Trump ve Armegeddon

Trump ve Armegeddon

0
PAYLAŞ
Sinan Olcayto
Sinan Olcayto

SİNAN OLCAYTO / ABD – Merakla beklenen Amerikan seçimleri sonunda tamamlandı ve milyarder Donald Trump halkın oylarıyla 45. Başkan seçildi. Ancak bu seçim hiç unutulmayacak olaylara sahne oldu ve ülkede kargaşa hala sürüyor. Pek çok uzman  bu zaferin beklenemedik olduğunu savunsa da aslında bu tahmin edilebilir bir sonuçtu. Seçim sabahı gazetelere baktığımızda aslında Trump kazanmamış Demokratlar kaybetmişti.

Bu noktaya nasıl gelindi?

Aslında Trump 1999-2009 yılları arasında Demokrat Parti üyesiydi ve o dönemlerde yüklü miktarda bağışlar da yapıyordu ama “bu partiden bir halt olmaz” diyerek ayrılıp Cumhuriyetçilere geçmişti. 2010’da Amerikan başkanı olacağını iddia ettiğinde kimse ona inanmamıştı. 2016 yılında Cumhuriyetçilerin 12 adayı içinde kimsenin ciddiye almadığı Trump bir anda parti adayı oldu ve başkan seçildi. Hem de tüm partinin sırtını kendisine dönmüş olmasına rağmen.

Hatta Cumhuriyetçiler daha da ileri giderek Demokrat parti adayı H.Clinton’u desteklemişti. Yıllarca Cumuriyetçilere finansör ve bağışçı olan şirketler bile Trump yerine Clinton’a kampanya desteği vermişlerdi. Buna rağmen Trump tarihte ilk defa Başkanlık, Senato ve House seçimini kazanan ilk lider oldu. “Kadınların hayatında 4 hayvana ihtiyaç duyar. garajında jaguar, yatağında kaplan, omuzlarında vizon ve tüm bunları ödeyecek bir eşek”  diyen Trump kadın seçmenlerin %45’inin de  oyunu almıştı.

Seçim başı komplo teorileri

Seçimler öncesi Trump gibi birinin aday olması tabii ki akla mantığa pek yakın yakın gelmiyordu. Başlıca komplo teorisi şuydu: Clinton’ın uygulayacağı iç ve dış politika sağcı şirket ve sermayeyi çok mutlu etmişti ve en büyük aday Bush’u  düşürmek için Trump desteklenecekti. Böylece zayıf ve kazanması mümkün olamayan bir aday Clinton’ın karşına sürülerek avantaj sağlanacaktı. Bu komplo teorisi tutmadı. Ya da böyle bir plan gerçekten var olmuş olsaydı bile işler istendiği gibi gitmemişti.

Clinton neden kaybetti?

Clinton baştan beri aslında yanlış bir partiden aday olmuş gibi bir görüntü sergiledi. Kongrede yaptığı konuşmalar sanki ağır sağcı bir parti liderinin konuşmaları gibiydi ve parti planı da bu görüşü destekliyordu. İsrail’i korumak için Suriye’yi “yok etmeliyiz” diye yazdığı emailler ortaya çıkınca bile özür dilemek yerine FBI’i yetersizlikle suçlamaştı. Nükleer silah kullanmaya bile aslında Trump’tan daha yakın bir lider olan Clinton’ın yanında Cumhuriyetçilerin Şahin kanadı bile güvercin gibi kalmıştı. Clinton tüm ortadoğuyu kan gölüne çevirecek planlanınlarını rahatlıkla tv’lerde anlattı. Kısa adı TPP olan  Trans Pasific Partnership planını dahi hiç utanmadan parti kongresinde anlattı. Ortaya çıkan skandalları için ise özür bile dilemedi ve kaybetti. Hem de Donald Trump’a.

Karşı aday Sanders

Clinton’un karşısındaki Bernie Şanders ise tam bir Demokrat parti lideri gibiydi ve programı da şu ana kadar Parti tarihinde belki de iyi olan adaydı ancak kongre biraz da hile karıştırarak Sanders’i kaybettirdi. Demokrat parti kongresi unutulmayacak olaylara sahne sahne olurken Sanders yanlıları büyük isyan çıkarttı. Bernie Sanders bile ortaya çıkan tepkileri engeleyemedi. Kaybettikleri gece Sanders destekçileri kongre sonunda net bir açıklama yaptı. Hillary Clinton desteklenmeyecek! Oy verilmeyecek ya da Trump’a verilecek.  Demokrat parti  ve Clinton seçimi aslında Bernie Sanders’ın kaybettiği gece  kaybetmişti.

