Tuğra Baklava piyasadan çekildi

Tuğra Baklava piyasadan çekildi

0
PAYLAŞ

GAZETECİLİK OKUDU YAZAR OLMAK İSTEDİ AMA KADER ONU BABA MESLESĞİ BAKLAVACILIĞA ÇEKTİ.

45 senelik iş hayatının bir bölümünde yerel bir gazete yönetti, 38 sene baklavıcılık yaptı. 1978 yılında Yavru vatan Kıbrıs’da başlayan baklavacalık macerası geçen hafta İngilterede son buldu.

Londra’ya “ÖZ ANTEPİLİLER ve TUĞRA BAKLAVACILIK” adlarında iki marka bıraktı. Kaçınılmaz gün geldi 80 yıllık aile mesleğini bir velihat bırakmadan ama işin sırlarınıda kendine saklayarak sessizce piyasadan çekildi.

O şimdi filen emekli ama ruhen emekliliğe niyeti yok. Özellikle Londra’da yaşayan Türkiyeli toplum tarafında meşhur baklavaları ile tanınan ve dostları tarafından çok sevilen başarılı işadamı Gazi şehrimiz Gaziantepli Mehmet Ünal Bay’dan bahsediyorum.

Muhtemelen M. Ünal Bay’ı çok yakında bir yerlerde köşe yazarı olarak göreceğiz. Ancak sivri yazım dilinden dolayı bu serüveninin nasıl yol alacağı ve nerede noktalanacağı merak konusu!

Çalışma hayatında onlarca gazeteciye röporatj veren sayın M. Ünal Bay’ın veda röporatjını bana vermesi için günlerdir peşindeyim. Ancak ben şimdiye kadar verdiği röportajlarda sorulmayan pişmanılklarını, keşkelerini övünçlerini sevdalarını gibi bazı özel soruları’da dostluğumuza ve akranlığımıza sığınırak soracağım ve şahsına münhasır bir karekterin başarılı özel ve iş hayatını ilgiyle okuyacağınıza eminim.

BİR ZAMAN MAZİYE BAKALIM

– Öncelikle emekliliğiniz hayılı olsun demek istiyorum. İş hayatınızda pişmanlıklarınız var mı ? – İnsan hayatı pişmanlıklarla ve keşkelerle doludur.Tugra markasını çevreme ve çocuklarıma kalıcı eser olarak bırakmak isterdim.

– Sizin Türk Baklavacısı olarak İngiltere piyasasına girmeniz kolay oldu mu?
– İyi bir soru, Hayatta hiçbir düzen ve başarı kolay gelmez. a 1992 yılında Londra’da (Newington Green’de ) Antepliler adında ilk baklava dükkanını açtığımda doğal olarak asıl müşterilerimiz olan Türkler dışında İngilizler ve diğer yabancılar baklavaya çok Fransız idiler. Yabancılara bu tadı tattırabilmek adına bir zaman kapıda geçen yabancılara bol bol kendi elimle baklava ikram ettim. Zamanla insanlar kalitemizi ve düzgünlüğümüzü gördükce taşlar yerine oturdu.

– Bu iş’de iyi para kazandınız mı?

– Bu sorunun cevabı “İyi paradan” ne anladığınıza bağlı Hüseyin beyciğim. “Ticarette kar’da zarar’da kardeş’dir’ler” Zor kazandığım, iyi kazandığım, kazandığımdan fazlasını vergi verdiğim ve hatta zarar ettiğim zamanlarda oldu. Helal kazanmakla köşe dönülmez. Neticede kimseye muhtaç olmadan helalinde kazanarak insanca hayatımız idame ettirebildim ve çocuklarımı başarılı bir şekilde yetiştirdim. Bu benim gururum ve şükrüm’dür.

– 80 yıllık aile mesleğini sırlarıyle beraber çocuklarınıza aktarmak istemediniz mi?
– Ben istedim ama çocuklarım eğitimi tercih ettiler, tahsil yapmak istediler bir bakıma iyi’de ettiler şimdi hepiside yüksek kariyer sahibi oldular.

– İş hayatınızda en çok nelerri ıskaldınız. Özlediğiniz hobileriniz, uğraşlarınız var mı? – Hüseyin beyciğim bütün hayatım boyunca çalıştım. Elhamdülillahi sağlığım oldukca yerinde ancak bir müddet çok ihmal ettiğim vucudumu dinlendirmek istiyorum. Ondan sonra yine ihmal ettiğim yakın akrabalar dostlarımı, hastaları ziyaret etmek ve hem eğitimini yaptığım hemde hobilerimden olan okumak ve yazmak, sıkcada seyahatlere çıkmayı planlıyorum. Ondan sonrasına Allah kerim. Sonuç olarak baklava işini bırakmakla kendimi emekliye ayırmayıp sadece aktivite kulvarımı değiştirmiş olacağım.

– Kendinizi çok rahat ve akıcı ifade edebildiğinizi biliyorum geçmişte şiir veya denemeler yazdınız mı ? – Sanatsal yöne gelince; yazılmış çok şiirim var. Yine yazmaya devam edeceğim. Ayrıca yağlı boya tablo çalışmalarım var.

