Türkiye’nin vicdanı bu isyana nasıl dayanacak!

Türkiye’nin vicdanı bu isyana nasıl dayanacak!

0
PAYLAŞ

…sonunda “Vicdan-Sızlar” adını verdiği bir kitap yazdı ve 550 milletvekiline postaladı. İşte yıllardır doğası vahşice yağmalanan Türkiye’nin geldiği noktanın özeti niteliğindeki çarpıcı bir yıkım ve ‘Don Kişot’vari direnişin öyküsü…

43 yaşındaki Ispartalı Mahmut Aksu, Tososlar’ın eteğinde kurulan Sütçüler’in Çandır köyünde doğmuş. Uzun yıllar köyünde çobanlık yapan Aksu, şimdilerde ise kent merkezinde özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışıyor. Ancak iki çocuğu ve eşi ile mütevazı bir yaşam sürdüren Aksu’nun yaşamı yaklaşık 3 yıldır köyünde yaşananlardan dolayı adeta kâbusa dönmüş durumda.

CENNETİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER

Dağlarında geyiklerin, yaban keçilerinin yaşadığı, göğünde kartalların süzüldüğü, yalçın kayalarında kızıl akbabaların nöbet tuttuğu Çandır ve çevresinin cenneti andıran dokusu, son yıllarda birbiri ardına açılan mermer ocaklarıyla adeta cehenneme çevrilmiş. Çandır’ın yaylası konumundaki Söğüt Yaylası ve çevresinde, aralarında Çin ortaklı firmaların da bulunduğu şirketlerce işletilen mermer ve taş ocaklarının yarattığı tahribat katliam boyutuna ulaşınca uykuları kaçan Mahmut Aksu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den ilgili bütün kurumlara kadar bölgede yaşanan katliamı anlatan dilekçe ve mektuplar gönderdi.

YETKİLİLERDEN TAHRİBATIN DURDURULMASINI İSTEDİ

Başbakan Erdoğan’dan TBMM Dilekçe Komisyonu’na kadar ulaştırdığı dilekçelerinde isyan dolu ifadelerle yetkilileri göreve davet eden Aksu, bölgede faaliyet yürüten yaklaşık 15 mermer ve taş ocağının bilinçsiz ve denetimsiz biçimde çalıştığını, bölgenin delik deşik edilerek doğa katliamı yapıldığını öne sürerek yetkililerin bölgeye gelerek tahribatı yerinde görmelerini ve önlem almalarını talep etti.

MİLLİ PARKLAR RAPORU: ‘BÖLGE YABAN HAYATI SAHASI İLAN EDİLSİN’

Sarp kayalıklarla çevrili bölgedeki tek geçişin mermer ocaklarınca kapatıldığını ve alanda hapsolan yaban keçilerinin avcıların kolay hedefi haline geldiğini öne süren Aksu, son aylarda çok sayıda yaban keçisinin vurularak öldürüldüğünü iddia etti. Girişimleri sonucu bölgede incelemelerde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkililerinin, Yazılı Kanyon Tabiat Parkı ile çeşitli doğal ve arkeolojik sit alanlarıyla çevrili bölgenin ‘Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası’ ilan edilmesi yönünde bir rapor hazırladıklarını kaydeden Aksu, 7 Kasım 2012 tarihli raporun sonuç bölümünde, “havza içerisindeki bölgede nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok endemik bitki ve hayvan türünü barındırdığı, alanda açılan mermer ocakları ile özellikle kızıl akbaba ve yaban keçisi başta olmak üzere birçok hayvanın yaşam alanının tahrip edildiği, yaban keçileri için Antalya sınırlarından gelen ve alanın kuzeyine geçiş ve yaşam alanı sunan bölgenin olumsuz etkilendiği, geriye dönüşü olmayacak tahribatlar meydana geldiği, bu nedenle alanda yapılacak ayrıntılı bilimsel ve teknik çalışma ile Bakanlar kurulu kararıyla bölgenin Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilan edilmesi için Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na ivedi olarak teklifte bulunulmasının uygun olacağı” kanaatine yer verildiğini söyledi.

‘SAYIN BAŞBAKAN’IM, BURADA HERKES SIRTINI SİZE DAYAMIŞ!’

Bölgede bulunan Akçal Orman Yangınlarını Gözetleme Kulesinin dibinde bile mermer ocağı açıldığını kaydeden Aksu, ısrarlı girişimleri sonucu yetkililerin bölgeye gelerek alanda incelemelerde bulunduğunu ancak katliam boyutuna varan tahribatın durdurulması için hiçbir adımın atılmadığını söyledi. Bütün çabalarına rağmen birçoğu anıtsal statüde bulunan yüzlerce sedir, ardıç ve çam ağaçlarının katledilmesine öfkelenen Aksu, Başbakan Erdoğan’a yazdığı yazıda, inanılmaz doğa yıkımı karşısında ilgili kurumların görevini yapmadığını ileri sürerek şu ifadelere yer verdi: “benim anlayamadığım bu mermerciler kim? Bu gücü nereden alıyorlar. Her yerde hoyratça ‘biz başbakanlığa bağlıyız. Bize kimse karışamaz. İstediğimizi yaparız. İstersek evlerinizi bile alırız’ diye bağırmaktalar. İzin almadan dağları kesiyorlar. Gerçekten izin alınmadan ormanlık alanda katliam yapabilirler mi? Bu kadar güçlüler mi? Neye güveniyorlar? Bu alana izin veren ilgili kurumların burayı gördüğüne kesinlikle inanmıyorum. Sayın Başbakanım, buradaki herkes sırtını size dayamış, sizin sırtınızdan geçinip gidiyorlar. İlgili kurumlar buradaki doğa katliamını seyrediyor.”

