‘Türkiye’nin AB geleceğinde karamsar’

İngiltere basınının Türkiye’nin AB ilişkilerine yaklaşımı özetle şöyle:


The Guardian:Türkiye’nin AB hayalleri gene bir soruna tosladı. Dönem başkanı Avusturya’nın ‘özümseme kapasitesine’ yaptığı vurgu ve Lüksemburg Başbakanı Jean Claude-Junker’in, ”Kıbrıs’a limanlarını açmazsa Türkiye’yle üyelik müzakereleri durdurulsun talebi süreci olumsuz etkiyebilir. Avusturya, yeni bir üye alındıktan sonra sıra bir sonrakine geldiğinde, AB’nin bir ülkeyi daha içine alacak olanakta olup olmadığının önemli bir ölçüt olarak kabul edilmesini isteyerek, genişleme frenine basmaya çalışıyor. Fakat, Avusturya’nın bu teklifine sıcak bakmayan ülkeler var. 13 Birlik ülkesinin aday Türkiye’nin önüne bu kadar açık seçik yeni bir engel koymaya yanaşmadılar… Peki ya Lüksemburg liderinin sözleri ne kadar etkili? Lüksemburg Başbakanı Jean Claude-Junker’in Türkiye’ye yönelttiği Kıbrıs uyarısını ciddiye almak gerekir. Lüksemburg Başbakanı’nın  AB içinde en güçlü kurumlardan biri olan Euro’yu kullanan ülkelerin maliye bakanlarından oluşan grubun başında olduğunu unutmamalı. Lüksemburglu liderin sözleri, Türkiye’nin Kıbrıs konusunda sözünde durmadığı izleniminin derin bir kaygıya dönüştüğünü yansıtıyor. Ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da BBC’ye verdiği mülakatta Türkiye’nin kültürel farklılığına işaret ederek üyeliğin çok zor olacağı görüşünü dile getirdi.


The Independent: Barrroso Türkiye’yi uyardı: ”Üyelik şansı şüpheli”.  AB liderlerinin genişleme sürecinin özümseme kapasitesi konusunda bugün hangi sözcükleri seçeceklerinin Türkiye’ye verilen bir sinyal olak. Türkiye’nin yanı sıra AB liderlerini meşgul eden diğer büyük konunun fiyaskoyla sonuçlanan anayasa girişimini yeniden canlandırma yolları olacak. 2005 yılında Fransa ve Hollanda’da yapılan referandumlarda reddedilen anayasa konusuna en az bir yıl daha dokunulmayacak… Daha sonra bayrak Almanya ve Fransa tarafından devralınacak… Birlik ülkelerinin kamuoyu önüne tekrar anayasa teklifiyle çıkmadan önce Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin atlatılacak ve bu durum da anayasa metninin onaylanması sürecine 2008 yılına sarkıtacak…


The Daily Telegraph: ‘Anayasa 2008 yılında yeniden canlandırılacağa benziyor… 


The Financial Times: AB şu an bir felç içinde olabilir fakat hâlihazırdaki zirvenin ötesine baktığınız zaman, yavaş yavaş yeniden kıpırdanmaya başladığı görülüyor. AB’nin şu an içinde bulunduğu koma hali, anayasasının geleceği konusundaki tıkanıklıkla ve genişleme süreci hakkında giderek büyüyen soru işaretleriyle tezahür ediyor. Türkiye’nin ve daha da ileride Ukrayna’nın üyeliğine karşı çıkan safların bu zirve sırasında “özümseme kapasitesi” adlı maddenin arkasında birlik olarak mevzilerini güçlendirmeye çalıştıkları görülüyor…  Eğer AB liderlerinin aklı varsa, genişlemenin yeni iş ve yatırım çekerek küreselleşmenin nimetlerinden daha çok faydalanılmasını sağladığı ve bütün AB’nin karına olduğunu kamuoylarına anlatabilmeliler. AB’nin en büyük ekonomisi ve dünyanın en büyük ihracatçısı olarak tanımlanan Almanya yakın zamana kadar içinde bulunduğu ekonomik sorunlarını geride bıraktı ve yeniden reform gündemiyle ‘flört’ etmeye başladı…  Henüz mütevazı da olsa ekonomisi yeniden canlanan sadece Almanya değil, AB genelinde de benzer bir trend var.Ekonomileri en çok güç kazananlar ise, AB’nin yeni üyeleri. Genişlemenin faydaları gibi AB’nin çok sayıda sunduğu avantajlar var. Ne yazık ki hükümet liderleri bunu AB kamuoyuna satamadılar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × one =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.