Tuncay’a ‘pes’ demek istiyorum

19 ekim çarşamba günü Şükrü Saraçoğlu stadında oynanan Fenerbahçe – Schalke maçında pisi pisine yediği golden sonra Volkan’a bile “pes” dememiştim ama dünkü maçtan sonra Tuncay’a demek istiyorum. UEFA’nın, hakemlere “Rakibe ya da kendisine zarar verebilecek hiçbir takıya izin vermeyin” talimatı verdiğini bu yüzden hakemlerin maçlarda futbolcuların takı takmasına kesinlikle izin vermeyeceğini biliyordu.


Biliyordu ama kolyesinden vazgeçemedi. Kolyesinden mi, yoksa uğur getirdiğine olan inancından mı vazgeçemedi, bilemiyorum. Bildiğim tek şey, yaptığının sorumsuzluk olduğu. Salt bu yüzden Tuncay’a bir ceza da yönetimden gelmeli. Sadece ona değil, kolye, yüzük, künye, küpe gibi aksesuarlarla maça çıkan bütün futbolculara bir ceza da yönetimlerinden gelmeli.


Nedense Tuncay Şanlı, Deniz, Luciano, Mehmet Yozgatlı, Serkan ve Marco Aurelio gibi Fenerbahçeli futbolcular takı takmaya bayılıyor. Ya süslerine çok düşkünler ya da batıl inançları var.


Unutmamak gerekir ki futbol bir disiplin işidir. Disiplin de ancak kurallara uymakla mümkün olur. Tuncay bu disiplinsizliğinin faturasını sarı kart alarak bir anlamda takımına da ödetti. Ya İspanyol hakemin bol bol gösterdiği kartlardan biri daha Tuncay’a isabet etseydi. O zaman o da Milan maçında Luciano ile Aurelio gibi otururdu saha kenarında.


Sen genç yaşında FB gibi ülkenin en önemli üç kulübünden birinde oynama şansını yakalayacaksın ve sorumsuz olacaksın. Üstelik bir de Fenerbahçe’nin yıldız futbolcularının arasında anılacaksın. İsmin mi, futbolun mu büyük diye sorarlar adama?.. İsmin hasbelkader mi büyütüldü acaba?


Fenerbahçe’nin Schalke ile Şükrü Saraçoğlu’nda oynadığı maça gitmiştim. Uzun ve sıkıntılı bir içeri girme macerasından sonra asılan yüzüm 14. dakikada Alex’in serbest vuruşuna Luciano’nun kafasıyla karşılık vermesi sonucu gelen golle gülmüştü. Ardından Shalke’nin iki golü geldi. 72. dakikada gelen Nobre’nin golüyle tekrar havaya girmiştik ki, dört dakika sonra Volkan, kendisine doğru seke seke gelen topu ıskaladı. Volkan’ın arkasına düşen topu Kuranyi’nin boş kaleye atması hiç zor olmadı. Volkan’ın üzüntüsü o kadar belliydi ki, seyirci de arkadaşları da Volkan’ı teselli etti. Gerçekten de çok değil iki dakika sonra Volkan, Appiah’ın golüyle teselli buldu.


Yağmurlu bir havada binbir sıkıntıyla izlediğim maçın tadı damağımda kalmıştı. Fenerbahçe’nin her maçını izleyen biri olmadığım halde o maçın rövanşını kaçıramazdım. Kaçırmadım da… Televizyonumun karşısında yerimi aldım.


Dünkü maçın yapıldığı Arena’nın dünyanın en büyük stadı olduğunu duymuştum. Kötü havalarda üstü tamamen kapanıyormuş. Doğrusu görmek isterdim. Ben Fenerbahçe’nin deplasman maçlarına gitmediğim için Şükrü Saraçoğlu’ndan başka bir de İnönü Stadyumunu gördüm. Orada da daha çok konser izledim. İnönü’de izlediğim ilk ve tek maç geçen yıl yaşanan tsunami felaketinden zarar görenlere gönderilmek üzere yapılan yardım maçıydı.  Doğrusunu isterseniz Şükrü Saraçoğlu’ndan sonra orası bana mahalle stadyumu gibi gelmişti.


Gelelim dünkü maça. Bence dünkü maçta ilk çözülme Schalke’de oynayan Türk futbolcu Hamit Altıntop’un saldırgan oyununa Ümit’in direnemeyip Serkan’la yer değiştirmesiyle başladı. Maçın sonuna kadar Fenerbahçe bu değişime alışamadı. Kuranyi’nin golü işte bu dağınıklıkta geldi. Önce 10, sonra 9 kişiyle maçı bitirmek zorunda kalan Fenerbahçe fark yememek için çabaladı ama uzatmalarda Sand’ın kafa vuruşuyla gelen ikinci golü önleyemedi.


Kısacası en azından bir puan alması gereken dünkü maçta bizimkiler gol atamadılar ama bol bol kart gördüler. Kırmızı kart gören Luciano ile Aurelio, 23 Kasım’da Milan ile Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanacak maçı saha kenarından izleyecek.


Yine de şanslılar. Krallar gibi maç izleyecekler. Ben ise yine binbir zorlukla uygun bilet bulup, yine binbir zorlukla içeri gireceğim ve kimbilir o maçı nereden izleyeceğim…


 


*Yazarın diğer çalışmaları için www.birsenaltiner.com


 


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.