Tsunami

Trump kazanınca hem Amerika hem de Avrupa ayağa kalktı. İsyan edildi. Peki niye? Turmp, emirlerini İsa’dan aldığını iddia eden Angelican W.Bush’dan daha mı radikal? Ya da yeterince sağcı değil mi? Trump yokluktan gelen köy bazlı bir Komünist mi? Yoksa silah ve sigara lobilerine karşı anti-militarist bir yeşilaycı mı? Ya da ülkeye sosyalizm mi getirmek istiyor? Hiç biri değilse ne?

Trump’ın kazanması aslında ülke’de var olan gizli faşist sağcı yığının ne denli yükseldiğini ve güçlendiğini olduğunu ortaya koydu. Bu sonuç en kapsamlı araştırma şirketlerini dahi şaşkınlığa uğrattı. Seçim kampanyasını tamamen ırkçılık, ayrımcılık ve nefret üzerine kurmuş olan Trump’ın bu kadar oy alması ülke genelinde infial yarattı. Korkulan aslında Trump’tan daha çok ülkenin gelmiş olduğu durum ve potansiyel beyaz, kilise bazlı ırkçı yükselişti. Seçim sonucundan sonra histeri ve nefret dolu ırkçı kutlamalar ülkede yaşayan tüm etnik gurupları korkuya itti.

Amerikada yaşananlar ihtiyar kıtayı da korkuttu. Avrupalı liderler sıranın kendilerine geleceğini anladılar. Daha yeni yaşadığımız Brexit örneği varken üstüne bir de  Trump’ın zaferinin eklenmesi Avrupadaki aşırı sağcılarda ciddi bir motivasyon yükselmesine yol açtı. Zaten uzun zamandır halının altına süpürülmeye çalışılan aşırı sağcı faşizmin yükselişi çok yakında yüksek sesle duyulur hale gelecek.

Şu anda özellikle Slovenya, Macaristan ve Polonya gibi ülkelerde  çok ciddi bir sorun haline gelmiş Nazizm çok yakında tüm Avrupayı etkisi altına alacak. Eski komünist doğu avrupa ülkeleri artık yabancılar için son derece tehlikeli yerler olmaya başladı. Belki unutuluyor ama Ukrayna’da şu an bir Nazi partisi iktidarda. Doğuştan deri renginiz koyuysa ya da Afrikalıysanız ya da Yahudiyseniz Letonya, Estonya, Litvanya gibi ülkelere gitmeniz kesinlikle tavsiye edilmiyor. Avrupa kupası maçlarında ırkçılık kutlamaları zirve yapıyor. Siyahi futbolculara muz atılıyor, yahudi olanlara ağızla gaz sesi çıkartılıyor. Göçmen tekneleri batırılıp küçücük çocuklar boğularak ölüme terk ediliyor. Göçmen evleri ve lokalleri ateşe veriliyor. Saldırılar artık sözle ve tacizle sınırlı değil.

Tabii ki bu Nazi yükselişi birden bire olmadı. Bunun sosyal boyutları, ekonomik boyutları ve kültürel boyutları var. Ancak tabii bir de Işid Boyutu var. Işid’in Avrupanın göbeğinde bombalar patlatıp, insanları vahşice öldürmesi bu uyuyan din bazlı ırkçıların pimini çekti. Üstüne bir de yine Işid tarafında (startejik bir plan dahilinde) sivillerin Avrupaya göçe zorlanması da eklenince Avrupadaki orta sınıf libareller bile olan bitene sessiz kalmaya başladı. Işid’in tsunamisiı Avrupayı çok ciddi vurdu ve hasar tahminlerden büyük gibi görünüyor.

Tüm dünya bir kez daha küresel bir krizle karşı karşıya. Yaşananlar tarihin yeniden tekrar edeceği endişesini uyandıryor. Küresel bir savaşa adım adım gidiyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

two × 4 =