‘Türkiye’nin AB’ye önerisi reddedilmiş…’

‘Türkiye’nin AB’ye önerisi reddedilmiş…’

0
PAYLAŞ

Fileleftheros Gazetesi, “Türk Dışişleri Bakanı’nın Mührüyle Mağusa Yok – Ankara’nın Brüksel’e Gönderdiği Yeni Belgeyi İfşa Ediyoruz” başlıkları altında verdiği haberinde, Türkiye’nin AB raporuna noktası noktasına cevap niteliği taşıyan bir belgenin, 18 Eylül tarihinde Türkiye tarafından Brüksel’e gönderildiğini ve belgede Maraş’ın iadesi de dahil olmak üzere Lüksembourg başkanlığı döneminde sunulan önerilerin ilk kez net bir biçimde reddedildiğini iddia etti.


Gazete, Türkiye’nin gönderdiği 36 sayfalık belgede, Türkiye tarafından Rum yönetiminin bazı uluslararası kuruluşlara üye olmasının veto edileceğinin belirtildiğini ve ayrıca Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün 10 maddelik önerilerinde ısrar edildiğini savundu.


Habere göre söz konusu belgede, Lüksembourg başkanlığı tarafından sunulan öneri paketinin bağlayıcı özelliği bulunmadığı, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasında Haziran 2005’te gerçekleştirilen görüşmelerin gayri resmi nitelikte olduğu ve hiçbir sonuca da ulaşmadığı vurgulandı.


Belgede, Türkiye’nin BM kararları çerçevesinde “iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve statü eşitliği ile yeni ortak devlet yapısına dayalı” bütünlüklü bir çözüm istediği ifade edilirken, 8 Temmuz anlaşmasının ardından teknik komiteler kurulması amacıyla başlayan görüşmelerin Kıbrıs Rum tarafının tutumundan ötürü başarısız olduğu belirtildi.


Gazete, Türkiye’nin belgesinde; Güney Kıbrıs ve Malta’nın AB-NATO işbirliği dışında kalmasından ötürü Türkiye’nin bir yükümlülüğü bulunmadığının ve Güney Kıbrıs’ın bazı uluslararası örgütlere üye olmasının gerekli olmadığının belirtildiğini de savundu.


Gazete, belgede; “Türkiye’nin Ankara anlaşmasının ek protokolünü katılım müzakereleri başlamadan imzalamayı taahhüt ettiğini ve bu taahhüdünü yerine getirdiğinin” ifade edildiği belirtilirken, belgede yer alan bu maddeden Türkiye’nin protokolün uygulanmasına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğine inandığının ve protokolü onaylama ya da uygulamaya koymaya gerek görmediğinin anlaşıldığı yorumunu da yaptı.


Gazete, belgede ayrıca, protokolün imzalanmasının Türkiye’nin limanlarını açması ya da “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni” tanıması anlamına gelmediğinin vurgulandığını ve bu konuya yönelik çözümün Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün sunmuş olduğu öneriler yoluyla olabileceğinin ifade edildiğini belirtti.


Türkiye’nin belgesinde ayrıca, Türkiye’nin adada asker bulundurmasının uluslararası anlaşmalardan doğan bir hak olduğu, diğer garantör devletin de (Yunanistan) adada askerinin bulunduğu belirtilirken, Annan planına atıfta bulunularak Türkiye’nin asker sayısının azaltılmasına karşı olmadığı ifade edildi.


Habere göre belgede ayrıca, Kıbrıslı Türklere yönelik izolasyonların kaldırılması gerektiği ifade edilirken, Kıbrıs Rum tarafının, Mağusa limanından kendi istediği koşullarda ticaret yapılmasını garantilemek için Kıbrıslı Türklere yönelik Mali Yardım Tüzüğü’nün uygulanmasını engellediği de vurgulandı.

BİR CEVAP BIRAK