya kıyasla daha sıkı parlamento gözetimi getirdiğini savunuyor.

Yeni yasanın karşıtları ise, Türkiye’nin otoriterleşme yolunda bir adım daha attığını ve yapılan değişikliklerle MİT’e yeni ve keyfi yetkiler tanındığını düşünüyorlar. Kurum için belirlenen görev ve önceliklerin ve bunların çerçevesini çizen yasal düzenlemenin, Türkiye vatandaşlarının özgürlüklerinin ve özel hayatlarının mahremiyetinin çiğnenmesi pahasına hükümeti korumayı hedeflediğine inanıyorlar.

Hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğünün olduğu şeffaf bir toplumda, haberalma servislerinin varoluş nedeni, vatandaşların özgür ve demokratik yaşam tarzını korumaktır. Görevleri, ülkeye yönelebilecek iç ve dış tehditleri zamanında belirlemek ve zarar vermelerini önlemektir.

Bir polis devleti ile demokratik bir devlet arasındaki fark, istihbarat ve güvenlik kurumlarının hesap verebilir olmasıdır.

Hem istihbarat ve güvenlik sistemi hem de onları denetleyen yönetim üzerinde etkili bir gözetim mekanizmasının kurulamaması, yeni yasanın en önemli eksikliklerinden biri Türkiye’de.

Ulusal haberalma örgütünün yasal çerçevede faaliyet göstermesi için sürekli ve şeffaf bir gözetim gerekir. Üstelik bu gözetimin, sadece yürütme ve yasama organı tarafından sağlanması da yetmez, yargısal denetim de en az onlar kadar zorunludur.

Türkiye’de cumhurbaşkanının onayından geçen yeni yasa, istihbarat birimleri alanında çalışacak yeni bir parlamento komisyonunun kurulmasını öngörüyor. Ancak bu komisyonun yapacağı değerlendirme, başbakanlık tarafından hazırlanan rapor üzerinde olacak.

Sözkonusu rapor, devlet sırrı sayılacak bilgi ve ayrıntıları içermeyecek. Dolayısıyla, parlamento komisyonunun gözetim rolü, başbakanlık filtresinden geçen bilgilerle sınırlı kalacak. İşlevini yerine getirmesi için gereken yetki ve bilgiye sahip olamayacak.

Bir başka deyişle, yeni yasanın öngördüğü parlamento komisyonu, uluslararası standartlara göre kabul gören ‘yönetimden bağımsızlık’ ölçütlerinin çok altında. Üstelik, gözetlemekle yükümlü olduğu kurumlar, sadece istihbarat örgütü de değil; polis, jandarma ve Mali Suçları Araştırma Kurulunun denetiminden de sorumlu olacak.

Her halukarda, Şubat 2012’de alelacele yapılan yasal düzenlemeyle MİT Müsteşarı ve üst düzey görevlileri hakkında dava açılması, sadece ve sadece başbakanın iznine bağlanmış durumda. Yeni yasa, tüm üst düzey MİT mensuplarına eski yasaya göre daha geniş dokunulmazlık sağlıyor.

Yeni MİT yasasının bir diğer tartışmalı unsuru, ülke dışında operasyonlar için verilen yeni yetkilerle ilgili. Yasa, bakanlar kurulunun vereceği yetkiyle, MİT’in ülke dışından gelebilecek tehditlere karşı dışarıda faaliyet gösterebilmesini öngörüyor. MİT’e, yerli ve yabancı kuruluşlarla, hareketlerle ve bireylerle bağlantı kurabilme yetkisi de tanıyor.

Yeni yasa, MİT’e, ülke içinde devlet kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından, özel şirketlerden ve bankalardan belge, bilgi ve kayıt talep etme yetkisi veriyor. Bu, bireylerin yanısıra, özel şirketleri de ticari sırlarını koruyamayacakları için endişelendirecek bir gelişme.

Yasa değişikliği, vatandaşın bilgilenme özgürlüğü ve medya özgürlüğü açısından da ciddi sonuçlar doğuracak nitelikte. MİT tarafından gizli diye sınıflandırılan bir belgeyi yayınlayan gazeteci, 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Halihazırda, demokratik ülkelerin çoğunda, istihbarat örgütlerinin faaliyetleri konusundaki tartışma, bireyin özel hayatının mahremiyetinin ihlal edilmesi etrafında sürüyor. Devletin gücünün kötüye kullanılmasının nasıl önüne geçilebileceği tartışılıyor.

Oysa, hukuk devleti çerçevesinde denetim ve ayarların giderek yokolduğu Türkiye’de, yeni yasa, yürütmenin gücünü artıracak yeni bir adım olarak değerlendirilmekte ve tartışmalar, bu eksen etrafında sürmekte. Hatta daha açık bir deyişle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve yönetimine daha etkili bir koruma zırhı oluşturmanın ve muhalif sesleri susturmanın bir diğer yolu olarak görülmekte.

Sonuç olarak, MİT yasası, ülkenin demokrasi idealleriyle bugünün siyasi gerçekleri arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor.

_______________________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:
http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty + twelve =