GİDİLMEYEN BÖLGE İÇİN RAPOR YAZDILAR

Konuyla ilgili şikâyetleri üzerine Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinin 10 Şubat 2012 tarihinde bölgeye gittiğini ancak yoğun kar yağışını gerekçe göstererek mermer ocaklarının bulunduğu alana gitmediklerini anlatan Aksu, ilgili heyetin kendisine de ulaştırılan yazısını da belge olarak gösterdi. Raporda, “Dosya tetkiki ve yerinde yapılan incelemeler sonucunda tanzim edilen inceleme raporu ekte sunulmaktadır” denildiğini dile getiren Aksu, bu ifadelerle halkın aptal yerine konulduğunu öne sürerek tepkisini dile getirdi.

VEKİLLERE HAKKIMI HELAL ETMEYECEĞİM’

Mermerci katliamına ilişkin çığlığını Isparta milletvekillerinin de duymadığını dile getiren Aksu, son çare olarak mücadele sürecini ve yaşanan yıkımı belgelediği bir kitap bastırarak 550 milletvekiline gönderdiğini söylüyor. Ancak bu konuda da duvara toslayan Aksu, kitaplarını göndermek için partilerin il başkanlıklarını ziyaret ettiğinde hiçbir milletvekilinin ödemeli kargo kabul etmeyeceği uyarısıyla şok olduğu belirterek, “doğayı korumak için bugüne kadar çocuklarımın rızkından kesip 8 bin 500 lira harcadım. Bu hiç zoruma gitmedi. Helali hoş olsun. Ancak milletvekillerine kargo göndermek için bin 540 lira ödedim. Bunu hiçbir zaman helal etmeyeceğim” diye konuştu.

OĞLUM ‘KUŞUN EVİNİ YIKMIŞLAR BABA’ DEDİ, BOĞAZIM DÜĞÜMLENDİ

Kendi halinde bir yaşam sürerken birden Türkiye’nin doğası üzerinde yıllardır süren yıkımın belgeseli olabilecek olayların kahramanı olan Ispartalı Mahmut Aksu, manidar biçimde ‘Vicdan-Sızlar’ adını verdiği kitabının önsözünde, “oğlum 3-4 yaşında iken bir gün ona bu bölgede kayanın üstüne konmuş bir yırtıcı kuş göstermiştim. Aradan aylar geçmiş bu bölgeye tekrar gitmiştik. Oğlum, ‘baba, baba bak kuşun evini yıkmışlar’ dediğinde, bulutları delen dağların boynu bükük kalışını gözlerim yaşararak izlemiştim. Daha 4 yaşındaki bu çocuğa cevap verememiş, boğazım düğümlenmişti. Umarım ilgililer bunun cevabını daha 4 yaşındayken burada yaşayan hayvanları düşünen bu çocuğa anlatırlar” diyor.

‘BAĞIŞLAYIN DAĞLAR, MEĞER HAYVAN BENMİŞİM…’

Kitaptan: “Sevgili dağlar ve bu dağlarda yaşayan canlılar. Size yalvarıyorum beni bağışlayın. Üzerinde yaşayan canlılara ‘hayvan’ dedim. Hayvan olan meğer benmişim. Bunu anladım. Yıllarca bizlere kışın soğuğunda üşümememiz için odun verdiniz, et verdiniz, şifalı ot verdiniz, oksijen verdiniz, selden korudunuz. Biz ne yaptık? Sizi sırtınızdan vurduk. Elimden geldiğince Sayın Cumhurbaşkanımız, ilgili Bakanlarımız, 550 Milletvekilimiz, Isparta siyasi parti tüm il başkanlarımız, Orman Bakanlığı, Tüm Isparta basını, Fox TV Fatih Portakal, İrfan Değirmenci, Tayfun Talipoğlu; hepsine mektup yazıp haklarınızı aradım. Kimse sizi görmedi veya görmek istemedi. Ayrıca Sayın Isparta Valimizi, Isparta Orman Bölge Müd., Burdur Orman Bölge Müd., Isparta Çevre ve Şehircilik Müd., Milli Parklar müdürümüzü sıcacık koltuklarından kaldırıp da sizlerle buluşturamadım. O güzelim yüzünüzü gösteremedim. Aklıma gelen her yolu denedim. Kanunların bana verdiği her hakkı kullandım. Kanunların dışına çıkamam ki. Bunu siz de istemezdiniz, biliyorum. Atalarım da bize bıraktıkları emanetlerini torunlarına çarçur edilmiş, yağmalanmış olarak bıraktığım için beni bağışlasınlar. Gelecek nesillerde umarım bizi bağışlar.”

Mahmut Aksu, kitabında tahribatı grafiklerle böyle anlatıyor

MAHMUT AKSU, YAZDIĞI KİTAPLA KATLİAMI ANLATTI

Mahmut Aksu

Mahmut Aksu

Mermer Ocagı

Mermer Ocagı

Mermer Ocagı

Mermer Ocagı

Mermer Ocagı

BİR CEVAP BIRAK