Türkler sanığına yine beraat

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Türkler’in 22 Temmuz 1980 yılında öldürülmesiyle ilgili olarak Osmanağaoğlu hakkında beraat kararı vermiş, Yargıtay eksik soruşturma nedeniyle bu kararı bozmuştu.

Yeniden başlayan yargılamada, mahkeme heyeti, sanık Osmanağaoğlu hakkındaki beraat kararında direndi.

Türkler ailesinin avukatı Rasim Öz, kararı temyiz edeceklerini söyledi.

KARAR PROTESTO EDİLDİ

Ünal Osmanağaoğlu hakkında 3’üncü kez beraat kararı verilmesi, duruşmayı izleyenlerce protesto edildi.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Ünal Osmanağaoğlu ile Kemal Türkler’in eşi Hatice Sebahat Türkler, kızları Yasemin Türkler ve Nilgün Soydan ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Duruşmada söz isteyen Hatice Sebahat Türkler, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bozma kararına uyulmasını ve mahkemenin bu doğrultuda karar vermesini talep etti.

Sanık Ünal Osmanağaoğlu ise davanın siyasi bir dava haline geldiğini öne sürerek daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden lehine karar çıktığını kaydetti.

Davanın tanıklarından Abdussamet Karakuş’un eşkalini 1 metre 80 santimetre boyunda, kıvırcık saçlı, basık burunlu bir kişi olarak tarif ettiğini vurgulayan Osmanağaoğlu, ”Benim burnumun basık olup olmadığını mahkeme heyeti gözlemleyebilir” dedi.

Osmanağaoğlu, ”Olaydan sonra aradan geçen 19 yılda Kemal Türkler’in eşi Hatice Sebahat Türkler davaları takip etmesine rağmen kızı Nilgün Soydan Türkler’in bu olayı gördüğü veya olayı yapanları teşhis edeceği yönünde bir beyanda bulunmamıştı. 19 yıl sonra bu şekilde bir teşhis işlemiyle benim olay yerinde olduğumu söylemiş ve elimde de uzun namlulu bir tabanca bulunduğunu beyan etmiştir. 19 yıl bu sırrın bu şekilde saklanıp daha sonra bir beyanda bulunmasını anlamış değilim. Tanık Abdurrahman Bozkurt, hazırlık aşamasındaki ifadede olaya karışan 3 kişinin orta boylu olduğunu söylemesine rağmen duruşmada yapılan teşhiste benim için ‘uzun boyluydu’ diyerek teşhiste bulunamamıştır. Tüm bunların dikkate alınmasını ve hakkımda verilen bozma kararıyla ilgili mahkemece direnme kararı verilmesini talep ediyorum” dedi.

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bozma kararına karşı direndi ve Osmanağaoğlu hakkında 3’üncü kez beraat kararı verdi.

Mahkeme heyeti ayrıca Osmanağaoğlu’nun hakkında açılan kamu davasından da mahkumiyeti için yeterli kati deliller bulunmadığı ve suçu sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine hükmetti.

Mahkeme heyetinin kararını açıklamasının ardından duruşma salonunda bulunanlar, ”Kemal Türkler ölümsüzdür”, ”Satılmış yargı istemiyoruz” şeklinde slogan atarak kararı protesto etti.

Bu arada duruşmayı Bağımsız İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, CHP İstanbul Gürsel Tekin ve DİSK yöneticileri de izledi.

”DAVANIN PEŞİNİ SONUNA KADAR BIRAKMAYACAĞIZ”
Türkler ailesinin avukatı Rasim Öz, duruşmadan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğini öne sürerek, davanın Yargıtay Ceza Daireleri Kurulu’na götürülmesiyle ilgili temyiz dilekçesi verdiklerini söyledi.

Öz, davanın zaman aşımına uğratılmak istendiğini savunarak ”Bu davanın peşini sonuna kadar bırakmayacağız” diye konuştu.

DİSK BAŞKANI ÇELEBİ

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de mahkeme başkanının duruşma öncesi kendilerine ”Baskı altında mı karar vereceğim? Niye geldiniz?” dediğini ve bu sözüyle kararını zaten belli ettiğini iddia ederek, ”Bu davanın mağdurları olarak liderimizin duruşmasını izleyemeyecek miyiz?” şeklinde konuştu.

Kararın oy birliği ile alınmadığını, bir hakimin muhalefet şerhi koyduğunu hatırlatan Çelebi, ”Bu karar, vicdanlarda, o heyetin tamamında bir anlamda beraat tescil edilmedi. Birileri sırf inat uğruna, daha önce aldıkları kararın arkasında durma adına Yargıtay’ın bozma kararını yok sayma, kendi kararını doğrulama adına işi başka bir noktaya doğru sürüklüyor” diye konuştu.

Çelebi, Kemal Türkler’in katillerinin cezalandırılması için hukuk mücadelesini sonuna kadar götüreceklerini ve davayı uluslararası alana taşıyacaklarını belirtti.

“AİHM’E GİDECEĞİZ”

Hatice Sebahat Türkler de ”Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideceğiz. Gereken her şeyi yapacağız” diyerek karara tepki gösterdi.

Kemal Türkler’in kızı Nilgün Soydan da kararın kendilerini şaşırtmadığını ancak çok üzdüğünü ifade ederek, ”Ünal Osmanağaoğlu benim babamın katilidir. Ben onun tanığıyım. Ben onun birebir tanığıyım. O sırada 19 yaşındaydım. 19 yaşında bir insan babasını o halde görüp herhalde unutamaz. Osmanağaoğlu babamın katillerinden biridir. Asla ömrüm boyunca peşini bırakmayacağım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğim. 30 senedir davanın peşindeyiz. Böyle birşey olabilir mi? Gözlerimle babamın katilini gördüm ve katili beraat ettirdiler” şeklinde konuştu.

Osmanağaoğlu’nu başından beri teşhis ettiğini savunan Soydan, ”Ben bir tek silahın markasını bilemem. Benim babam silaha karşıydı. Barışseverdi. Barışsever bir ailenin çocuğuyum. O nedenle silahın markasını bilemem. Kendisi çok iyi bilebilir” şeklinde konuştu.

YARGITAY’IN BOZMA KARARI

Yargıtay 9. Ceza Dairesi bozma kararında, ”Kemal Türkler’in Merter’deki evinin önünde öldürülmesi eyleminde Ünal Osmanağaoğlu’nun, eylem yerinin belirlenmesi, keşif yapılması, planlama aşamasında görev alması ve olay sırasında silahla ateş ederek, suça asli maddi fail olarak katıldığının anlaşıldığına” işaret etmişti.

Osmanağaoğlu hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesini yasaya aykırı bulan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin beraat kararını oy birliğiyle bozmuştu.

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, duruşma sonrası açıklamalarda bulundu.

CHP’DEN TÜRKLER AİLESİNE DESTEK

Bu arada, Bakırköy İncirli Caddesi’nde toplanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Özpolat, CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve bir grup partili ”Katiller bulunsun hesap sorulsun”, ”Geç kalan adalet adalet değildir” sloganları eşliğinde Bakırköy Adalet Sarayı’na kadar yürüdü.

Gürsel Tekin, burada yaptığı açıklamada, Kemal Türkler’in davasını izlemek üzere adliyeye geldiklerini belirterek, bir davanın 29 yıldır sonuçlanmamasının Türkiye’deki hukuk sistemindeki aksaklıkların somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Bu arada polis ekiplerinin adliye önünde yoğun güvenlik önlemleri aldığı görüldü. (NTV)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.