– Hiç aşık oldunuz’mu?
– Elbette oldum. Kavuşamadığımız sevdalarımızın adı’dır aşk. Sonra eşlerime, çocuklarıma. İyi güzel olan herşey ve nihaayet O İlahi güc’e Tanrı’ya aşıkım.

– Tekrar iş hayatınıa dönme gibi bir dürtü var mı içinizde?

– Hayır diyemem ama, kendimi emekliye ayırmam bir anda verilmiş ani bir karar değil. Ailem ile beraber bir süreç içinde yeni dönemin proğramnı yaptım ve şimdilik aktif ticaret hayatıma son noktayı koydum.

– Son söz olarak genel hayat felsefeniz nedir?
– Klasik bir soru sordunuz Hüseyin bey kardeşim, cevabımda biraz klasik olacak. Doğruluk, Dürüstük, Vatanseverlik, Milliyetcilik, ilkeli olmak ve çalışkanlık gibi hasletlerdir benim hayat felsefem.

VEDA MESAJI
İşadamının kendi kaleme aldığı veda mesajı şöyle:

TATLI SEVDA

1978 yazında tanıştık unla, nişastayla seviştik, fıstıkla nişanlandık, şekerle evlendik. Yıllar yılları kovaladı, bunca zaman göz açıp kapatıncaya kadar geçip gitti.

Ekmek kapımız dedik, çoluk çocuğumuzun rızkı dedik, hilesiz hurdasız çalışıp didindik. Şükürler olsun var günümüzde oldu dar günümüzde. Ben G.Antepliyim ama bu sevda Lefkoşa’da, Köşklüçiftlik’te başladı. Her gün biraz daha kaliteli, biraz daha lezzetli yapabilirmiyiz, teknolojiden biraz daha yararlanabilirmiyiz diye didinip durduk. Sadece sıradan esnaf olmak istemedim hep marka olmak istedim. Mekanımız her zaman bir marka, bir kulüp, bir dergah gibi oldu. Sıradan müşterilerimizden çok, eşimiz dostumuz doldurdu (Antepliler) namıyla anılan dükkanımızı. Minnetle aşkla yaptık işimizi ve helalinden kazandık aşımızı.

Lefkoşa’daki mücadele 14 yıl sürdü. Sonra hayat rüzgar bizi Londra’ya sürükledi. Yeni mekana yeni şevkle başladık çalışmaya. Yorulmak nedir bilmiyorduk. O zaman tattım ortak iş yapmanın tadını. Biraz buruk, biraz acı. Ne diyelim, ekmek parası söz konusu olunca hepsi baş taçı. Newington Green ve Haringey hayatımızın yedi yılını çaldı. Baklavacılıkta bir folklör, bir ekol daydık ve Türk damak tadının Londra elçisi olduk. En güzel şekliyle temsil etmeye çalıştık mesleğimizi. Sonunda ortaklık yolun ayrım noktasına geldik. ‘Allah herkese yol açıklığı versin’ deyip kendi yolumuza yürüdük.

İşte o zaman atıldı Stoke Newington’daki ÖZ ANTEPLİLER BAKLAVA SALONU’nun temelleri. Sonra benzer isimlerden ayrıcalık arzetsin diye değiştirdik ismimizi (TUĞRA BAKLAVA) olduk.
Tuğra baklava ismiyle mesleğimizin zirvesine yerleştik. Canımızla, kanımızla ölesiye çalıştık yıllarca. ‘İşleyen demir ışıldar’ dedik ama lşıldayan demir gittikçe aşınıyordu. Bankamızın kötü niyeti, ekonomik kriz birlikte iniş dönemi başladı zirveden yavaş yavaş. Şartlar hep aleyhimize gelişiyordu. Çalışan kadromuzun sayısı günden güne azalırken, devletin demir pençesi gırtlağımıza yapıştı. O yetiştirdiğim ekmek ağacını kesme zamanı geldi.

Satışa çıktı TUĞRA BAKLAVA. 4 Mart 2016 günü tatlı aşkımızdan ayrılma günü olarak hatıra defterimize nakşedildi.
Bizi takdir edip müdavim olan, beğenmeyip eleştiren, hatır sayıp misafir olan, emeğiyle destek olup ekmeğimizi paylaştığım iş arkadaşlarımdan Allah razı olsun. Bu uzun yıllar boyu bizi hiç yalnız bırakmayan sürekli desteklerini arkamızda hissediğimiz İngilterede’ki guzide Türk basını’nada elbete şükran borcum vardır. Hayatımın geri kalan kısmında köşe yazılarımda bulunmak üzere hoşcakalın. TUĞRA BAKLAVA yeni sahiplerine hayırlı olsun.

Ünal bey Tuğra baklavada son günlerinde sevgili eşleri Serpil Bay ile yorgunluk gideriyor…

BİR CEVAP BIRAK

thirteen − one =